BİYOTİK FAKTÖRLER (FİZİKSEL ÇEVRE)Doğadaki bütün canlıların yaşaması ve gelişmesi için belirli fiziksel ve kimyasal koşullar gereklidir.Ekoloji biliminde cansız ögeleri kapsayan fiziksel çevre faktörleri;Güneş ışınımı.+Sıcaklık.+Su ve Toprak.
AMPHİBİA (İKİ YAŞAMLILAR)
Hem suda hem de karada yaşadıklarından iki yaşamlılar anlamına Amphibia adı verilmiştir. Gerek anatomi ve gerekse fizyolojik açıdan balıklarla sürüngenler arasında bir özellik gösteren Amphibia sınıfı, omurgalıların su dışında yaşayan ilk grubunu oluşturmaktadır.
AŞI VE SERUM
Bağışıklık: Vücudun herhangi bir hastalık etkenine karşı dayanıklılık kazanmasına bağışıklık denir. 1. Doğal Bağışıklık:Canlıların doğuştan getirdikleri ve onları mikroplara karşı koruyan, canlının çeşitli özelliklerine (yapısal, genetik) bağlı olan bağışıklıktır. 2. Kazanılmış Bağışıklık: Canlıların hastalık etkeni ile karşı karşıya kalmasıyla ortaya çıkan ve oluştuğu canlıda etkili olan yada oluştuğu canlıdan bu hastalık etkenleri ile karşılaşmadan başka bir organizmaya aktarılabilen yani sonradan kazanılan bir bağışıklıktır. ATPYüksek enerjili fosfat bağları hidrolizle koptuğu zaman açığa çıkan yüksek enerji biyokimyasal reaksiyonlarda kullanılır. ATP ——– ADP + P + 7300 Kal (enerji)
ENERJİ VE HAYAT (ATP)
A) METABOLİZMA
Hücrelerde meydana gelen yapım,yıkım ve dönüşüm reaksiyonlarının hepsine birden metabolizma denir.
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ
İmmün Sistem
İmmün cevap vücudu mikroorganizmalara,
kanser hücrelerine ve diğer potansiyel zararlı maddelere karsı koruma yoludur.
İmmün sistem;İmmün sistem vücudu potansiyel zararlı maddelere karsı korur.
BAKTERİLER Prokaryot hücrelerdir.Monera aleminde yer alırlar. Dünyada en çok bulunan canlılardır. Toprağın 5 metre derinliklerinden tatlı ve tuzlu sulara ölü bitki ve hayvan artıkları üzerinden, canlı hücrelere kadar çeşitli alanlarda yaşarlar. Çekirdek, çekirdek zarı ve zarlı organelleri yoktur. Yalnızca temel organel olan zarsız ribozom organelleri vardır. Bazı bakteri zarlarında solunum enzimleri mezozozm çevresinde toplanmıştır. ( Aerop bakteri)
BESİNLER
Enerji vericiler : Karbonhidrat, yağ, proteinEnerji verimi : Yağ, protein, karbonhidratYapıcı-onarıcı : Protein, yağ, karbonhidratDüzenleyiciler : Protein, vitamin, mineraller, suAçlık anında kullanım sırası : Karbonhidrat, yağ, proteinSindirim kolaylığı : Karbonhidrat, protein, yağ
BESLENME Beslenme; insanın büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli maddeleri alıp, vücudunda kullanmasıdır. Yapılan araştırmalarda insan yaşamı için 40 dan fazla besin çeşidine ihtiyaç duyar.
BİLİMSEL YÖNTEM BİYOLOJİ : Canlıların yapıları, yaşayışları ve çevre ile ilişkilerini, canlılık özelliklerini araştıran, Fizik ve Kimyanın ilkelerini de kullanarak yaşamı açıklamaya çalışan pozitif bir bilimdir.Kısaca canlı doğayı inceler.
Biyoloji biliminin gerçek amacı; canlılar dünyasından insanlığa faydalı sonuçlar çıkarmaktır.
