1.Romantik geleneğin dışına çıkan 19. yüzyıl romancıları, ak-kara çatışmasında yazarın taraf tutmasını doğru bulmamış ve kimi insanı ak, kimi insanı kara değil; her insanı alaca göstermek istemiştir.
Parçadaki altı çizili sözün anlamı aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?
A) Yazar, romanlarındaki kahramanlarını iyi ve kötü yanlarıyla anlatmış; gerçekçi çizgisinden sapmamıştır.
B) Roman kahramanlarını sadece iyi yönleriyle tanıtmak, romantik yazarların tutumudur.
C) Roman kişilerini halkın içinden seçen yazarlar, toplumsal gerçekleri yansıtmak amacındadırlar.
D) Romanda gerçekçilik, kişileri bütün özellikleriyle tanıtmakla mümkündür.
E) Romancının görevi, iyinin yanı sıra kötüyü de anlatmaktır.

 

2. Yazar, kafasında tasarladığı şemaları somutlaştırmak için roman kişilerini araç olarak kullanıyor yani asıl amacı kişileri anlatmak değil, tezini kanıtlamak. Romanlarındaki kişilerin ete kemiğe bürünememesi, cansız bir iskelet olarak kalması bu yüzden.
Parçadaki altı çizili sözle roman kişilerinin anlatılmak istenen özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Halkın değil, aydın tabakanın eğilimlerini yansıtmaları
B) Fizyolojik niteliklerinden çok iç dünyalarının öne çıkarılması
C) İnandırıcılıktan yoksun olup yaşayan bir kişi izlenimini vermemeleri
D) Kişiliklerini yazarın betimlemeleriyle değil de davranış ve konuşmalarıyla ele vermeleri
E) İç dünyalarının çevre koşullarıyla açıklanması

 

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde olumsuz eleştiri söz konusu değildir?
A) Kitapta ayrıntılar hoyratça kullanılıyor; birkaç roman oluşturacak öğeler kimi yerde üst üste yığılmış.
B) “Issızlığın Ortasında” savruk ve dağınık bir roman izlenimi bırakıyor okurlarında.
C) Romanda Kurtuluş Savaşı yıllarının koşulları geriye dönüşlerle veriliyor.
D) Toplumsal gerçeklerin gözlemlenmesinde o kadar güçlü olan yazarın psikolojik tahlillerde yetersizliği çok şaşırtıcı.
E) Yazarın bir şeyi anlatırken ikide bir araya girip açıklamalar yapması, romanı röportaja doğru itiyor.

 

4. (I) Kışın Anadolu ‘da çok yolculuk yaptım. (II) Dağ başlarında, donmuş çağlayanlar ay ışığında ışıltılar saçarken ateşler yaktım. (III) Nice kapılar çaldım; tanımadığım insanların konuğu oldum. (IV) Bu yolculuklar sırasında içinden geçtiğim ormanlar sessizliğe gömülmüştü. (V) Beyaz örtü altında kaybolmuş ağaçlar, insanın, yeryüzündeki bütün seslerin yok olduğu duygusuna kapılıp ürpermesine yol açıyordu.
Bu parçada numaralı cümlelerden hangisinde “do!aylama”ya örnek bir kullanım vardır?
A) I.          B) II.          C) III.          D) IV.           E) V.

 

5. (I) Nuh’un gemisi gibidir Ülkü Tamer’in şiirleri: Her türlü imgenin erkeğini ve dişisini barındıran; kalabalık, şenlikli; terzilerle, tilkilerle, kirpilerle, sansarlarla ve her şeyle dolu. (II) En soyut atılımını bile çok yalın bir dille yapan bir şairdir o.(III ) Konuşma dilini merkez alır kendisine. (IV) Çok kere bir türkü rahatlığına ulaşır. (V) Yeni bir dil yaratmanın ancak ortak dil içinde olursa değerleneceğine inanmış gibidir.
Yukarıdaki cümlelerin hangisinde, sözü edilen şairin şiirlerinin içeriğine değinilmiştir?
A) I.          B) II.          C) III.          D) IV.           E) V.

 

6. Çağımızın siyah objektiften bir fotoğrafı çekilse insana umut veren her şeyin aynı zamanda yeni kötülüklerin kaynağı olduğu da görülebilir.
Bu cümleden aşağıdaki sonuçların hangisi çıkarılabilir?
A) Karamsarlığın iyimserlikten daha iyi olduğu
B) Yaşama ilişkin yorumların bakış açısına göre değiştiği
C) Olumlu düşünmenin, insanı her alanda başarıya götürdüğü
D) Karamsarlığın ya da iyimserliğin değiştirilemeyecek bir mizaç özelliği olduğu
E) Çağımızın gerçeklerinin, insanı olumsuz bakış açısından tamamen uzaklaştırdığı

 

7. (I) Dergiler, şiir, öykü gibi sanat ürünlerinin gelişip boy attığı ortamlardır. (II) Bu ürünler için kaçınılmazdır onlar. (III) Ağızdan ağıza yayılma, bestelenme vb. olasılıkları göz önüne alındığında şiir, belli ölçüde onlardan bağımsız olabilir ama öykü onlarsız olmaz. (IV) Dergilerde filizlenmemiş bir öykücünün, herhangi bir marketin göze batmayan bir rafında küflenmeyi bekleyen, adını tadını bilmediğimiz bir gıda maddesinden farkı kalır mı? (V) Yazar, okuruyla ilk bağını kitabından önce, dergilerde yayımladığı öyküler aracılığıyla kurar.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi “Dergiler, yazarı okurla buluşturup tanıştıran platformlardır.” cümlesine anlamca en yakındır?
A) I.          B) II.          C) III.          D) IV.          E) V.

