Bilindiği gibi ilköğretimde öğrencilere okulun verdiği davranış puanının yüzde 5′i sınava giren öğrencilerin SBS puanlarına ekleniyordu. Ancak geçenlerde Danıştay şok bir karara imza attı ve SBS‘de öğrencilerin puanlarında Devamı için TIKLAYIN…
25 Mar, 2009 4 Yorum
Bilindiği gibi ilköğretimde öğrencilere okulun verdiği davranış puanının yüzde 5′i sınava giren öğrencilerin SBS puanlarına ekleniyordu. Ancak geçenlerde Danıştay şok bir karara imza attı ve SBS‘de öğrencilerin puanlarında Devamı için TIKLAYIN…
25 Mar, 2009 İlk Yorumu Siz Yapın
Bilindiği gibi MEB daha önceden DPY sınavları için her öğrenciden başvuru ücreti alıyordu. Maddi durumu iyi olmayan bu öğrencilerden alınan bu ücretlere Danıştay 8. Dairesi dur dedi. Devamı için TIKLAYIN…
12 Mar, 2009 İlk Yorumu Siz Yapın
Sayın Kaymakamım, Garnizon Komutanım, Belediye Başkanım, İlçemizin Değerli Yöneticileri, Programımıza İştirak Eden Saygıdeğer Velilerimiz, Misafirlerimiz, Kıymetli Öğretmen Arkadaşlarım ve Geleceğimizin Teminatı Sevgili Öğrenciler…
Milletlerin tarihinde önemli olaylar,önemli âbide şahsiyetler vardır. Türk tarihinin bu önemli olaylarından ve önemli şahsiyetlerinden biri de hiç şüphesiz Milli Marşımızın kabulü ve onun şairi üstad Mehmet Âkif Ersoy’dur.
Bugün burada, “Milli Marşımız ve Mehmet Âkif Konulu” Programımızı sizlere sunmak, öğrencilerimiz arasında, İstiklâl Marşını en güzel okuma yarışmasını gerçekleştirmek üzere toplanmış bulunuyoruz.
Hepiniz Programımıza Hoş Geldiniz.
- İstiklal Marşını “Kahraman Ordumuza” ithaf eden, şiirin altına imza atmayan ve “ – Onu ben değil milletim yazdı. Ben sadece milletimin tercümanı oldum” diyen ve bu şiiri ölümsüz eseri “Safahat” isimli eserine hayatında iken almayan mütevazi şair Mehmet Âkif Ersoy…
- Ben,para için asla şiir yazmam, istesem de yazamam ! Hele hele bu şiir Milli Marşımız ise ödül için, para için asla…! İstiklâl Marşı için konulan ve bugünkü değeri 500 Cumhuriyet altını olan ödülü “Darülmesai” adlı kimsesiz ve yaşlıların,yetimlerin barındığı bir derneğe bağışlayan; bu sırada sırtındaki paltosunu bir arkadaşından ödünç aldığı Milletvekili Mehmet Âkif Ersoy…!
- Ecdâd yadigârı Bursa’nın Yunanlılar tarafından işgal edildiği haberini duyunca evine kapanıp ağlaya ağlaya gözyaşları içinde “Bülbül” şiirini kaleme alan, milletiyle birlikte dertlenen,milletiyle birlikte ağlayan büyük şair…
- Kendisini ziyarete gelen bir gencin: “Yeni bir İstiklal Marşı yazmak gerekse…” diye başladığı soru üzerine,ölüm döşeğinden yavaşça doğrularak : “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın. İstiklal Marşı mürekkeple değil kanla yazılmıştır…” diyerek haykıran ve bu dua ile gözleri kapanan büyük üstâd Mehmet Âkif Ersoy…
Evet…Hepimizin malumu olduğu üzere gittikçe küçülen bir dünyada yaşıyoruz. Ve maalesef üzülerek ifade ediyorum sadece televizyon kültürüyle yetişen bir nesil, bir gençlik var elimizde…
Batı’ya ait pek çok değeri ve ismi adı gibi ezbere biliyor gençlerimiz. Yüzlerce uydurma şarkı sözünü ezbere bizlere okuyabilir. Buna karşılık, kendi değerlerimizden kendi öz benliğimizden uzak bir gençlik var elimizde…!