Biyoloji iki büyük alana ayrılır:
1 – Botanik (bitki bilimi)
2 – Zooloji (hayvan bilimi) 1 2 3 BİTKİLER· Fotosentez yapan ototrof canlılardır.· Yarı parazit bitkiler (ökseotu) fotosentez yapar, fakat su ve mineralleri konaktan alır.· Tam parazit bitkiler (cinsaçı) fotosentez yapmaz.· Bitkiler üremelerine göre sınıflandırılır. BİTKİLERDE DÖLLENMEEşeyli üreyen bitkiler çiçeklerinde yumurta ve polen oluşumunu gerçekleştirdikten sonra döllenme olayı meydana gelir. Yumurta ve polen dediğimiz gametlerin oluşumu tabi ki mayoz bölünme ile gerçekleşir. Ancak mayozdan sonra ufak tefek farklılıklar oluşur.
BİTKİ VE HAYVAN HÜCRESİIşık mikroskobunda yapılan gözlemlerde bile bitki ve hayvan hücresi arasındaki farklar izlenebilir.Aşağıdaki tablodan da görülebileceği gibi bitki hücresinin çeperinde selüloz vardır. Hayvan hücresi ise selüloz çeper içermez. Selüloz bitki hücresine belli bir dayanıklılık ve şekil verir. Hücre çeperi vakuolleşen protoplastların yüksek osmotik basıncına karşı koyar.
BİYOCOĞRAFYA Bitki ve hayvan türlerinin dağılımını ve bu dağılımın nedenlerini inceleyen bilim dalına biyocoğrafya denir.
BİYOLOJİNİN KONUSU Biyoloji kelimesinin türkçe karşılığı “canlı bilimi” demektir. Araştırma konusu ise canlılardır. Canlıların yapısı, büyümesi, üremesi, gelişmesi, kalıtımı, fizyolojisi, çevresi gibi canlılarla ilgili her şey biyolojinin konusudur.
BİYOLOJİNİN ALT BİLİM DALLARI Yeryüzünde yaşayan binlerce canlı türü vardır.Canlıların özellikleri de birbirinden oldukça farklıdır. Araştırmacıların canlıları bütün ayrıntılarıyla incelemesi mümkün değildir.Biyoloji, incelediği canlı çeşidine göre zooloji ve botanik olmak üzere iki ana bölüme ayrılır;
BİYOLOJİNİN DİĞER BİLİMLERLE İLİŞKİSİ Sonuç olarak canlıları ve canlıların çevreleriyle ilişkilerini inceleyen biyoloji,cansız dünyayı inceleyen çeşitli bilim dallarıyla dolaylı ve dolaysız ilişkide bulunmaktadır.
BİYOLOJİNİN GELECEĞİ VE İNSANLARA KATKISI
Bütün yaşam bilimleri için de tıbbın veya tarımın ayrılmaz bir parçası olarak düşünülüyordu. Çünkü insan olgunun doğaya donuk ilgisi her şeyden önce yaşamını sürdürmesi sağlayacak şeyler yönetilmişti (yaşam) anlamındaki yunanca bios ve (bilim) anlamındaki logas kelimelerinden üretilen biyoloji terimine ancak 14. yüzyılında bilim dünyasına armağan edildiyse de bu bilim ilgilendiği konular antik çağdan beri gündemdedir.
