Fen Edebiyatlılara Formasyon Komedisi

6 Ekim 2009 tarihinde tarafından eklendi.

Fen – Edebiyatlılara Formasyon Komedisi

Geçtiğimiz günlerde YÖK, tarihi bir şaşkınlığa düşerek fen – edebiyat ve ilahiyat fakültelerinin 4 yıl içerisinde pedagojik formasyon verebilecekleri yönünde karar aldı. Yeni YÖK yönetiminden beklenebilecek türde bir karar. Ve bunun asıl olarak ilahiyat fakülteleri için alınan bir karar olduğu kesin; ancak araya fen – edebiyat fakültelerini de sıkıştırarak tepki çekmemeyi hedefledi. Hatta hedeflediğini sandı ve hatta kısmen de başarmış gibi görünüyor..! Şu ana kadar basında hiçbir şekilde bu saçmalığa tepki veren bir habere rastlayamadım.

Fen – edebiyat ve ilahiyat fakültelerinin formasyon eğitimi almasına karşı olmalı mıyız..? Elbette hayır. Çünkü günümüz Türkiye’sinde bu fakültelere giden gençlerimizin çok büyük bir bölümü öğretmen olabilmek için gidiyor.

Peki biz neye ve neden karşıyız? Bilindiği üzere 1995 yılında yine YÖK tarafından alınan bir kararla Eğitim Fakültelerinde köklü bir düzenlemeye gidilmiş, ortaöğretim alan öğretmenliklerine 3,5 yıl alan eğitiminden sonra 1,5 yıllık eğitim bilimleri dersleri verilerek tezsiz yüksek lisans derecesine çıkarılmıştır. Fen – edebiyat fakülteleri mezunu olan öğrenciler 1998 yılından itibaren 4 yıllık alan eğitimini aldıktan sonra sosyal bilimler veya eğitim bilimleri enstitüsü tarafından 1,5 yıllık tezsiz yüksek lisans eğitimine tabi tutulmuş, üniversite üniversite süründürülmüş bu da yetmemiş her geçen yıl tezsiz yüksek lisans eğitimi veren üniveristelerin kontenjanları “zorla” düşürülmüş dolayısıyla mezun olan insanlar yarış atına dönüştürülmüş ve yüzbinlerce fen – edebiyat mezunları yıllarca bekletilmiştir.

Bir öğretmen adayının ideal bir ortaöğretim öğretmeni olabilmesi için yüksek lisans derecesinde eğitim alması gerektiği görüşü hakim olmuştur ki bu son derece yerinde bir karar olmuştur. Yapılan yeni düzenleme ile fen – edebiyat ve ilahiyat fakülteleri mezunları için öğretmenlik yeniden 4 yıla indirilmiş, “yüksek lisans” derecesindeki öğretmenlik, pedogojik formasyon sertifikası haline getirilip haftasonu kursuna dönüştürülmüş ve tam anlamıyla “Eğitimde İrtica” tablosu ortaya çıkmıştır (TDK Bkz: irtica). Öbür taraftan eğitim fakültelerinde hiçbir düzenleme yapılmamış olması da çok dikkat çekici ve ürkütücü bir durumdur.

Yeni düzenleme ile ilerleyen yıllarda çok daha büyük karışıklıklar ortaya çıkacaktır:

2009 yılı itibarıyla 3 ve 4’üncü sınıf öğrencileri formasyon eğitimi alamıyor. Birkaç üniversite dışında öğrenim gören öğrenciler de bu eğitimden faydalanamıyor? Bir gecede alınan böyle siyasi bir kararın eğitimde fırsat eşitliğini bozup bozmadığına elbette yargı karar verecektir.

Türk dili ve edebiyatı öğretmeni olmak isteyen bir gencimizin, şu durumda eğitim fakültesini yazmasının bir anlamı kalmamıştır; çünkü 1 yıl neden fazla okusun? Eğitimin “asıl beşiği” (*) olan eğitim fakültelerimizi tercih edecek öğrenci kalitesi inanılmaz derecede düşecektir. (2009 yılında ÖSS’de toplamda 240 sorudan (5 Türkçe ve 5 Sosyal) sadece 10 net yaparak 145 puan alan ve Açıköğretim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü kazanıp, şiir, roman ve hikaye okuyup tahlil etmeden 4 yılda mezun olup, eğitim fakültesini 5 yıl okuyan öğretmen adayları ile eş değer olması da bir felaket göstergesidir.)