 

S8

 

9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
A) Anadolu’nun bir yarımada olmasının sonuçlarından biri de bu.
B) Beni ele başı olarak görmeleri canımı sıkmıyor değil.
C) İki karyolayı yan yana koymak zorunda mısınız?
D) Koskoca Paris’te yapayalnız kalmak kim bilir ne acıdır?
E) İçtiğin sigaraları uç uca eklesen İstanbul’a gider galiba!

 

10. Geceleyin bir ses böler uykumu
İçim ürpermeyle dolar: — Nerdesin?
Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) İyelik eki almış ad
B) Zaman zarfı
C) Belgisiz sıfat
D) Çekimli eylem
E) Bağlaç

 

11. Çay bardağında
Bırakılan dudak payı
Kadar bile
Uzak kalamam
Gözlerine
Bu dizelerdeki sözcüklerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) “Bırakılan” sözcüğü edilgen çatılı sıfat-fiildir.
B) “Kadar” sözcüğü edattır.
C) “bile” sözcüğü bağlaçtır.
D) “kalamam” sözcüğü yapıca birleşik eylemdir.
E) “gözlerine” sözcüğü hem yapım hem çekim eki almıştır.

 

12. Aşağıdaki dizelerin hangisinde adlaşmış sıfat ek eylem alarak yüklem görevinde kullanılmıştır?
A) Zil çalacak… Sizler derslere gireceksiniz bir bir
B) Baktım: Konuşurken daha bir kere güzeldin
C) Çıktım bugün güzellerin gözlerinde seyahate
D) Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir
E) Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak

 

13. Gurbetten gelmişim yorgunum hancı
Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş
Aman karanlığı görmesin gözüm
Perdeleri ger yavaş yavaş
Bu dörtlükle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) “gelmişim” eyleminin kipinde zaman kayması vardır.
B) Dilin, kanalı kontrol işlevi ağır basmaktadır.
C) “Aman” ünlemi, uyarı amacıyla kullanılmıştır.
D) Şiirin öznesinin gönderici, “hancı”nın alıcı olduğu bir iletişim söz konusudur.
E) İleti, şiirin öznesinin hancıdan istekleriyle ilgilidir.

 

14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?
A) Çocukları sanat ve bilimsel alanlarda bilinçlendirmek gerekir.
B) Benim ve amcamın oturduğu ev aynı mahallededir.
C) Yazar her romanda aynı üslubu sürdürmesi, eleştirilen tek yönüdür.
D) Dürüst ve bencil olmadığı için herkes onu çok seviyor.
E) Müzeye girişte yetişkinler üç, çocuklar bir lira ödüyor.

 

15. Kasım Efendi nahiye pazarının kurulduğu gün kalabalık duysun, köylüler işitsin diye makineyi kahve ye getirdi. Bir sandalyenin üzerine çıkarak “Ey millet, duyduk duymadık demeyin! Artık fotoğraf çektirmek için ilçeye gitmenize lüzum yok. İşte makine Arzu edenlerin fotoğrafını çekeceğim. Altı adet şu kadar, on iki adet şu kadar. Fiyatlarımız düşüktür. diye yeni mesleğini ilan etti.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmıştır?
A) Tanık gösterme          B) Betimleme          C) Açıklama          D) Öyküleme          E) Örnekleme

 

16. Emine abla mutfağın aralığına koyduğu maltızda patlıcan kızartıyordu. Ufak tefek tıkız bir kadın, kapkara kaşlı, yumuk gözlü, çirkin… Yemeği geciktirmiş olmanın telaşı içindeydi. Elinde maşa patlıcanları çeviriyor, ateşi yelliyor, bir yandan da yüzünün terini kollarına siliyordu. Derin derin soluk aldı, aralığın kapısına dayanmış kendisini izleyen Şefika’ya baktı. Çocukluktan yeni çıkmakta olan cana yakın, eli yüzü düzgün, esmer mi esmer, sıska bir kız.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Görme duyusuyla ilgili ayrıntılara yer verme
B) İkileme ve pekiştirmelerden yararlanma
C) Gözlemci bakış açısıyla anlatma
D) Betimleme öğelerine yorum katma
E) Dokunma duyusuyla ilgili ayrıntılar kullanma

 