BİYOLOJİNİN ÖNEMİ
Neden biyoloji Biyoloji kelimesinin Türkçe karşılığı “canlı bilimi” demektir. Araştırma konusu ise canlılardır. Canlıların yapısı, büyümesi, üremesi, gelişmesi, kalıtımı, fizyolojisi, çevresi gibi canlılarla ilgili her şey biyolojinin konusudur. BİYOLOJİ`NİN TARİHİ GELİŞİMİ İnsanlığın biyoloji konusundaki ilgisi ve bilgi birikimi insanlık tarihi kadar eskidir.İlk insan,çevresindeki bitki ve hayvanlar konusunda bilgi edinmek zorumdaydı. Çünkü beslenme,barınma,giyinme gibi gereksinimlerini karşılamak için çevresindeki canlılardan yararlanması gerekiyordu. BİYOLOJİNİN UYGULAMA ALANLARI Eczacılık, Biyomekanik, Biyoteknoloji, Diş Hekimliği, Ekoloji, Fizyoloji, Mikrobiyoloji, Tarım, Tıp BOŞALTIM SİSTEMİMetabolizma (yapım- yıkım olaylarıdır) sonucu hücrelerde ortaya çıkan zararlı artık maddelerin dışarı atılması olayına boşaltım denir. Boşaltım sistemleri canlılardaki yararsız ve zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırarak canlının iç çevresi ile dış ortam arasında bir denge kurar. (hemoostasi) BOŞALTIM SİSTEMİ· Metabolizma sonucunda oluşan zararlı ve işe yaramayan maddelerin dışarı atılmasına boşaltım denir.· Tek hücreli canlılarda çoğunlukla CO2 ve NH3 gibi artık maddeler doğrudan difüzyon veya osmozla dışarı atılır.· Tatlı sularda yaşıyan canlılarda (paramesyum gibi) fazla suyu dışarı atan kontraktil kofullar bulunur. BUNLARI BiLiYOR MUYDUNUZ ?* Tavuklar yılda ortalama 227 kez yumurtlar. * En küçük at turu yaklaşık 75 cm’ dir. Bu at turu fallabelladir. * Bir arı kendinden 300 kat ağır nesneleri kaldırabilir. CANLILAR VE BESLENME İLİŞKİLERİ1- Canlılar neden sınıflandırılıyor? Yeryüzünde yaklaşık iki milyon canlı yaşamaktadır. Bu canlıları tek tek inceleme olanağı bulunmaması canlıların sınıflandırılmasını zorunlu kılmaktadır.CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ ve SINIFLANDIRILMASI (sistematik) Canlıların Sınıflandırılması : Canlıların belirli Özellikleri göz önüne alınarak yapılan gruplandırmaya sınıflandırma veya biyosistematik denir. Sınıflandırmayı inceleyen bilim dalına sistematik ( Taksonomi) denir. Sınıflandırma ikiye ayrılır:
1) Ampirik (yapay = suni) sınıflandırma : Canlıları dış görünüş, yaşayış ve birkaç yüzeysel özelliğine göre bakarak sınıflandırmaktır.
CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ
Canlı ve cansızların aynı kimyasal ve fiziksel yasalara bağlı olduğuna inanan felsefeye Materyalizm ya da mekanik görüş, buna karşılık canlıların farklı yasalar altında hareket ettiğini ve canlılığın mistik bir güç ile meydana geldiğini benimseyen görüşe de Vitalizm ya da kadercilik denir.
CANLILIK VE ÇEVRE· Bilim; deney ve gözlemler sonucu elde edilen bilgidir. · Bilimsel çalışma;bir problemin çözümünde izlenen yola denir. · Bilimsel problemin çözümü : DOKULAR Doku: Yapıları ve görevleri aynı olan hücre topluluklarıdır. Hayvansal ve bitkisel dokular olarak ikiye ayrılır. Hayvansal Dokular: Epitel, bağ, kıkırdak, kemik, kas, kan ve sinir doku olmak üzere 7 çeşittir.1.Epitel Doku: Vücudun dışını saran, iç organların yapısına katılan, ara maddesi çok az olan, kan damarı taşımayan dokudur. 3`e ayrılır. ENDOPLAZMİK RETİKULUM Endoplazmik Retikulum en ilkel taşıma sistemidir , yaşlanan hücrelerde faaliyeti azalır. Memeli alyuvarlarında bulunmaz. EKOSİSTEMLER Hücrenin organizmalarının temel öğesi olması gibi, ekosistemlerde doğal ortamın birimlerini oluşturur. Her ekosistem biyosenoz adı verilen bir canlılar topluluğundan oluşur.