Türkiye tarihinde eğitimin en karanlık dönemleri önümüzdeki 5-10 yıllık süreç olacağı kesinlik kazanmıştır.

Öğretmenliğin kutsal bir meslek olduğunu her defasında unutan ve eğitim üzerinde çok tehlikeli oyunlar oynayan mevkiler şunu asla unutmamalıdır: Öğretmenler, bir ülkenin şah damarıdır. O yüzdendir ki II. Dünya Savaşı’nda insanlık tarihinin en büyük dikdatörü olarak kabul edilen Hitler bile savaş sırasında öğretmenleri yer altındaki sığınaklarda saklamıştır..! Bizim ülkemizde de öğretmenler ve öğretmen adayları intiharın eşiğine getirilmiştir. 250 bin öğretmen adayı ve 200 binden fazla formasyon alamayan fen – edebiyat fakültesi öğretmen adayları bir an önce bu kutsal mesleğe başlamak için atama beklerken böyle plansız, komik ve sırf belli bir siyasi kesmi memnun edebilmek için yapılan bu tür değişiklikler en büyük zararı yine ülkemize verecektir.

* Not: Eğitim bilimleri üzerine bilimsel araştırmaların bu fakültelerde yapılmasından ve buraya yerleşecek öğrenci kalitesinin öneminden dolayı bu tabir kullanılmıştır.

Ekrem Durmuşoğlu

Siz de fikrinizi YAZIN

Etiketler:

Yorumlar

  1. funda dedi ki:

    tek kelimeyle muhteşemsiniz hocam duygularımızı düşüncelerimizi yaşadıklarımızı ve yaşayacaklarımızı çok güzel anlatmışsınız bakalım algılayabilecekler mi? hoş anlasalarda işlerine geldiği gibi davranırlar ama inşallah önümüzdeki seçimde planlarını vatandaş bozar da yeni hükümet ülkeyi ileriyi görerek idare eder

  2. nazlı dedi ki:

    işte bu… işte bu… sizlerin bu kadar duyarlı olması bizi çok sevindiriyor hocam. çok güzel tespitlerde bulunmuşsunuz eğitim sistemi şu an yerlerde sürünüyor. Bizler böyle sustukça daha çok ezileceğiz. birlik olamıyoruz bir türlü. ayrıca videodershaneden ve edebiyatogretmeni netten sizi hayranlıkla takip ediyorum örnek alıncak bi insansınız edebiyatöğretmeni forumunda artık sizi sıkça göremiyoruz neden acaba? yazılarınızın devamnı beklyoruz. tşk.

  3. tebrikler dedi ki:

    tebrikler hocam duygularımıza tercüman oldunuz. Bunu tüm eğitim stelerimizde paylaşalım. çok büyük sitelere sahipsiniz bu felaketi herkese duyurmanızı rica ediyorum sizden. böyle halka böyle hükümet işte başka dicek birşey yok. Nolacak bu halimiz bilemiyorum. az önce bir iş ilanına baktım özel sektörün hali ne durumda lütfen sizde bakın:

    İlan Başlık
    Stajyer Öğretmen
    Pozisyon
    Stajyer Öğretmen
    Firma Adı …. Eğitim Dershanesi
    Çalışma Şekli Tam Zamanlı (Full Time)
    Cinsiyet Bay veya Bayan
    Yaş Aralığı 22 – 30 Yaş
    İlan Metni

    DERSHANEMİZE TÜM İLKÖĞRETİN BRANŞLARINDAN STAJYERLİK KALDIRMA+YOL ÜCRETİ+ÖĞLE YEMEĞİ KARŞILIĞINDA ÇALIŞACAK YENİ MEZUN ÖĞRETMENLER ALINACAKTIR.MÜRACAATLAR YUKARIDAKİ EMAİL ADRESİNE ÖZGEÇMİŞ ŞEKLİNDE YAPILACAKTIR.