17. Geçtiğimiz yıl bir kavak kesme seferberliği başlatılmıştı İstanbul’da. Kestiler mi, ne kadarını kestiler, meçhulüm ama sevmedim bu kesme işini. Tamam, pek faydaları dokunmuyor; öyle aman aman bir güzellik de katmıyorlar kente. Üstelik pamukçuklarının böyle ağza burna doluşması da hoş değil. Hastası var, astımlısı, alerjisi olanı; yaşlısı, çocuğu var… Zararlı onlara, doğrudur —
Dil ve düşünce akışına göre, bu parçanın aşağıdaki cümlelerden hangisiyle tamamlanması uygundur?
A) tersine şehir ağacı değildir ki kavaklar…
B) oysa kırın, bayırın ağacıdır kavak ağacı.
C) neyse ki yaz geldi mi pervasızca pamukçuklarını salıveriyorlar ortaya.
D) velhasıl kavaklar, kendi hallerinde derviş ruhlu ağaçlardır.
E) ama onları kesmeye nasıl eli varır insanın?

 

18. Basın Müzesi’nde “yasaklı kitaplar sergisi” açılmış. Yasaklı kitaplar, yani ülkemizin düşüncede geri kalmışlığının, düşünce özgürlüğündeki içler acısı halinin belgeleri… Orada suçlu, kanlı bıçaklı kitapları görünce dayanamadım. Zengin olsaydım alırdım o kitapların tümünü. Sonra onları demir parmaklıklı bir kafese koyar, bütün dünyada dolaştırırdım. İbret için yapardım bunu. işte, derdim, bu ne idüğü belirsiz zararlı kitaplar yok mu, bakın biz bunları toplayıp kafese koyduk, yazarlarını hapsettik. Şimdi ülkemiz dirlik ve düzen içinde, günlük güneşlik; insanlarımız mutlu… Bu zararlı kitapları yasaklayarak güçlü bir ülke yarattık. Size de tavsiye ederiz…
Bu parçada aşağıdakilerin hangisi ağır basmaktadır?
A) Böbürlenme          B) Yadırgama          C) Alay          D) Üzülme          E) Pişmanlık

 

19. Kendini eleştirmeyi başarabiliyorsa kişi, bir dizi meydan savaşının ve üst üste kazanılmış zaferlerin neticesi olmalıdır bu. Ne ile mi savaşacak insanoğlu? İçindeki kocaman gurur ve böbürlenme dağlarıyla, “Ben bilirim!” krallığıyla…
Bu parçada aşağıdakilerin hangisi vurgulanmıştır?
A) Eleştirinin nesnel olması gerektiği
B) İnsanın kendisini eleştirebilmesinin güçlüğü
C) İnsanın kendisini eleştirmede aşırıya kaçmaması gerektiği
D) Kendi kendini eleştirebilmenin kolay bir iş olduğu
E) Kazanılan başarıların, insanları özeleştiriden uzaklaştırdığı

 

20. Çok uzak olmayan bir tarihte, bir kısa film şenliği nedeniyle yapılan özel bir toplantıda, genç yönetmenlerimizin filmlerini ilgi ve merakla izleyen bir Alman sinemacı soruyor: Neden hepiniz de Avrupalı yönetmenler gibi film çekmeye çalışıyorsunuz? Neden kendi dünyalarınız yok? Neden kendi hikâyelerinizi anlatmıyorsunuz? Bakın, bizim zaten bir Wim Wenders’imiz var; niye bir de Türk Wenders’i seyredelim?
Bu paragrafta sözü edilen Alman sinemacının Türk sinemasında göremediği özellik aşağıdakilerden hangisidir?
A) Öznellik          B) Evrensellik          C) Çağdaşlık          D) Özgünlük          E) Somutluk

 

21. Şair, şiirlerime ne anlam verilirse, anlamları odur, diyebilir ama eleştirmenin durumu çok başka: Yazdığının yanlış yorumlandığını, sağa sola çekildiğini görürse yeniden yazar, açıklamalara girişir, görüşlerini daha iyi yansıtmaya çalışır.
Bu parçaya göre, şiirde gerekil görülmeyen ama eleştiri yazılarında bulunması istenen nitelik, aşağıdakilerin hangisidir?
A) Akıcılık          B) Açıklık          C) İçtenlik          D) Özgünlük          E) Derinlik

 

22. İstasyondan kalkıp vilayet merkezine giden kamyon, iki saat kadar sarstıktan sonra, beni gideceğim köye ayrılan yolun başında bıraktı. İki adım bile atacak hâlim yoktu. Çantamı yanıma koyarak kenarlarından otlar fırlayan bir taşın üstüne oturdum. Kafamdaki uğultuyu dinlemeye başladım. İçi tozla karışık ter kokan kamyon, dünyanın bu en bozuk yolunda bizi birbirimize vura vura sersem etmişti. Birdenbire duraklamalar, bir çukura yuvarlanır gibi sarsıntılar, bana nerede olduğumu bile unutturmuş ve beni karanlık bir rüya dünyasına atmıştı. Şimdi oturduğum taşın üzerinde bu rüyadan silkinmeye çalışıyordum.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Betimleyici öğeler vardır.
B) Eksiltili cümlelere yer verilmiştir.
C) Öyküleyici anlatım kullanılmıştır.
D) Kahraman anlatıcının bakış açısıyla yazılmıştır.
E) Yalın bir dil kullanılmıştır.