ENZİMLER
Enzimler, Proteinlerden yapılmışlardır ve doğal olarak yalnız canlılar tarafından sentezlenirler. Hücre içerisinde meydana gelen binlerce tepkimenin hızını ve özgüllüğünü düzenlerler. Çok defa hücre dışında da etkinliklerini korurlar.
ENERJİ KAYNAKLARIMIZ İnsanlar kendi güçleriyle yapabilecekleri işin çok fazlasını daha çabuk güvenli ve rahat bir şekilde yapmak için çeşitli enerji kaynaklarını kullanırlar. Var olan enerji biçimlerinin kökeni . Güneş’ten gelen ışık enerjisidir. Ormanın ve besinlerin kaynağı güneş enerjisidir.
EVRİM MEKANİZMASI
Evrimin önemli ham malzemelerinden biri mutasyonlardır. Mutasyonu açıklamadan önce modifikasyon (ya da diğer adıyla varyasyon) tanımını doğru yapmak gerekir.
FERMANTASYON VE OKSİJENLİ SOLUNUM Solunum:Canlıların enerji elde etmek için organik besin maddelerini parçalamalarına denir. Solunumun amacı ATP sentezlemektir. Organik besinlerin yapısındaki kimyasal bağ enerjisi ATP üretiminde kullanılır. Canlılarda Oksijenli ve Oksijensiz olmak üzere iki çeşit solunum vardır. FOTOSENTEZFotosentez:Işık enerjisinin kullanılarak organik bileşiklerin üretilmesidir.Bakteriler ve mavi-yeşil algler hariç fotosentez olayının gerçekleştiği organeller kloroplastlardır. Stroma adında lamel ve grana adında renksiz ara maddeden oluşurlar.
ENERJİ VE HAYAT
(FOTOSENTEZ)
Klorofilli canlıların ışık(güneş) enerjisini kullanarak inorganik maddelerden organik maddeler sentezlemesidir.Fotosentez yeryüzündeki en önemli dönüşüm olayıdır.Fotosentez yapabilen canlılar fotosentetik bakteriler,mavi-yeşil algler ve diğer yeşil bitkilerdir.En çok fotosentez yapraklarda olur. ENDOKRİN SİSTEMCanlılarda sistemler arasındaki uyumlu çalışmayı sağlayan özel maddelere hormon denir.Bunların sağlandığı yere endokrin bezler,bu sisteme de endokrin sistem denir.
GENETİK (KALITSAL) HASTALIKLAR)Canlılardaki kalıtsal özelliklerin dölden döle nasıl aktarıldığını inceleyen bilim dalına genetik denir.Ayrıca “gen”in yapısını, görevini ve genlerde meydana gelen değişiklikleri de inceler.İlk genetik çalışmalarını Gregor Johann MENDEL yapmıştır. Bu yüzden genetik biliminin kurucusu ve babası sayılır. Yetiştirdiği bezelyelerdeki karakterleri inceleyen Mendel kalıtım ve de tabi ki biyoloji bilimine çok büyük katkıda bulunmuştur.
GEN SAYIMIZ 30 BIN CIVARINDA 60-100 bine vardigi tahmin edilen insan genleri sayisi, meyve sineginin yalnizca iki kati. Insanin gen yapilarinin bilinmesiyle hastaliklarin önceden belirlenebilecegini, bunun da insanlar arasinda ayrimciliga neden olcagi ileri sürülüyor.
GENETİK VE KANSER
İnsan yaşamı boyunca çevresi ile sürekli olarak ilişki içindedir. Bu uyum devam edegeldiği sürece de ayakta kalabilmektedir. Embriyo döneminde anne karnında kan dolaşımı yolu ile başlayan etkileşim, daha sonraları yerini daha geniş alanlara bırakır.