    gel de intihar etme işte… lanet olsun her şeye

    Admin Cevabı:

    Değerli ziyaretçimiz, bunların farkındayız, eminim ki bu ilanı veren öğretmen tüccarı şirket stajyerliğinizi kaldırmayacaktır. Sadece yol parası ve yemek parası ile 1 yıl boyunca çalıştıracaktır. Bu tür yerlere asla başvurmayın. Pekçok sitemizde bu ve bunun gibi yazıları yayımlıyoruz. Siz de bize destek olduğunuz sürece üstesinden geleceğimize inanıyorum. Teşekkürler.

    Ekrem Durmuşoğlu

  4. funda dedi ki:

    ben 2003 matematik bölümü mezunuyum ve anca buyıl formasyon alabiliyorum oda özel mezun olduğumda formasyonum olmadığından dersanede çalışmaya başladım çünkü orda sorun değildi başta cazip gelmişti ama öyle tempoyla çalıştırıldıkki bırak formasyon almayı oturupta hiçbir sınava doğru düzgün hazırlanamadım bile yıllarca emek verdim ne işe yaradı hiç nasıl olsa ortalıkta fen-edebiyat mezunu çok onlarda tabiki ticaretini düşünüyorlar neden fazla para verip çalıştırsınlarki elbette sonuç bu olacaktı bizleri önce devlet bu hale getirdi şimdide güya bizi düşünerek formasyon veriyor yalan bugün askeriyeye bile biryığın dinkültürü öğretmeni aldı nedir bu dinkültürü patlaması malum hayır ilahiyat mezunlarına tabiki lafım yok ama insanın gözünün içine soka sokada böyle siyasi oyunlar yapılmaz

  5. funda dedi ki:

    ben teşekkür ederim ekrem hocam hem yazdıkların için hem de yaptıkların için:)

  6. felsefe öğrt. dedi ki:

    bunu yazan edebiyat mezunu olsaydı kesin farklı düşünürdü.ben de edebiyat mezunu bir öğretmenim ve zamanında fakültem,formasyonu kendi veren okuldu. eğitim fak.lar daha ikili ders mezunu verirken öğretmenlik bilgisi öylesine verilirdi. bazı eğitim mezunları da alkış tutmuş bayağı bir iş yapmış gibi. “hocam helal, duygularımıza tercüman oldunuz” filan gibi. önyargılı bir uyazı ve yorumlar.

    Admin Cevabı:

    Merhaba hocam, bu yazıyı yazan kişi Çukurova Üniversitesi, Fen – Edebiyat fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunudur (Bkz: Ekrem Durmuşoğlu). Unutmayın ki okuduğunuz bu metnin ana düşüncesi Fen – Edebiyat ve Eğitim Fakültesi kavgası değildir; öğretmenlik mesleğinin ayaklar altına alınmasıdır. Lütfen yeniden okuyunuz metni. Teşekkürler.

  7. kenan dedi ki:

    eğitim fakültesi öğrencisi olarak fen edebiyat bölümlerinin pedagojik formasyon almasını bize haksızlık olarak görüyorum. biz öss de katca farklı bir puan alarak öğretmen hayaliyle yerleşecez 5 sene okucaz.fen edebilyat fakülteleri ise 4 senede öğretmen çıkışlı olarak mezun olacak. en iyisi fakülteleri birleştirmek.

    Admin Cevabı:

    Merhaba hocam. Unutmayın ki okuduğunuz bu metnin ana düşüncesi Fen – Edebiyat ve Eğitim Fakültesi kavgası değildir; öğretmenlik mesleğinin ayaklar altına alınmasıdır. Lütfen yeniden okuyunuz metni. Teşekkürler.

  8. admin dedi ki:

    Şu ana kadar uygulanan ALES sınavları eğer doğruysa neden uygulanmaya devam edilmiyor; yok yanlışsa bunca yıl bu gençlere neden yazık edildi?

    Her iki durumda da şu anki gelinen durum hiç iç açıcı bir durum değil. Ya YÖK ne yaptığını bilmiyor ya da gençlerin istikbali ile bilinçli olarak oynanıyor.