 

23. Yazarlığı altın bilezik olarak koluna takan ama bir türlü edebiyatın telini tınlatamayan yazarlar vardır.
Bu cümlede görülen söz sanatları aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
A) Teşbih – Kapalı istiare
B) Teşhis – Açık istiare
C) Tariz – Mübalağa
D) Teşbih – Mecaz-ı mürsel
E) Teşhis – Kinaye

 

24. Aşağıdakilerin hangisinde, parantez içinde verilen söz sanatına örnek bir kullanım yoktur?
A) Yanında birini kesseler eğer
Bir hançer de sen vur, sonra utanma
(Tariz)
B) – Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al
Diye hıçkırır kaval
(Tecahülüarif)
C) Ayaklar, odalarda bir çift güvercin
Tutup avuca almak, okşayıp öpmek için
(Teşbihibeliğ)
D) Hem kötüyüm karanlığım çirkinim biraz
Aysel git başımdan seni seviyorum
(Tezat)
E) Ey boş gecelerin dadı ay ışığı
Salla, salla hüzün uyuyan beşiği
(Teşhis)

 

25. Mehmet Ağa’nın evi akmış. Onu aktarmak için
Dama çıktım, soğuk aldım, oluyor on beş gün.
Ne işin var kiremitlerde a sersem desene!
İhtiyarlık mı nedir, şaşkınım oğlum bu sene!
Hadi aktarmayayım… Kim getirir ekmeğimi?
Oturup kör gibi nâmerde el açmak iyi mi?
Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası;
Dostunun yüz karası, düşmanının maskarası!
Mehmet Akif Ersoy
Bu dizelerle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğru değildir?
A) Manzum hikâye türünde yazılmıştır.
B) Mesnevi nazım biçimiyle benzerlik gösterir.
C) Hece ölçüsüyle yazılmıştır.
D) Didaktik amaçla yazılmıştır.
E) Halkın yaşayış tarzını ve değerlerini yansıtmaktadır.

 

26. Carablus Köprüsü deyip geçme, bu köprünün iki tarafından iki ayrı Fırat uzanıyor! Birecik’te o kadar tasalı akan Fırat, burada neye coşkun bir neşe içinde alabildiğine açılıp serpilmiş? Bütün sularını Türk topraklarından alan nehir, sanki o topraklardan ayrılırken bütün güzelliğini teşhir ediyor. Demir köprünün öteki ucu gürbüz koruluklar içinde kayboluyor. Bütün kıyılar kabarık bir yeşillikle çerçeveli. Artık çıplak çöllere düşecek nehri son defa gene bizim topraklar giydirip kuşatmıştır.
İsmail Habib Sevük
Bu parçadan hareket ederek metnin yazarı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Gözlemlerine yorum katmıştır.
B) Gezi yazılan olan bir yazardır.
C) Servetifünun Dönemi sanatçılarındandır.
D) Anadolu coğrafyasına sevgi dolu bir duyarlılıkla yaklaşmıştır.
E) Sanatlı fakat açık, duru, akıcı bir anlatımı vardır.

 

27. Şimdi geçerlerken baktım ve tanıdım.(…) Aralarında bir çehre var ki bakınca “İşte harbi kazananlar!” diyorum.(…) İşte çamur içinde, barut ve kan içinde, cehennem ateşi içinde kayalara tırmanan nefer, ölüm yağmuru altında memleketini çalmaya gelenin gırtlağına atılan nefer budur. İçindeki korkunç kudretin manasını bilmeyen, tahlil etmeyen fakat içindeki eski ve isimsiz bir cengaverlikle yeni müphem, henüz boş bir ülküye lazım olduğu dakika şahane ölen nefer budur. İçimden selamlıyorum onu ve onun gibi ateş altında, duman içinde memleketi için ölmeye atılanları birden selamlıyorum.
(Kubbede Kalan Hoş Şada)
Bu metinle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
A) Yazarı Halide Edip Adıvar’dır.
B) Milli Edebiyat Dönemi’nde İstiklal Harbi yıllarında yazılmıştır.
C) Yazar, kahraman Türk askerine duyduğu minneti ifade etmiştir.
D) Dilin heyecan bildirme işlevinden yararlanılmıştır.
E) Makale geleneğine özgü özellikler ağır basmaktadır.

 

28. İslamiyet’ten önceki Türk edebiyatı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisinde bilgi yanlışı vardır?
A) Yazılı ürünlerden çok, sözlü ürünler görülür.
B) Oğuz Kağan Destanı, Manas Destanı ve Dede Korkut Hikâyeleri bu dönemin en önemli eserleridir.
C) Yazılı ürünlerde Göktürk ve Uygur alfabesi kullanılmıştır.
D) Şiirler şaman, oyun, ozan, baksı, ya da kam adı verilen kişilerce kopuz eşliğinde söylenir.
E) Başlıca ürünler sagular, koşuklar, destan ve savlardır.