HORMONAL DÜZENLEMEGelişmiş ve karmaşık yapılı hayvanlarda bir çok vücut kısmının işleyişi iki büyük sistem tarafından düzenlenir. Birincisi sinirsel, ikincisi ise hormonal düzenlemedir .
HÜCRE Dünya üzerinde yaşayan canlılar, bitkiler ve hayvanlar olmak üzere iki kısımda incelenebilir. Bu canlı organizmaların temel bir takım ortak özellikleri bulunmaktadır. 1. Hücre yapısı: Bütün canlılar hücre ya da hücrelerden oluşmuştur. Hücre organizmanın temel birimidir. Hücrede geçen bir takım olaylar canlılığın devamına izin verir.
HÜCRE METABOLİZMASI
Canlıların yapısına giren maddelerin yadımlama ürünü halinde dışarıya atılıncaya kadar uğradığı fizyolojik değişikliklere metabolizma (madde değişimi) denir. Metabolizmaya kısaca canlının yaşam temposu denilebilir. Metabolizma hücrede yapım ve yıkım olayları içerir. Hücre metabolizması ikiye ayrılır.
HÜCRE ZARI 1)Hücreyi çepe çevre sararak şekil kazandırır. 2)Hücre sitoplazmasının dağılmasını önler. 3)Besin ve gaz alışverişini sağlar. 4)Canlı, esnek, saydam ve seçici geçirgendir. 5)İki sıra protein ve içinde iki sıra yağ moleküllerinden meydana gelmiştir. 6)Hem hayvan, hem de bitki hücrelerinde bulunur. HÜCREDE MADDE ALIŞVERİŞİ· Hücre zarında gerçekleşen bir olaydır. · Canlılığın devamı için gereklidir. · Hücre zarından geçebilenler : O2, CO2, CO, su, mineraller, glikoz fruktoz,galaktoz,yağ asidi, gliserol, a.asit, vitamin, alkol. HÜCRE FİZYOLOJİSİHücreler yaşayan organizmaların yapısal ve fonksiyonel birimleridir. Hücreler küçük fakat kompleks yapılardır. Yaşamın bu temel birimi hakkında ayrıntılı bilgiler ilk kez 17. Yüzyılda ışık mikroskobunun geliştirilmesi ile edinildi.
İNSAN (HOMO SAPIENS)Çok eski çağlardan bu yana insanın canlı varlıklar arasındaki yeri en ilgi çekici konulardan biri olmaya devam etmiştir. Günümüzde insanın kökeni hakkında çok değişik görüşler ileri sürülmektedir. Yalnız insanın bu günkü şekli ile yaratılmamış olduğu, ilk önce basit yapılı canlılarındaha sonra sırasıyla derece derece daha evrimlilerin ve sonunda da Pirimatlardan insan benzeri canlılar ve bunlardan da insanların oluştukları konusunda şüphe bırakmayacak ölçüde kesin kanıtlar mevcuttur.
İSKELET SİSTEMİ Organizmaların vücuduna desteklik yaparak kendilerine özgü şekillerinin oluşmasını sağlayan yapılara destekleyici yapılar denir. KALITIM Canlıların çeşitli özelliklerinin oğul bireylere nasıl ve hangi oranlarda aktarıldığını, bu özelliklerin hangi yapı ve birimlerle temsil edildiğini, hangi faktörlerden etkilendiğini inceleyen biyoloji dalına genetik denir.
Kan dolaşımıLenf dolaşımı· Besin maddelerini ve oksijeni dokulara taşır. · Metabolizma sonucu oluşan artık madde ve CO2’i dokulardan uzaklaştırır. · Hormonları taşır. KAN FİZYOLOJİSİKan, hücrelerden ve “plazma “ adı verilen bir sıvıdan oluşmuştur. Hücreler eritrositler (kırmızı kan hücreleri), lökositler (beyaz kan hücreleri) ve trombositlerdir. Hücrelerin % 99’undan fazlasını eritrositler oluşturur. Eritrositler kanın oksijen taşıyan hücreleridir. KAN UYUŞMAZLIĞI “Kan uyuşmazliği” genel kaninin aksine, kari koca arasinda değil,gebelik döneminde anne ile karnindaki bebegi arasinda söz konusu olabilen normal dişi bir durumdur.
