Bilindiği gibi geçen yıla kadar meslek liseleri ( İmam hatip liseleri de dahil ) kendi alanları dışında bir bölüm yazdıklarında başarı puanları 0.8 yerine 0.3 ile çarpılıyordu. Hal böyle olunca meslek lisesi mezunlarının kendi alanları dışındaki bir bölümü kazanmaları nerede ise imkansız idi.

Bu yıl YÖK ÖSS’de köklü değişikler yapmıştı, bu değişikliklerde biri de yukarıda bahsettiğimiz katsayı değişikliği idi. Bu karar gerçekten üzerinde çok tartışılması gereken bir karardı; ancak YÖK kamu oyunda yetrince tartışılmadan bir toplumsal mütabakat sağlanmadan ani bir değişiklik yaptı.

Bu olay üzerine dün, İstanbul Barosu, YÖK’ün meslek liselerine kolaylık sağlayan “farklı katsayı puanı uygulamasını kaldırma” kararının yürütmesinin durdurulması ve bu kararın iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı.

İstanbul Barosu Başkanlığınca yapılan yazılı açıklamada, üniversiteye girişte gelecek seneden itibaren uygulanmaya başlanacak yeni sistemde, bütün üniversite adayları için aynı katsayı uygulanacağını söyledi.

Katsayı uygulamasının doğurduğu iddia edilen eşitsizlikleri “bir satırlık değişiklikle” kaldırma düşüncesinin gerçekçi olmadığını belirten Baro, düz liseleri seçen öğrencilerin haksız bir rekabetle karşı karşıya kalacağını, bu kararın kazanılmış bir hakkın alınması ile “bir grubun kayrılması” anlamına geleceğini belirtti.

“İmam hatiplilerin önü açılıyor… Karar siyasi”

Açıklamada, “YÖK’ün yapmış olduğu iptal konusu düzenleme, ileri sürüldüğü gibi mesleki ve teknik okulların veya meslek liselerinin önlerini açmak amacıyla yapılmamıştır. Böyle olduğunu görsek ve inansak hiç kuşku yok ki bunun destekçisi olurduk. Çünkü yurdumuzun en çok gereksinmesi olan insan gücünün meslek liseleri ve mesleki ve teknik okul mezunları olduğunu yıllardır hep söyledik ve savunduk.

YÖK bu uygulamasıyla meslek lisesi mezunlarının haklarını koruyor görüntüsü altında, aslında imam hatip lisesi mezunlarının katsayı puanı uygulanmaksızın genel yani düz lise mezunları gibi üniversitelere girmelerinin önünü açmış bulunmaktadır. YÖK’ün bu uygulaması doğrudan imam hatip lisesi mezunlarının istedikleri fakülteye girmesini sağlamaya yöneliktir. Bu yönüyle kararın Türkiye gerçeklerini ve gereksinimini düşünerek alındığını söylemek gerçekçi değildir. Türkiye’nin ihtiyacı çağdaş ve modern bir meslek eğitiminden geçmiş gençlerimizdir. Bu nedenle YÖK kararı tamamen siyasi amaçlarla alınmış olup hukuka aykırıdır” denildi.

Türkiye’nin ihtiyacı olan din adamı sayısının ortalama 250 bin olduğu, bunun kat be kat üstünde mezun yetiştirmenin ülke gerçekleriyle bağdaşmadığı savunulan açıklamada, “İstanbul Barosu, Anayasa, YÖK Yasası ve diğer ilgili düzenlemelere aykırı olarak tamamen siyasi düşüncelerle alınmış olan YÖK’ün ‘farklı katsayı puanı uygulamasını kaldırma’ kararının yürütmesinin durdurulması ve iptaline karar verilmesi amacıyla, 23 Temmuz 2009 tarih ve 39190 sayılı Yönetim Kurulu Kararıyla konuyu Yüksek Yargıya taşımıştır” ifadesi kullanıldı.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ise YÖK’ü üniversiteye girişte adaletisizliği giderdiği, tüm öğrencileri eşit seviyeye getirdiği için tebrik etti.

Dava geçenlerde sonuçlandı, mahkeme sendikayı haksız buldu. Gerekçe ise düzenleme yetkisinin YÖK’te oluşu gösterildi.