 

29. Bağ bana
Bahçe sana bağ bana
Değme zincir kâr etmez
Zülfün teli bağ bana
Bu parça ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) “bana” sözcüğü redif olarak kullanılmıştır.
B) İkinci ve dördüncü dizelerde cinaslı uyak vardır.
C) Birinci dize dışında 4+3 hece kalıbı kullanılmıştır.
D) Birinci ve ikinci dizeler doldurma olup asıl anlatılmak istenen son iki dizededir.
E) Yedekli (artık) mani örneğidir.

 

30. Aşağıdakilerden hangisi halk hikâyesinin özelliği değildir?
A) Nazım biçiminde oluşturulmuş olması
B) Genellikle âşıklar ya da meddahlar tarafından anlatılması
C) Örneklerinin Anadolu’da 16. yüzyıldan itibaren görülmesi
D) Kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarılması
E) Aşk ve kahramanlık konulan etrafında oluşması

 

31. Aşağıdaki dizelerin hangisi koçaklamadan alınmıştır?
A) Berber olsam gelmez bana müşteri
Üstat gerek kullanmaya neşteri
B) Gülmedim dünyaya geldim geleli
Ne kara yazılı garip başım var
C) Ok gıcırtısından kalkan sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir
D) Doyamam bakmaya güzel yüzüne
Kurban olam bin can ile özüne
E) Müptelayım senin ahu gözüne
Bakıp bakıp ah derim yüzüne

 

32. I. Vardım ki yurdundan ayağ göçürmüş
Yavru gitmiş, ıssız kalmış otağı
Camlar şîkest olmuş, meyler dökülmüş
Sakiler meclisten çekmiş ayağı

II. Çiftlikte kalmamış sığırla manda
Meradan kaldırmış kurtlar buzağı
Kurnalar boşalmış yıkık hamamda
Ustalar toplamış tası tarağı
Bu dörtlüklerden ilki Bayburtlu Zihni’ye aittir; ikincisi ise Bayburtlu Zihni’nin şiirine şaka ya da alay yollu benzetilerek yazılmış bir —- örneğidir.
Yukarıdaki parçada sıra noktalarla belirtilen yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) tehzil          B) mersiye         C) surname          D) methiye          E) şehrengiz

 

33. Aşağıdakilerden hangisi divan ve halk edebiyatının ortak bir özelliğidir?
A) Sanatlı, ağdalı bir dil kullanılması
B) Genellikle hece ölçüsünün kullanılması
C) Arap ve Fars edebiyatlarının etkisinde kalınması
D) Düz yazıdan çok, şiire önem verilmesi
E) Çok sayıda anonim ürünün olması

 

34. I. Dört dizeden oluşan bir nazım biçimi olması
II. Felsefi konularla tasavvuf, aşk, şarap gibi konuların işlenmesi
III. Aruz ölçüsünün aynı özel kalıplarıyla yazılması
IV. Uyak düzeninin a-a-x-a biçiminde olması
V. Fars edebiyatından alınması
Yukarıdakilerden hangileri tuyuğ ile rubainin ortak özelliklerinden değildir?
A) I. ve III.          B) II. ve IV.          C) III. ve V.          D) I. ve IV.          E) II. ve V.

 

35. Aşağıdakilerden hangisi divan edebiyatında nesir türünde yazılmış eserlerden biri değildir?
A) Kabusnâme          B) Vesiletü’n-Necât          C) Tazarrunâme          D) Mizanü’l-Hak          E) Bâbürnâme

 

36. Klasik romana Fenelon’un Telemak‘ı (I) , romantik  romana Lamartine’in Silahlara Veda‘sı (II) , gerçekçi  romana Dickens’ın David Copperfield‘ı (III) , natüralist  romana Emile Zola’nın Nana‘sı (IV) , varoluşçu romana  Jean Paul Sartre’ın Bulantı‘sı(V)  örnek verilebilir.
Bu parçadaki numaralanmış yerlerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
A) I.          B) II.          C) III.          D) IV.          E) V.

 

37. Edebiyatımızda Batılı tarzda ilk oyunları Şinasi, Ali Haydar, Direktör Ali Bey kaleme alır. Bunlara Namık Kemal, Ebuzziya Tevfik, Ahmet Mithat Efendi, Namık Kemal ve Recaizade Mahmut Ekrem de katılır.
Aşağıdaki eserlerden hangisi bu parçada adı geçen yazarlardan herhangi birine ait değildir?
A) Ayyar Hamza          B) Çerkeş Özdenler          C) Zoraki Tabip          D) Akif Bey          E) Afife Anjelik

 

38. I. Tanzimat Dönemi’nde divan edebiyatını en çok eleştiren kişidir.
II. Sadece kendi kuşağını değil, kendinden sonraki kuşakları da etkilemiş; gönülleri vatan ve millet sevgisiyle doldurmuştur.
III. İki romanıyla altı tiyatro eseri vardır.
Numaralanmış özellikler aşağıdaki sanatçılardan hangisine aittir?
A) Namık Kemal
B) Ziya Paşa
C) Ahmet Mithat Efendi
D) Muallim Naci
E) Sami Paşazade Sezai