KARBONHİDRATLAR C,H,O atomundan oluşur. Bu maddelere sulu karbon anlamına gelen karbonhidrat denir. ( H / O = ½ dir.) Birinci derecede enerji kaynağıdır. Canlılarda fotosentez veya kemosentez sonucu sentezlenirler.Karbonhidratlar hem canlının yapısına katılan hem de enerji sağlayan organik bileşiklerin bir grubudur.
KEMİKLİ BALIKLAR(OSTEICHTYESBunlarda iskelet, en azından belli kısımlarda kemik yapıda olduğundan, kemikli balıklar anlamına gelen Osteichtyes adı verilmiştir. Vücutları dermis tabakasından meydana getirilmiş pullarla örtülüdür.
KIKIRDAKLI BALIKLAR(CHONDRICHTHYES) İskeletleri kıkırdak yapıda olduğundan bu hayvanlar, kıkırdaklı balıklar anlamına; Chondrichthyes olarak isimlendirilmişlerdir. Kıkırdak yapıdaki iskelet ilkel bir özellikten çok dejeneratif bir özellik olarak kabul edilir. Çünkü bunların en yakın akrabaları olan Plaucodermi fosillerine devoniende rastlanmasına karşın, ilkel kemikli balıkların fosilleri siluriende bulunmuştur. KROMOZOMUN YAPISIBitkilerde ve hayvanlarda her tür kendine özgü sabit sayıda kromozom içerir. Kromozomların sayısı mitoz bölünmedeki düzenli ve kesin olaylarla sabit tutulur. Bir çok hayvan ve bitkide kromozom sayısı eşittir. KİŞİSEL SAĞLIĞIM TANIMI ve ÖNEMİ Sağlığa verilen değer, toplumların kültürlerine göre değişkenlik gösterebilir.Ancak tarih boyunca sağlıklı olmak mutlu ve uzun bir hayat için en önemli etken olarak kabul edilmiştir. KUŞLAR (AVES)Ön üyeleri değişerek kanat şeklini aldığından uçabilmektedirler. Bu nedenle (Latince, Aves=kuş) Aves adı verilmiştir. Bunlar sıcakkanlı (sabit sıcaklıklı) omurgalıların ilk sınıfını oluştururlar. Vücut sıcaklıkları az çok sabit olup, 39-400C arasında değişiklik gösterir. Vücutları tüylerle kaplıdır.
MANTARLARBitkilerdeki gibi gelişmiş bir kök,gövde yaprak sistemi bulunmayan,klorofil içermeyen çoğunlukla çürükçül yada asalak olarak yaşayan 50 bin kadar bitki benzeri canlı türünü oluşturduğu bölümdür.
MİNERALLER Besindeki mineral bileşikler, besinin organik bileşikleri kadar önemlidir. Kemiklerin ve dişlerin yapımı, metabolizmanın sürdürülmesi ve sağlıklı yaşam için minerallere ihtiyaç vardır. Mineraller iki gruba ayrılabilir:
MİTOZ-MAYOZ (HÜCRE BÖLÜNMELERİ) Hücreler ya canlıların büyüyüp gelişmesi, rejenerasyonu ve dokularının yenilenmesi ya da üreme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla bölünür. Bölünmelere detaylarıyla geçmeden önce hücrelerin niçin bölündükleri konusundaki görüşlere yer verelim. NÜKLEİK ASİTLER (RNA-DNA)RİBONÜKLEİK ASİT (RNA)DEOKSİRİBONÜKLEİK ASİT (DNA)RNA’lar ribonukleotitlerin birbirlerine bağlanması ile meydana gelen tek zincirli nukleik asitlerdir. DNA molekülleri ile kıyaslandığı zaman boyları daha kısadır. Hemen hemen bütün hücrelerde bol olarak bulunmaktadırlar.