Gençlerimiz, değeri her geçen gün biraz daha anlaşılan bu âbide şahsiyeti Mehmet Âkif’i onun eseri Safahat’ı ne kadar tanıyor? Veya biz,bu değerleri ne kadar tanıyoruz? Ne kadar tanıtabiliyoruz?
İstiklal Marşı, gençlerimiz için sadece maçlardan önce veya belirli zamanlarda söylenen iki kıtadan mı ibaret? Bu şiir nasıl yazıldı? Bu şiir ne anlatıyor? Hangi mücadeleler sonucunda yazıldı,hangi bedeller ödendi? İşte, istenen arzulanan, Mehmet Âkif’in Âsım’ın nesli olarak nitelendirdiği gençlik bu sorularla haşır neşir olan bir gençliktir.
Saçma sapan yarışma programları,reklam metinleri, magazin haberleri, uydurma şarkı sözleri ile dolu olan boş zihinler…
Unutmayalım ki, kâinat boşluğu sevmez. Ve bizim boş bıraktığımız zihinler hazırdakilerle dolar. Programımızın bu amaca ulaşmasını bu boşluğu bir nebze de olsa doldurmasını temenni ediyorum.
Konuşmamı üstâd Mehmet Âkif’in şu ölümsüz satırlarıyla bitirmek istiyorum:
Şu serilmiş görünen gölgeme imrenmekteyim,
Ne saadet, hani ondan bile mahrumum ben.
Daha bir müddet eminim bu hayatın yükünü,
Dizlerim titreyerek çekmeye mahkûmum ben.
Çöz de Ya Râb!Yükümün kördüğüm olmuş bağını,
Bana çok görme nihayet bir avuç toprağını.
Şiir için gözyaşı derler, onu bilmem yalnız.
Aczimin gözyaşıdır bence bütün âsarım!
Ağlarım, ağlatamam! Hissederim, söyleyemem;
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizârım.
Oku, şayet sana bir hisli yürek lâzımsa;
Oku, zirâ onu yazdım,iki söz yazdımsa!…
Viranelerin yasçısı baykuşlara döndüm,
Gördüm de hazanımda bu cennet gibi yurdu!
Gül devrini bilseydim onun, bülbül olurdum,
Yâ Rab!, Beni evvel getireydin ne oludu?
Âh! Tek bir âşiyandan bin yetimin nâlesi,
Yükselirken dinleyen, insan mıdır bülbül sesi?
Hâya sıyrılmış, inmiş öyle yüzsüzlük ki her yerde,
Ne çirkin yüzler örtermiş meğer incecik bir perde…
Saygılarımla….
Cevdet GÜNEYLİ
Pazar Şehit Hüseyin Kocabaş Ç.P.Lisesi
12 Mar, 2009 3 Yorum
Köy enstitüleri 1940′lı yıllarda dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali YÜCEL önderliğinde sınıf öğretmenleri yetiştirmek amacıyla açılmış okullardı. Her köyden başarılı çocuklar seçililiyor, bu çocuklar köy enstitülerinde eğitimlerini tamamladıktan sonra yeniden kendi köylerine dönüp orada öğretmenlik yapıyordu. Köy Enstitüleri için Cumhuriyet tarihinin eğitimde en büyük, en ciddi atılımlarından biridir diyebiliriz. Bu atılımı Can Dündar farkıyla belgesel tadında aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz. Devamı için TIKLAYIN…
9 Mar, 2009 İlk Yorumu Siz Yapın
Projenin Adı: “Tekebaşı Okuyor” Projesi
Öğrencinin Adı Soyadı: Gözde ÇAY
Sınıfı ve Numarası: 8/B
Tarih: 10.03.2009
Danışman Öğretmen: Ulaş AKDAĞ , Ayhan YILMAZ
Sunuş:
Bu projeyi; Samandağ Kaymakamlığının başlattığı Kitap Okuma Kampanyası çerçevesinde Tekebaşı’daki insanların kitap okuma alışkanlığı kazanması için düşündüm. İnsanların kitap okuması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda da okuldan başlamak üzere halka doğru yayılan bir kampanya düzenlenebileceği görüşündeyim. Bu etkinliğin son derece yararlı olacağını düşünüyorum. Okulumuzda bazen boş ders saatleri oluyor. Boş derslerin kitap okuma saati olarak değerlendirilebileceğini düşünürsek bunun her alanda çok yararını göreceğimizi düşünüyorum. Kitap okunmasında M. E. B. Tarafından belirlenen 100 Temel Eser listesinde yer alan eserlere öncelik verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu okuma alışkanlığı kazanılmasında büyük bir yarar sağlayacaktır. Okulda göstereceğimiz duyarlılığı evde de gösterirsek anne babalarımızın da kitap okumasını sağlayabiliriz. Okuma yazma bilmeyenlere kitapları biz okursak en azından büyüklerimizin de ilgisini kitaba çekebiliriz.