 

39. Aşağıdakilerden hangisi Servetifünun romancılarının özelliklerinden biri değildir?
A) Eserlerinde kişiliklerini gizlemeleri
B) Realizm akımından etkilenmeleri
C) Kahramanlarını iyi-kötü karşıtlığı içinde vermeleri
D) Yabancı sözcük ve tamlamalarla yüklü, sanatlı bir dil kullanmaları
E) Bireysel konuları ele almaları

 

40. Milî Edebiyat (I) Dönemi’nin ünlü isimlerinden olan Ahmet Vefik Paşa (II) , Türk dili ve tarihi alanında yaptığı çalışmalarla Türkçülük (III) akımına öncülük etmiştir. Ebulgazi Bahadır Han’dan (Çağataycadan Osmanlı Türkçesine) çevirdiği Şecere-i Türkî (IV) (Türklerin Soy Kütüğü) ve Lehçe-i Osmanî (V) (Türkçe Sözlük) bu çalışmalarının en önemlileridir.
Yukarıdaki altı çizili yerlerden hangisinde bilgi yanlışı yapılmıştır?
A) I.          B) II.         C) III.          D) IV.          E) V.

 

41. Refik Halit Karay’la ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) Psikolojik tahlillere yer vermemekle birlikte, , canlandırdığı karakterlerini titiz bir gözlemle aktarmıştır.
B) Eserlerini canlı bir konuşma diliyle; kısa, yalın cümlelerle ve zengin bir sözcük dağarcığıyla  yazmıştır.
C) Dikkat çeken yönlerinden biri de mizahçılığı ve  yergiciliğidir.
D) Eserlerinde Doğu-Batı ikilemini, aydın-halk çatışmasını yansıtmıştır.
E) Yazı hayatına fıkra yazarlığıyla başlamış; daha sonra hikâyeleri ve romanlarıyla ününü genişletmiştir.

 

42. Sanatçı kişiliğinden çok siyasi kişiliği öne çıkan bir yazardır. Yazarlık yaşamı 1910’da “Genç Kalemlerde başlamıştır. Türkçenin yalınlaşması, ulusal bilincin gelişmesi yolunda çalışmalar yapmış, sanatını da düşüncelerini yaymakta bir araç olarak kullanmıştır. Türkiye’de sosyoloji alanının ilk uzmanlarından biridir.
Aşağıdakilerden hangisi paragrafta tanıtılan yazara ait yapıtlardan biri değildir?
A) Kızıl Elma
B) Altın Işık
C) Türk’ün Ateşle İmtihanı
D) Türkçülüğün Esasları
E) Türk Medeniyeti Tarihi

 

43. “Hecenin Beş Şairi” dışında 1914-1923 arasında ve Cumhuriyet Dönemi’nde Millî Edebiyat zevk ve anlayışına bağlı kalarak heceyle şiir yazan şairler
arasında Kemalettin Kamu (I) , Ali Mümtaz Arolat (II) ,Necmettin Halil Onan (III) , Cahit Külebi (IV) , Halide Nusret  Zorlutuna (V) gibi isimler başı çeker.
Bu parçadaki numaralanmış yerlerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
A) I.          B) II.          C) III.          D) IV.          E) V.

 

44. Aşağıdakilerin hangisi Yahya Kemal Beyatlı’nın özelliklerinden biri değildir?
A) Aruzu Türkçeye başarılı bir biçimde uygulaması
B) Konuşma diliyle ve yalın bir üslupla yazması
C) Divan şiiri nazım biçimlerini yeni bir tarzda kullanması
D) Düz yazıdan uzak durarak sadece şiirle ilgilenmesi
E) Tarih, vatan, aşk, musiki, din, tabiat, sonsuzluk gibi temaları işlemesi

 

45. … Buraya geldiğimin bilmem kaçıncı haftası idi. Mehmet Ali’ye sordum:
— Kadınlarınız niçin benden kaçıyorlar?
— Yabansın da ondan, beyim.
Bu “yaban” sıfatı beni önce çok kızdırdı. Fakat sonra anladım ki Anadolulular, Anadolu köylüleri, tıpkı kadim Yunanlıların kendilerinden başkasına “barbar” lakabının vermesi gibi, her yabancıya “yaban” diyorlar.
Gün geçtikçe daha iyi anlıyorum: Türk “intellektü-el’i, Türk okumuşu, Türk ülkesi denilen bu engin ve ıssız dünya içinde bir garip münzevidir.
Bu metinle ilgili aşağıdaki açıklamaların hangisi yanlıştır?
A) Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Yaban” adlı romanından alıntıdır.
B) Kahraman anlatıcının bakış açısından anlatılmıştır.
C) Aydın-köylü çatışması üzerinde durulmuştur.
D) Romanın başkahramanı Ahmet Celal’in, sığındığı bir Anadolu köyünde yaşadıkları anlatılmıştır.
E) Cumhuriyet öncesinde Millî Edebiyat Dönemi’nde yazılmıştır.