    Yıllarca ALES sınavlarını geçerek yani tezsiz yüksek lisans yaparak öğretmenliğe hak kazanan gençlerle bundan sonra tezsiz yüksek lisans yapmadan öğretmenlik yapacak gençler arasındaki adaletsizliğin hesabını kim verecek?

  9. mustafa dedi ki:

    düşüncelerinize büyük oranda katılmakla beraber bazı cümlelerinize katılmak mümkün değil. öyleki bazı cümlelerinizin takıntılı kafa yapısıyla yazıldığı bir gerçek”…Ve bunun asıl olarak ilahiyat fakülteleri için alınan bir karar olduğu kesin; ancak araya fen – edebiyat fakültelerini de sıkıştırarak tepki çekmemeyi hedefledi…” bu nasıl bir ifade ya…asıl ilahiyatmış ta fen edebiyatları sıkıştırmışlar.diyelim öyle olsun iyi değilmi formasyon sadece okulda yaramıyo kişiye hayatın her safhasında yarıyor. formasyonlu bir imam sizce daha verimli olmaz mı? ne de olsa orda da bir öğreten öğrenen ilişkisi var. yaz kurslarında öğrencilere kuran eğitimi din eğitimi veriliyor burada öğretenin formasyonlu olması gerekmezmi? bunlar neden dşünülmüyor ki burada bir kasıt yok mu. bu ülkede ihl ilahiyat denince neden birileri rahatsız oluyor anlamak güç…

    Admin Cevabı:

    Merhaba Mustafa Bey, öncelikle yazıyı tamamıyla okumadığınızı varsayıyorum; aksi halde okuduğunuzu anlamadığınız sonucuna ulaşmamak elde değil.

    Fen – edebiyat ve ilahiyat fakültelerinin formasyon eğitimi almasına karşı olmalı mıyız..? Elbette hayır.

    Yukarıdaki cümlemi nasıl olur da görmezlikten gelebilirsiniz. Ayrıca bu hükümetin yaptığı işlerin tamamının en öncelikli hedefi ihl ve ilahiyat fakültesi olduğunu bilmeyen kim var allah aşkına? Lütfen birbirimizi kandırmaya çalışmayalım. Bunu 10 yaşındaki çocuklar dahi bilirken sizin hiçbir şeyin farkında değilmiş gibi davranmanız komikten de öte “kasıtlı” davranış ve hiç hoş olmayan bir durum.

    Ekrem Durmuşoğlu

  10. bekir dedi ki:

    üniversiteyi kazandığım yıl ne kadar da sevinmiştim bu yıl son senem edebiyat bölümünde ne zorluklarla buraya kadar okudum. şu karmaşayı, dersanelerin öğretmenlere olan tavrını,vs’i görünce düşünceden ve stresten uyuyamaz doğru düzgün yemek yiyemez oldum, hepsinin […]

  11. eğitimmat dedi ki:

    eğitim fakültesi matematik öğretmenliğinde okuyorum ve öss de çok yüksek bir puan alarak verdim bölümümü.3 yıl önce matematik öğretmenliğini verdiğimde fen edeb mat bölümünden 40 puan fazla almştk şimdi onlar 4 yıl okuyarak öğretmen olabilecekken biz hem çok yüksek puan almş hemde 5 yıl okumuş oluyoruz . asıl magdur bence burda biziz ama malesef sesimizi duyuramıyoruz

  12. Müstafa dedi ki:

    Ekrem hocam öncelikle yazınızla konuyu gündeme almanız beni çok mutlu etti. Teşekkürler… Biz Eğitim Fakültesi öğretim elemanları ve üyelerinden oluşan bir grub olarak, konuyu Danıştaya taşımak gerektiğini düşünüp, hazırlıklarımızı yapıyoruz, bu konuda yardımınıza ihtiyaç duymaktayız.. Konuyu eğitim fakülteli arkadaşlara ulaştırıp, destek almamız gerekmektedir.. Tepkimizi duyurmalıyız bu yanlış karara….
    Saygılar…

    Admin Cevabı:

    Merhaba hocam. Öğretmenlik mesleğinin bu denli ayaklar altına düşürülmesi karşısında hiç kimsenin sessiz kalması düşünülemez. Her gün yüzbinlerce ziyaretçisi olan web sitelerimizden olabilecek her türlü desteği vermeye hazırız. Gelişmeleri bize bildirirseniz büyük bir birlik oluşturup kamuoyunu bilgilendirebiliriz. Teşekkürler.