ORMANLARIMIZ Halk arasinda orman; sadece bir agaç toplulugu veya yakacak ihtiyacini karsilayan bir varlik olarak algilanmaktadir. Halbuki orman; agaçlarla birlikte diger bitkiler, hayvanlar, toprak, su, iklim gibi canli ve cansiz tabiat faktörlerinin birlikte olusturdugu dogal bir bütünlügü ifade etmektedir. PROTEİNLER Karbonhidratlardan ve yağlardan farklı olarak C, H, O’ nun yanında N ve bazen de S bulundurur. Esas görevi yapı maddesi olmaktır. Yapıtaşları amino asitlerdir. Yüksek sıcaklık proteinlerin yapısını bozar. Her canlının protein yapısı kendine özgüdür.
RADYASYON Radyasyon; enerjinin demet halinde bir kaynaktan çevreye dağılması olayıdır. Bu yolla ısı ve ışık enerjileri yayılır. Bu iki enerjinin, enerji demetleri halinde dalga dalga yayıldıkları kabul edilir. Kısaca radyasyon ışın veya tanecik yayımı olarak tanımlanabilir. İyonlaştırıcı etkisi olmayan ışınların insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri fazla değildir. Ancak ister doğal, ister yapay olsun, iyonlaştırıcı ışınlar oldukça tehlikelidir.
RİBOZOM – MİTOKONDRİ Virüsler hariç tüm canlılarda bulunur. Yaklaşık 15 – 20 nm. (150 – 200 A°) çapında, hepsi birbirinin benzeri, küremsi ya da oval partiküllerdir. Hücrelerin en küçük organelidir. özünde taban kısımlarıyla birbirine mRNA (messenger RNA) aracılığıyla yapışmış biri büyük (moleküler ağırlığı yaklaşık 1.300.000 dalton) diğeri küçük (moleküler ağırlığı yaklaşık 600.000 dalton) iki alt birimden meydana gelmiştir.
10 SORUDA ŞARBON HASTALIĞI Şarbon adı nereden geliyor?
Halk arasında Şir-pençe olarak bilinen şarbon Türkçe’ye Fransızca’dan geçmiştir. Şarbon Fransızca’da kömür anlanıma gelirken hastalığa kara leke de denilmektedir.
Sağlığa Etki Eden Emenler 1-çevresel etmenlerCevre kirliliği-çevrebilimciler çevreyi canlı cansız bütün doğal varlıkların ve doğadaki insan yapısı öğelerin bütünü olarak tanımlar.
SENTROZOM Yalnızca hayvansal hücrelerde bulunur.Hücrenin çoğalmasında (i iplikleri oluşturma) görev alır.
SİNİR SİSTEMİSinir Sistemi Merkezi sinir Sistemi ve Periferik Sinir Sistemi olmak üzere ikiye ayrılır.
MERKEZi SINIR SISTEMI: Merkezi Sinir Sistemi 2 ana parçadan oluşur: beyin ve omurilik. Ortalama bir erişkinin beyni 1300-1400 gramdır. Beyin 100 milyar sinir hücresi (nöron) ve trilyonlarca “glia” denilen destek hücrelerinden oluşur.
SOLUNUM Canlılar yaşamlarını devam ettirebilmek için sürekli enerji elde etmek zorundadır. Enerjiyi de ancak besin maddelerini yıkarak yani daha küçük moleküllere parçalayarak elde eder. Canlıların besin maddelerini yıkarak onlardan enerji elde etmelerine solunum denir.
