Sponsorlu Bağlantılar

Türk Eğitim-Sen’in hazırladığı ankette öğretmenlerin yalnızca yüzde 6.2’sinin geçimini rahat sağladığı anlaşıldı. Ankete göre öğretmenlerin yüzde 71’inin kredi kartına veya bankaya borcu var.

Türk Eğitim-Sen’in, 2 bin 178 öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirdiği anket öğretmenlerin içinde bulunduğu durumu gözler önüne seriyor. Öğretmenlerin geleceğe umutla bakamadığını ortaya çıkaran ankettin sonuçlar şu şekilde:

Öğretmenlerin yüzde 48.8’i kazandığı ücretle zor geçiniyor. Yüzde 45’i gelirinin sadece temel ihtiyaçları karşılamaya yettiğini söylüyor.

Geçimini rahat sağladığını belirtenlerin oranı sadece yüzde 6.2.

Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 76.2’si banka kredisi kullanıyor.

Yüzde 71’inin kredi kartı veya banka borcu var.

Buna göre öğretmenlerin yüzde 49.1’inin bin – üç bin YTL, yüzde 30.5’inin 3 bin-10 bin YTL, yüzde 12’sinin 10 bin-30 bin, yüzde 4’ünün 30 bin-50 bin, yüzde 2.8’inin 50 bin-100 bin YTL, yüzde 1.1’inin de 100 bin-150 bin YTL borcu bulunuyor.

Öğretmenlerin yüzde 33.3’ü en büyük problemin maaş yetersizliği diyor. Yüzde 18.1’i toplu sözleşme ve grev hakkının olmamasını, yüzde 17.2’si adam kayırma, siyasi baskılara maruz kalmayı, yüzde 13’ü öğretmenlik mesleğinin toplumda itibar görmemesini en büyük sorun olarak görüyor.

Yüzde 23’ü öğretmenlik mesleğini zorunluluktan seçtiğini belirtiyor. Öğretmenlerin sadece yüzde 34’ü “Yine öğretmenlik mesleğini seçerdim” cevabını veriyor.

Yüzde 33.7’si hayata dair en büyük korkusunun gelecek ve işini kaybetme korkusu olduğunu söylüyor.

Yorum:

Eğitimde gerçekten bir reform, ciddi bir yapılandırma yapılmak isteniyorsa öğretmenlerin ekonomik sorunlarının çözülmesi gerekiyor. Bir öğretmen okuldan çıktıktan sonra ya da okula gelmeden ek bir iş yapıyorsa bu öğretmenden yüksek bir performans beklememek gerekir. Siz istediğiniz kadar derslik yaptırın, okulalları son sistem teknolojik aletlerle donatın, yeni yeni sistemler getirin; öğretmen sadece eğitimle ilgilenmiyorsa, gelecek kaygısı yaşıyorsa, ekonomik sıkıntıları varsa söz konusu bu yenilikler ve yatırımlar boşunadır; zira bunları hayata geçirecek olan öğretmendir. Öyleyse her şeyden önce öğretmenin sosyal ve ekonomik koşulları çağdaş ülkelerdeki öğretmenlerin seviyesine getirilmelidir.

Yusuf Kenan DURMUŞOĞLU