    Ekrem Dumuşoğlu

  13. yxd dedi ki:

    neden “tarihi şaşkınlık” dediniz ki? büyük ihtimalle eğiitim fak kökenli ve ya eğiitim fak. destekçisisiniz.
    b,raz tarih bilseniz; zamanında eğitim enstitülerinden başkası yokken liselere felsefe grubu vesair branş öğretmeni nereden yetişiyordu. 3 yıllık eğitimler 4 yıla çıkarılıp her okula her branştan öğretmen yetiştirmeye başlayınca,fen edebiyat düşmanlığı nüksetti. kesinlikle sizin mezun olduğunuz lisenizde de öğretmenleriniz fen-edebiyat fak. mezunuydu. yok formasyon alamazmış da, yok formasyonu eksikmiş de. tüm eğiitimliler toplansa, bir edebiyat fak felsefe mezunu kadar formasyon etmez. sizler bu dersleri yıllara dağıtılmış olarak 4 yıl okumakla övünebilirsiniz. biz felsefe bölümü mezunlarının da formasyon dersleri bölüm dersiydi ve diğer bölümlere de bu dersleri biz veriyorduk. boşuna fen-edebiyat fakültelerinin düşmanlığını yapmayın. sizler bizim tırnağımız olamazsınız.

    “bir fen-edebiyat mezunu, felsefe öğretmeni”

    Admin Cevabı:

    Merhaba hocam. Unutmayın ki okuduğunuz bu metnin ana düşüncesi Fen – Edebiyat ve Eğitim Fakültesi kavgası değildir; öğretmenlik mesleğinin ayaklar altına alınmasıdır. Lütfen yeniden okuyunuz metni. Teşekkürler.

  14. yxd dedi ki:

    BU YAZIYI YAZAN HER KİMSE; HER HALUKARDA SİZE DESTEK VERMEK ZORUNDA OLMADIĞIMIZIN BİLİNMESİNİ İSTERİZ. GÖRDÜĞÜM KADARIYLA BURADA SADECE DESTEKLEYEN YAZILARA YER VERİLİYOR.MUHALİFLERİ İSE SANSÜRLEMİŞSİNİZ. EĞİİTİM FAKLARIN 5 YILLIK OLUŞU YA DA DAHA YÜKSEK PUANLA ALMASI; FEN-EDEEBİYATLARIN AŞAĞI KONUMDA OLDUĞUNU GÖSTERMEZ.TÜRKİYENİN EĞİTİM TARİHİ İLE EĞİTİM FAKÜLTELERİNİN TARİHİ KARŞILAŞTIRILDIĞINDA ÇOK CILIZ BİR GEÇMİŞE SAHİP OLDUĞU GÖRÜLÜR. OYSA EN BAŞINDAN BERİ FEN-EDEBİYATLAR ÖĞERETMEN YETİŞTİRİYOR. BURADA ASIL MAĞDUR EDİLİP HAKKI GASPEDİLEN, FEN-EDEBİYAT FAKÜLTELERİDİR. TIPKI ÖĞRETMEN OKULLARININ ECEVİT ZAMANINDA HAKKININ GASPEDİLDİĞİ GİBİ. SİZ DAHİ VE DE BURADA YAZAN SÖZÜMONA EĞİTİM ÇIKIŞLI KİŞİLERİN ÖĞRETMENLERİ DE KESİNLİKLE FEN-EDEBİYAT MEZUNUDUR. ÖNCE FEN-EDEBİYAT VARDI, GELECEKTE DE VAR OLMAYA DEVAM EECEKTİR. BİRAZ TARİH OKUYUN VE EĞİTİM TARİHİMİZE BİR BAKIN İSTERSENİZ.

    Admin Cevabı:

    Bu bahsettiğiniz tarihten haberimiz olduğundan emin olabilirsiniz hocam. Yazıyı yeniden anlayarak okumanız fikrinizin değişmesini sağlayacağını düşünüyorum.