Bu proje sonucunda; öğrenci arkadaşların kendi güçlerinin farkına varacağını, sosyal etkinliklerle kişilik gelişimlerinde önemli bir dönüm noktası olacağını, kendilerini ispatlama fırsatı bulacaklarını,okuma alışkanlığı kazanacaklarını,bunu çevrelerine yayarak; bilgili,kültürlü,ileri görüşlü,aydın bir Tekebaşı halkı ortaya çıkacağını düşünüyorum.
Süreç:
Yapılacak çalışmalar:
· Projede görev alacak öğrencilerin belirlenmesi
· Proje Yürütme Kurulunun oluşturulması
· Proje Denetleme Kurulunun oluşturulması
· Okul genelinde proje tanıtımı
· Çevredeki kurum-kuruluş ve esnaflarla diyaloğa kurulması
· Kitap okuma alışkanlığı kazandırma süreci
· Projenin sonlandırılması
· Projenin değerlendirilmesi
Projeden kim veya kimlerin yararlanacağı:
· Okul öğrencileri
· Okul öğretmenleri
· Tekebaşı halkı
Kaynakça:
· Okul öğrencileri
· Öğrenci velileri
· Okul idaresi
· Esnaflar
· Sivil toplum örgütleri
· Tekebaşı Belediyesi
· Kültür Edebiyat Kulübü danışman öğretmen ve öğrencileri
Tahmini Bütçe:
Projenin gerçekleştirilmesi sırasında yapılacak işler için para gerekirse okul içi yardım kampanyası düzenlenerek maddi destek sağlanabilecektir.
TEKABAŞI İLKÖĞRETİM OKULU
Gözde ÇAY Papatya UYSAL Özge UYSAL Ulaş AKDAĞ Ayhan YILMAZ
Kulüp Başkanı Başkan Yarddımcısı Üye Danışman Danışman
Ramazan DALÇIK
Okul Müdürü
1 Mar, 2009 İlk Yorumu Siz Yapın
MEB geçenlerde 8 bin 141 öğretmen atandı, bu atamada kadroya geçen sözleşmeli öğretmenlerin yerine yaklaşık on beş gün sonra tekrardan sözleşmeli öğretmen ataması yapılacağını açıkladı.
Öğretmen atamaları vesilesi ile Milli Eğitim Bakanlığı, Bakanlık Başöğretmen Salonu’nda tören düzenlendi. Törende konuşan Çelik, Türkiye’de eğitimcilerin vazifelerini ne kadar sevinçle yerine getirirlerse eğitim sisteminin çok daha güzel bir yerde olacağını vurguladı. Devamı için TIKLAYIN…
6. SINIF 9. Sınıf Dil ve Anlatım Videolu Anlatım 2009 - 2010 Yıllık Planlar inkılap tarihi lgs matematik oks plan soru bankası zümre tutanağı
Site Yöneticileri
Diğer Sitelerimiz
Yemek Tarifleri kadınlar Kadın Teknoloji Yemek Tarifleri Sağlık eğitim forum Edebiyat YGS, LYS, KPSS Edebiyat matematik Sağlık kadın Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Edebiyat diyet örgü hastalık örgü
gebelik