 

46. Aşağıdaki şiir türündeki yapıtlardan hangisi diğerlerinden farklı bir geleneğin etkisinde yazılmıştır?
A) Geceleyin Bir Koşu
B) Bir Gün Mutlaka
C) Hücremde Ay Işığı
D) Dünyanın En Güzel Arabistanı
E) Hasretinden Prangalar Eskittim

 

47. Dil özellikleri dikkate alınırsa aşağıdaki dizelerden hangisinin Cumhuriyet Dönemi öncesine ait olduğu söylenebilir?
A) Selâm olsun sonsuz güneşe, aya
Işıklar, gölgeler suda oynar mı?
B) Sen omzunda yorgan, elinde torban
Sen mevsim işçisi, büyük gezginci
C) Yorgun gözümün halkalarında
Güller gibi fecr oldu nümayan
D) Ah, yazık ki bütün insanlık güneşsiz.
Ey ateş, nasıl da seni yitirmişiz!
E) beni de kırdılar ben artık küsüm
Yağmurları yağmıyor ağaçlarıma

 

48. (I) Cumhuriyet Dönemi öğretici metinlerinin konuşma dilinden beslenen sade bir dille yazıldığı görülür. (II) Yazı dilinin konuşma diliyle birleşmesi bu dönemde yazan yazarlara kendilerini daha özgür ve kapsamlı anlatma imkanını sağlamıştır. (III) Bu metinlerde yurt gerçekleri, Anadolu insanı ve coğrafyası, millî kültüre yöneliş, Batılılaşma ve çağdaş kültür, sanat ve edebiyat sorunları başlıca konulardır. (IV) Deneme ve eleştiri türlerinde önceki dönemlere göre önemli bir gelişme olmuş; Nurullah Ataç’tan Mehmet Kaplan’a, Suut Kemal Yetkin’den Salâh Birsel’e çok sayıda deneme ve eleştiri yazarı yetişmiştir. (V) Röportaj, günlük ve fıkra türlerinde ise edebiyatımızın ilk örnekleri bu dönemde verilmiştir.
Yukarıdaki numaralı cümlelerin hangisinde yanlış bilgi verilmiştir?
A) I.          B) II.          C) III.          D) IV.          E) V.

 

49. Hiç olmazsa unutmamak isterdim.
Eski geceler, sevdiklerimle dolu odalar…
Yalnız bırakmayın beni hatıralar.
Az yanımda kal çocukluğum,
Temiz yürekli uysal çocukluğum…
Ah, ümit dolu gençliğim,
İlk şiirim, ilk arkadaşım, ilk sevgim…
Bu dizelerde işlenen tema aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yalnızlıktan yakınma
B) Geçmişe özlem
C) Unutulma korkusu
D) Yaşama sevinci
E) Ayrılık acısı

 

50. Daha çok şiir, hikâye ve romanlarıyla tanınmakla birlikte oyun yazarlığında da belli bir başarı çizgisinin altına düşmedi. Cumhuriyet Dönemi’nde oyunları en çok sahnelenen yazarlardan biri oldu. Taşra yaşamının ve insanının sorunlarını dile getirdiği oyunlarında kadın gerçeğini yansıtmaya özen gösterdi. Ezik Otlar, Mine, Vur Emri, Derya Gülü, Yaralı Geyik en ünlü oyunlarıdır.
Bu parçada tanıtılan sanatçı, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Attila İlhan
B) Sabahattin Kudret Aksal
C) Necati Cumalı
D) Haldun Taner
E) Recep Bilginer

 

51. Sen merhamet sen rüzgâr sen tiril tiril kadın
Sen bir mahşer içinde en aziz yalnızlığı yaşadın
Sen başını çeviren cellatbaşının güne
Sen öyle ki sen diye diye seni anlayamayız
Şehrazat ah Şehrazat Şehrazat
Sen sevgili sen can sen yârsın
İçerik ve biçim özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, bu şiirin aşağıdaki şairlerden hangisi tarafından yazıldığı söylenebilir?
A) Sezai Karakoç
B) Ahmet Muhip Dıranas
C) Cahit Sıtkı Tarancı
D) Ahmet Kutsi Tecer
E) Necip Fazıl Kısakürek

 