    Saygılarımla…

    Ekrem Durmuşoğlu

  15. erdem arslan dedi ki:

    fen edebiyat fakültelerine formasyon VERMESİNLER! Bir öğretmen lisesi mezunu olarak, bir eğitim fakültesi mezunu olarak ve bir öğretmen olarak soruyorum; niçin fen edebiyat fakültesi mezununa öğretmenlik hakkı verilsin ki? bu gençler öğretmen olabilmek için fen edebiyat fakültesine gidiyor diyorsunuz. bu bir gerçek ama bunun böyle olması bu cümlenin haklı olduğu anlamına gelmez. bir kaç sebeble fen edebiyat mezunları öğretmen olmamalı;
    1. düz liseden mezun olan da öğretmen olmasın. öyle olacaksa öğretmen liseleri kaldırılsın. nedenine gelince mantalite farkı. bizler daha liseden itibaren öğretmen olacak şekilde eğitilmeye başladık. öğretmen olmadan önceki son 8 senemizi öğretmen olacağımız beynimize kazınarak öğretmen olduk. ancak düz liseden fen edebiyata giden insan son 1.5 senesini öğretmen olacak şekilde düşünüyor. aradaki 6.5 senelik mantalite farkını karşılayabilecekler mi bu gençler?
    2. fen edebiyat fakültelerinin kuruluş amacı ülkenin ihtiyaç duyduğu bilim adamlarını yetiştirmektir. öğretmen yetiştirmek değil. bundan dolayı eğer bir insan öğretmen olmak istiyorsa eğitim fakültesine gitsin fen edebiyat fakültesine değil. o zaman eğitim fakültelerini kapatalım.
    3. ben eğitim fakültesine girdiğim sene öss sınavından aldığım 186 puanla yerleştirildim. oysaki ben kendimi hiç kasmaz, 165 puanla çok rahat fen edebiyat fakültesine giderdim. ben niye kendimi o kadar zorladım yerleşebilmek için? benim suçum neydi? benim uykusuz geçirdiğim gecelerin diyetini kim ödeyecek?
    4. eğitim fakültesi mezunu olup da atanamayan binlerce öğretmen SIFATINI bileğinin hakkıyla kazanmış ama atanamamış insan bulunuyor. birkaç siyasi kaygıyla bu insanları çiğneme hakkını size kim veriyor?
    5. öğretmen arkadaşlar bilirler ki, öğretmenlik uygulamalı olarak geliştirilir, teorik olarak değil. eğitim fakültesi mezunları 4 senelik eğitimlerinin 1.5 senesini okulunun havasını koklayarak geçirirler. staj yaparak. oysa bir fen edebiyat fakülteli? yarım senede!

    eğer fen edebiyat fakültesi mezunlarını öğretmen yaparsanız, öss de sbs de binlerce 0 çeken öğrenci bulursunuz. eğer fen edebiyat fakültesi mezunu, su ürünleri, botanik mezunu, istatistik mezunu insanları öğretmen yaparsanız, ülkenin bugün geldiği konumda bulursunuz kendinizi. eğitimi çökmüş, eskiden çok değerli olup da bugün öğretmen mi aman ya boşver hepsi işe yaramaz adam bunların denilen insan tipini ortaya çıkartırsınız.

    o yüzden fen edebiyat fakültesi mezunlarının öğretmen olmasına kesinlikle karşı çıkıyorum. öğretmen OLMASINLAR. üniversitede kalsınlar. biliyorum bana çok kızacaklar, biliyorum bir sürü mesnetsiz ihtamla bana yaklaşçaklar ancak ÖĞRETMEN OLMAK için neler çektiğimi bir tek ben bilirim.

    saygılarımla.

    Admin Cevabı:

    Yazınızı sonuna dek okudum… Kendi içinde çelişen onlarca hataya düşmüşsünüz hocam. Öğretmen lisesi mezunu olduğunuz için tek hakkın size ait olduğunu düşünüyorsunuz. Bu temelsiz bir düşüncedir.

