UYANIK ESNAF VE TURİSTLER
KİŞİLER:Ahmet(Halı tüccarı;sahtekar, uyanık bir karakter),onun satış elemanı olarak çalışan yeğeni,erkek turist,bayan turist,komiser,sivil polis)
Ahmet:Welkam madam,mösyu,hov ar yu!
Bay turist:Thank you…
Bayan turist:We are looking for Sultan Ahmet …
Ahmet:Ya ,bırak sen şimdi madam Sultan Ahmet’i,bak karşında duruyor esnaf Ahmet!
En güzel halılar,kilimler,el dokumaları,antikalar…Neydi oğlum bunun İngilizcesi?
Kalfa:(Sözlüğe bakar)Bir dakika…Karpet
Ahmet:Ha,karpıtlar…
Bayan turist:No,thanks.We want to going S.Ahmet.Adres,please.
Ahmet:Allah,Allah!Tutturdular S.Ahmet diye.Önce içeriye bir coming,sonra nereye istersen going.
Kalfa:Amca sen İngilice’yi bayağı ilerletmişsin be!
Ahmet:Ne sandın oğlum,biz hayat mektebinden çifte takdirle mezun olduk,anladın mı?Sen döktür bakalım cevherini ,seni görelim bir de.
Kalfa:(Bocalar)Eeeee…Welcome…Please …come in…Sultan Ahmet…
Ahmet:( Sözünü keser,alaycı)Hey maşallah! İngilizce’ye bak be!Süper!Yıllarca tahsil gördüğün belli,nazarım değer sana!Lan oğlum,halıları anlatsana!Antika mantika…
Kalfa:Ne antikası amca!Bunlar Çin malı değil mi?
Ahmet:Sus,Çin’i mini karıştırma ,anlayacaklar şimdi!
Erkek turist:Lets go!They dont know S.Ahmet.
Bayan Turist:Yes,lets go.
Ahmet:Destur!Madam,mister!(Turistleri zorla içeri almaya çabalar)Buradan boş çıkmak yürek ister.Ulan bugün hep kafiyeli konuşuyorum be!
Erkek turist:What are you doing ,please!
Bayan turist:No shopping.We dont want karpet!
Ahmet:Ne diyo ya bu?
Kalfa:Halı ,malı istemiyor amca bunlar,anlamadın mı?
Ahmet:Nasıl istemezler oğlum!Isparta’sı var,Hereke’si var…Ta Çin’den,İran’dan gelenleri var.Hep si antika bunların,tarihi eser…Uçanını bile bulurum alimallah!(Halının üstünde uçma taklidi yapar)Sen paradan bahset yeter ki.(Eliyle para işareti yapar)Dolar,yuro;my love!
Kalfa:İyi de amca bunların niyetleri yok. Baksana bakışlarına.
Ahmet: Dur oğlum be!Sen ne anlarsın esnaflıktan. Hepsi önce azıcık naz eder bunların. Hani ucuza kapatayım diye düşünür belki de.
(Turistin kucağına halıyı bırakıverir.)
Bak şunun renklerine ,şunun yumuşaklığına. Yere değil de üstüne ser çarşaf niyetine.
(Sendeler,dengesini kaybedip halı kucağında kaba etinin üstüne düşer)
Erkek turist:Oh my Good!Wery heavy!
Ahmet:Aç kalmış sanki gariban.Şuncacık halıyı taşıyamaz mı insan?Dövizcikleri bitmesin diye yemek de mi yemez bu pintiler?Ama, lamı cimi yok burdan boş çıkamazlar. Yolmadan göndermem bu kazları. Memleket döviz kazansın diye ha ,kendime bir şey istiyorsam…
Kalfa:Bilmem mi amca, memleketi ne kadar sevdiğini.
Erkek turist: (Ahmet’in elinden kurtuluş olmadığını anlar.Ucuz bir halı alıp yakayı sıyırmaya çalışır) Okey, okey, okey,! How much money is this?(Cüzdanından para çıkarır)
Ahmet: (Dövizleri görünce afallar,kendinden geçer) (Turistin elinden paraları çekip almaya başlar)
Ooo!O antika, çok mani… Ama seni sevdim.Yani bizim atalarımız bile Çanakkale’de yan yana yatıyolar değil mi? Onun için özel indirim yaptım. En iyisini seçtin bil hani: Wandırful, wandırful.
Erkek turist ve Bayan turist( Şaşırırlar)No no! What are you doing?
1.Polis:Evet, ne zamandır peşindeydik Ahmet Beyefendi. Çok şikayet alıyor ama bir türlü delil bulamıyorduk.
2.Polis:Evet, amirim, biliyorsun günlerdir simitçi kılığında bekliyordum dükkanın önünde.
1.Polis:Sen uzak doğu kökenli, adi halıları antika diye yuttur.
2.Polis: Turistlere fahiş fiyata zorla sat. İnsafsız herif! Turizme darbe vuran senin gibi adi adamlardan ülkeyi temizleyene kadar rahat uyku yok bize.(Ahmet’i kollarına girip derdest ederler)
Ahmet:Durun ağabeyler yanlış anladınız!Ben onlara adres tarif ediyordum.(Polislerin kollarındayken abartılı vücut dili ,tonlamayla turistlere yardım havasında,telaşlı…)
S.Ahmet…Camii… Go go go! Turn! Go go go. …(Ezan okur gibi)Allah ekber Allah ekber…
1.Polis:Şimdi ben de sana bir adres tarif edeceğim:
Turizmde kötü niyet çıkmaz yol;az ötede seni bekler karakol.Yürü bakalım!(Ahmet’i alıp sahneden çıkarlar.)

A.MESUT BAYRAM
MERZİFON ATML