SÜRÜNGENLER(REPTILIA) Sürünerek hareket ettiklerinden Reptilia adı verilmiştir. Permien’in başlangıcında iki yaşamlıların Labyrinthodontia alt sınıfından, üremek için suya gereksinme duymayan ve karasal yaşamın koşullarına tümüyle uyum gösteren Reptilia sınıfı örnekleri oluşmuşlardır.
SİNDİRİM SİSTEMİ Besin maddelerinin su ve enzimler yardımıyla yapıtaşlarına kadar parçalanması olayına sindirim denir. HAYVANLARDA VE İNSANDA TAŞIMA SİSTEMLERİ HAYVANLARDA DOLAŞIM SİSTEMİ Genel olarak hayvanlarda dolaşım sistemi başlıca şu görevleri yapar:· Sindirim ürünleri ve inorganik besinleri bütün hücrelere taşıma.· Oksijeni hücrelere taşıma (trake solunumu yapanlar hariç) TOPRAK KİRLENMESİ
Biyosferin önemli bir parçası olan toprağın, dolaylı veya dolaysız kirlenmesi, canlılar açısından son derece önemli problemleri de beraberinde getirir. Toprak kirlenmesi, su ve hava kirlenmesine göre daha karmaşık olduğundan önlenmesi çok daha zordur. TIKLA TUNDRALAR Tundralar buz çölleriyle tayga arasında oldukça çorak ama genede bazı bitkilerin yaşamasına elverişli bölgelerde uzanır.Rusya’nın kuzey cephesi denizimde Peçora’nın ağzının doğusunda, İskandinavya’nın kuzey ucunda Kanada’nın kuzeyinde ve güney yarı kürede ateş ülkesinde tundralar görülür.
ÜREME VE GELİŞMEÜreme:Canlıların soylarının devamı için kendilerine benzer yavrular meydana getirmelerine denir.eşeyli ve eşeysiz olarak iki şekilde olur.Eşeysiz üreme:Eşey hücrelerine gerek olmadan yapılan üreme şeklidir. Yavrular tamamen ana bireye benzerler. Ülke Kaynaklarımız 1-toprak kaynaklarıHava su gıbı,canlıların yasaması ıcın vazgecılmez unsurlardan bır dıgerıde topraktır.toprak, bıtkı örtüsünün beslendıgı kaynakların ana deposudur. Topragın üst tabakası ınsanların ve dıger canlıların nbeslenmesınde temel kaynak teskıl etmektedır.bır gram topragın ıçerısınde mılyonlarca canlı bulunmakta ve ekosıstemın devamı ıçın bunların hepsının ayrı önemı bulunmaktadır.
VİRÜSLER Latince zehir manasına gelir. İlk defa tütün bitkisinde gözlenmiştir. Sitoplazmaları ve kendilerine ait metabolizmaları yoktur.Ancak elektron mikroskobu ile görülebilirler.Genellikle yapıları yönetici molekül ve protein kılıftan oluşmuştur.
VİTAMİNLER Düzenleyici besinlerdir. Hayvansal hücrelerde sentezlenemezler. Günümüzde yapay olarak ta elde edilmektedirler. Hücre zarından kolaylıkla geçebilirler. Sindirime uğramazlar. Enzimlerin yapılarına katılırlar.
YAĞLAR (LİPİDLER) Yapılarında C, H, O bulunan uzun zincirli bol oksijen içeren ikinci dereceden enerji kaynağı olan ve en yüksek enerjiyi elde ettiğimiz organik moleküllerdir. İçerdikleri karbon miktarı oksijene göre daha fazla olduğundan karbonhidrat ve proteinlerden daha fazla enerji verirler. YUVARLAK AĞIZLILAR(Cyclostomata = Marsupobranchii)Ağızları yuvarlak olduğu için yuvarlak ağızlılar anlamına Cyclostomata ve solungaç yarıkları kese veya cep şeklinde olduğu için de Marsupobranchii olarak adlandırılmıştır.







emeğinize sağlık
hani nerdeeee