    Öğretmenlik bölümüne daha yüksek puanla girdiğiniz için bu hakkın yalnızca eğitim fakültelerine ait olması gerektiğini söylüyorsunuz. Eğer ÖSS giriş puanı baz alınacak ise en çok zararlı çıkacak kişiler yine sizler olursunuz. Basit bir örnek:

    Kimya mühendisliği, bilgisayar mühendisliği gibi bölümler eğitim fakültesinin “ilgili” bölümlerinden daha yüksek puanla girmişlerdir. 1,5 yıllık tezsiz yüksek lisans eğitiminden sonra sizden daha üstün konuma gelir ki bu durum size daha büyük zarar verir.

    öğretmenliğin iki temel ayağı vardır: alan bilgisi ve öğretmenlik bilgisi. Yukarıdaki örneklerde verdiğim mühendislik bölümlerinin alan bilgisinde daha iyi olduğu tartışmasız bir gerçektir. Sizinle eşit bir tezsiz yüksek lisans aldığı zaman ne diyeceksiniz peki?

    O yüzden temelsiz iddialardan vazgeçmeniz tüm öğretmenlerimiz için çok iyi olacaktır.

    Fen – edebiyat mezunlarının öğretmen olması konusunda ise temel düzenlemeler olmadan bunu kaldırmaları çok zordur. En az 4 yıl öncesinden kesin bir karar verilmeli ve bu tüm Türkiye’ye duyurulmalıdır. O fakültelere giden öğrenciler öğretmen olamayacağını kesinlikle bilmelidir. Bunun hemen ardından bu fakültelerin kontenjanları %90 oranında indirilmeli ve geri kalan %10 luk kısım için iş olanakları sağlanmalıdır.

    Böyle bir çözüm olmadığı sürece her zaman siyasi oyunlar devam edegelecektir.

    Saygılarımla

    Ekrem Durmuşoğlu

  16. istanbul üniversitesi dedi ki:

    Sevgili Arkadaslar.

    ben de bir meslektaşınız olarak şunları belirtmek istiyorum. 1999 girişli 2003 mezunu ist edebiyat tarih çıkışlı şuan 4. yılına giren bir öğretmenım..

    99 yılında verilen kılavuzlarda edebiyat fak.bitirdiginizde meb ve özel eğitim kuruluşlarında öğretmen olunur diye bir ifade vardı..

    benim girdiğim yıl formasyon kaldırıldı. 2003 yılında cıktı 1.5 yıllık tezsiz yüksek lisans kavramı ilk kurban bizlerdik..

    Açıkcası biz de yaptık eğitim -fen edebiyat kavgasını ancak admininde belirttiği gibi konu bu değil ve bir yere varılmıyor. sonuç olarak biz eğitim fakultelileere şunu derdik. e buyrun kpss bizden iyi öğretmenseniz buyrun..

    size biraz nasıl bir süreçten geçtiğimi anlatırsam sanırım şaşırıp kalırsınız.

    4 yıllık fen edebiyatı bitidikten sonra kpss sınavına girdim. bazı arkadaslar formasyonun olmadan neden çalıştınız diyebilir ve nitekim dediler de..

    ancak 2004-2005 yıllarında formasyonsuz adaylar 75 üzeri alırlarsa atanabilirler diye bir ifade vardı… ben de sınava girdim ve 87 puanla 14.000 tarihçi arasında ilk 150 ye girdim. sonrasında bizi ankara cagırdı ve 1.5 ayda ( ay ,yıl değil)formasyon verdi. türümün tek örneği olduğumun farkındayım.

    şimdi sunu söylemem gerekiyor. benım ne 1.5 yıl formasyon eğitimim oldu ne de eğitimciler gibi 5 yılım.. peki 120 eğitim bilimleri sorusundan 105 net yapmamı ne 1.5 yıl ile ne de 5 yıllık eğitim fak li olmakla açıklayabilirsniz.

    arkadaslar formasyon. yaşayarak tecrübe edinerek oluşuyor. ben nice eğitim fakülteli olup barajı gecemeyen. nice edebiyat fak cıkıslı olup öğrencisini tartaklayan adam gördüm..