52. (I)
Sonunda bir soru gibi kaldım yine kendimle
Kentin kırık aynasında eksildikçe düşlerim
Söyle benim ömrüm bu kente uğradı mı
Sahi ben hiç ömrümü kendime yaşadım mı?
(Il)
Bulutu kestiler bulut üç parça
Kanım yere aktı bulut üç parça
İki gemiciyken Van Gogh’dan aşırılmış
Bir kadının yüzü ha ha ha.
(III)
Emekçi insan var, barıştan yana
Dünyayı kardeşçe yaratan, üreten…
Ve kurtlar – savaşta çıkarları…
Vurarak, kırarak, ezerek sömüren…
(IV)
Şimdi evime girsem bile
Biraz sonra çıkabilirim
Mademki bu esvaplarla ayakkabılar benim
Ve mademki sokaklar kimsenin değil
(V)
Feymani’yim, kaçma benden,
Usanmadı gönül senden.
Ecel, tatlı canı tenden,
Çekmeden gel, çıkmadan gel.
Numaralanmış metinlerin bağlı olduğu şiir gelenekleriyle ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğru değildir?
A) I. metin : Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir
B) II. metin : İkinci Yeni şiiri
C) III. metin : İkinci Yeni Sonrası Toplumcu şiir
D) IV. metin : Garip şiiri
E) V. metin : Cumhuriyet Dönemi halk şiiri

 

53. Evreni içinde gizleyen özneyim ben
Leyla çöllerde bir kayıp zamir
Yolu bitirip menzile erişir isem
Sıfatlar nesnelerden yeşerir

Ruha açılan sözüm ben
Faniliğe kapı gövde
Kıyıdan kesen kılınç
Açıkça gösterilen simge
Bu dizelerle ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) “Leyla, çöl” sözcükleri Leyla ile Mecnun hikâyesini, “Menzil, fanilik” sözcükleri tasavvuf geleneğini çağrıştırmaktadır.
B) “Evreni içinde gizleyen özneyim ben” dizesi tasavvuftaki “İnsan küçük bir evrendir.” düşüncesini dile getirmektedir.
C) Ahenk oluşturmada söyleyişten, benzer ses ve hecelerin yinelenmesinden yararlanılmıştır.
D) Yoruma açık, çağrışımlarla zenginleşen bir anlam vardır.
E) II. Yeni şiirinden çok, Garip şiirinin etkileri ağır basmaktadır.

 

54. Aşağıdaki dizelerden hangisinin Hisar topluluğu şairlerinden birine ait olduğu düşünülemez?
A) Ben Anadolu’yum, acılı, mahzun
Bende bitmez tükenmez dert kulaç kulaç
B) Nedense küçük istasyonlar bana
Buruk yalnızlıkları tattırır
C) Ben vurdum sevilere belli değil miydi
Bin yıl seni açtım işte yalnızlığımda
D) Gerçek hayali aştı ufuklar uzak değil
En olmaz isteklere uzanmak yasak değil
E) Yunus, Karacaoğlan, Hacı Bektaş-ı Veli
Yağmurdur şimdi köylerde, çiçek veya ekindir

 

55. Aşağıdakilerin hangisinde verilen bilgi ayraç içinde adı verilen şaire ait değildir?
A) Şairlik yaşamının ilk döneminde toplumcu gerçekçi bir anlayışla halkın sorunlarını, emekçi sınıfın mücadelesini, haksızlıkları dile getirmiş; ancak toplumsala yönelirken bile bireysel olandan hareket etmiş, dış dünyaya hep  kendi “beninden bakmıştır. (İsmet Özel)
B) Divan şiirinden yararlandığı “Bedrettin Üzerine Şiirler” ve “Doğu Şiirlerinden sonra yayımladığı “Gizemli Şiirler”den itibaren daha çok içine kapandığı ve tasavvuf geleneğine yaslandığı görülür. (Hilmi Yavuz)
C) İkinci Yeni şairleri arasında sayılmakla birlikte içerik bakımından onlardan farklı bir çizgi izlemiş; özellikle 1960’lı yıllarda mistik, metafizik, dinsel kavramlarla ördüğü şiir dünyasıyla bu farklılığını belirginleştirmiştir. (Sezai Karakoç)
D) Kendine özgü söyleyişi, şaşırtıcı buluşları, zengin birikimi ve duyarlı, çarpıcı, yoğun, diri imgeleriyle İkinci Yeni şiirinin en popüler şairi olmuş, şiirlerini Sevda Sözleri’nde toplamıştır. (Turgut Uyar)
E) Şiirlerindeki kapalı anlam, kullandığı kültürel kodlar açımlandığında Doğu ve Uzakdoğu kültürü, tasavvuf, kutsal kitaplar, mitoloji, masallar ve çocukluk hatırlarıyla örülü bir şiir evrenine sahip olduğu görülür. (Asaf Halet Çelebi)

 

56. Yazının ortaya çıktığı günden beri yüz binlerce şair gelmiş, her biri binlerce teşbih yapmıştır. Hayran olduğumuz insanlar bunlara birkaç tane daha ilave etmekle acaba edebiyata ne kazandıracaklardır? Teşbih, istiare, mübalağa ve bunların bir araya gelmesinden meydana çıkacak bir hayal zenginliği, ümit ederim ki tarihin aç gözünü artık doyurmuştur.
Bir bildiriden alınan bu parçada dile getirilen görüşü, aşağıdaki topluluk ya da anlayışların hangisi savunmuştur?
A) Maviciler          B) Garipçiler          C) İkinci Yeniciler          D) Yedi Meşaleciler          E) Beş Hececiler

Çözümleri için TIKLAYIN

test8