    bu aşk işi bu gönül işi.. acık konuşalım. okulda gördüğünüz formasyon dersleri hiçbir işinzie yaramıyor.
    önemli olan sahada neler yaptıklarınız yapacaklarınız..

    konudan saptırdıysam şimdiden özür dilerim. ama ben her iki kesimin de birbirisiyle barılık olmaısını temmeni ediyorum

    selam ve dua ile

    AKİF

  17. cennet dedi ki:

    sayın ist.üniversiteli ark.ım bende tarih öğretmeniyim ama eğitim fakültesi mezunuyum yazını […]

    Admin Notu:

    Değerli hocam, yorumunuzun aşırı tahrip edici olması nedeniyle yayımlamıyorum. Konumuz bu değil lütfen yazımızı yeniden baştan sona “anlayarak” okuyunuz. Değerli yorumlarınızı yeniden bizimle paylaşırsanız memnun oluruz.

  18. pelin dedi ki:

    sanki eğitim mezunları atama alabiliyormuş gibi bi de başımıza bu formasyon çıktı.ben 30 puan fazla çekip geliyorum arada bi fark olmalı böle bir şey çıklacağını bilseydim memleketimde bölüm okurdum sırf eğitim fakültesine gelmek için bu kadar çabalamazdım.bu yaptıkları kul hakkına giriyor ben hakkımı helal etmiyorum

  19. kardelen dedi ki:

    kusura bakmayın da ben bi fen edebiyet öğrencisiolarak bunda bizim suçumuz yok.sizler nasıl yüksek lisans yapaliyosanız bizimde formasyon hakkımız olarak görüyorum . o zamn siz bixim işimize karışmayın bizde sizin o açıdan baktın mı hiç sanmıyorum…!nasılsa kpss atıyo farkını orada belli et sonuçda herşey senn elinde çalış ve kazan ..

  20. BİLAL MODANLI dedi ki:

    ARKADAŞLAR HEPİNİZ HAKLISINIZ AMA NELER OLUYOR FARKINDA DEĞİLİZ EĞİTİM VE FEN EDB MEZUNLARI İŞSİZ DOLAŞIRKEN MEB KALİTE ARTSIN DİYE İKİ YILLIK MEZUNLARI ÖĞRETMEN OLARAK ÇALIŞTIRIYOR VE ERBAKANİLE ECEVİTİN SİYASETİNE B EDEL ZİRAAT,VETERİNER MEZUNLARI MEB DE EMEKLİ
    OLACAKLAR BENCE HEPİMİZ SİYASETÇİLERİN MAĞDURU OLUYORUZ BEN 1999 FİZİK MEZUNUYUM AMA HALA KADRO ALMADIM BUDAN SONRADA İMKANSIZ GİBİ ÜNİVERSİTELER NE KADAR ELEMAN ALIYOR MEZUN OLANLAR NE KADARBU SORUNU BİRLİKTE HAREKETLE HAL EDELİM

  21. mattthh dedi ki:

    hocam merhaba.ben eğitim mat öğrencisiyim benimde size bi sorum olcak.eğitim matematik mezunlarının akademsyen olma şansı nedir?ben 4. snf tym ve hep akademsyenlk düşündüm.ona göre hazırlandm.Ama üniversitelere alnmadıgımızı bu konuda fen edeb öncelik verilkdiğini duydum.bu konuda beni aydnlatrsnz çok sevnrm. şimdiden tşkkrler.

    Admin Cevabı:

    Merhaba, üniversitelerin yüksek lisans ve doktora alımlarında genellikle her iki alan için de başvuru kabul edilmektedir; ancak mülakatlarda “duyduğum kadarıyla” Fen – Edebiyat fakültelerine daha sıcak bakılıyormuş; çünkü aldıkları alan eğitimi herkesin bildiği gibi çok ağır ve geniş bir donanımla mezun olmaktadırlar. Ancak bu her zaman için böyle olmuyor yani eğitim fakültesi mezunlarının da doktoraya alındığını görmekteyiz. Bu da tamamen kişisel donanımınız ile alakalıdır, siz de mutlaka şansınızı deneyiniz. Başarılar diliyorum.

    Ekrem Durmuşoğlu