MEB’in 2008 yılı sınav takvimi

Sponsorlu Bağlantılar

Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu yıl ilk kez uygulayacağı ’seviye belirleme sınavı’, 21-22 Haziran 2008 tarihlerinde yapılacak. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) sınav takvimine göre, 2008 yılında 21 sınav yapılacak.

Devamı için TIKLAYIN…

Eğitimde 5 Yıllık Hedefler Belli Oldu

Türkiye’nin eğitim alanında önümüzdeki 5 yıla dönük hedefleri belli oldu. 2008-2012 dönemini kapsayan 5 yıllık Eylem Planına göre, okul öncesinde okullaşma oranı, 2012 yılı itibariyle yüzde 50′ye çıkarılacak.
Devamı için TIKLAYIN…

Danıştay’dan MEB’e 2. Şok Karar

Danıştay, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2007 yılında yapılan tüm yönetici atamalarının geri alınmasına karar vermişti. Danıştay’ın ikinci şoku ise geçtiğimiz hafta karara bağlandı.

Devamı için TIKLAYIN…

Sözleşmeli Öğretmen Taban Puanları Açıklandı

MEB’nın 18 Aralık’ta yapacağı 10 bin sözleşmeli öğretmen ataması için 5-12 Aralık 2007 tarihleri arasında başvurular alınacak. Bölümler, kontenjanlar ve puanlar şöyle:

Devamı için TIKLAYIN…

Sözleşmeli Öğretmene Kadro Mecliste

CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınması amacıyla hazırladığı kanun teklifini, TBMM Başkanlığı’na sundu.

Devamı için TIKLAYIN…

Teknik İz İşaretleri ve Kol Komutları

TEKNİK İZ İŞARETLERİ

Teknik iz işaretlerinin izciler dışında başkası tarafından görülmemesi ve anlaşılmaması gerekir. Bu işaretler genellikle arazide kullanılırlar.  İz işaretlerinin arasında, dağınık yürümekte yarar vardır. Yarım ay biçiminde yürümelidir. Yarım ayın açık kısmı yürünecek yöne bakar. Lider ortadadır. İzi bulan diğerlerine bildirir. Bulunan izler ise deftere not edilir. Daha sonra izi bırakan grupla buluşulduğunda karşılaştırılır. Bu konuda bir çok uygulama yapmakta fayda vardır. Yine işaretler açık seçik anlaşılabilir biçimde olmalı, ancak izci olmayan birisinin anlayamayacağı şekilde olmalıdır.

teknik iz işaretleri, izcilik, izci

DÜDÜK KOMUTLARI

düdük komutları, izcilik

KOL KOMUTLARI

KOL KUMUTLARI, İZCİLİK

OKS Soru Dağılımı

KONULAR

1998

1999

2000

2001

2002

2003

2004

2005

 

OKS MATEMATİK SORU ANALİZLERİ

KONULAR

1998

1999

2000

2001

2002

2003

2004 2005

Kümeler

1

2

2

1

1

2

1 1

Doğal Sayılar ve Tam Sayılar

-

-

1

1

4

3

1 1

Bölme

-

1

-

-

-

-

- -

Bölünebilme

-

-

-

-

-

-

- 1

EBOB – EKOK

2

-

1

-

-

-

- 1

Rasyonel Sayılar

-

2

-

-

1

-

- 1

Ondalık Kesirler

-

-

1

-

-

1

1 -

Üslü Sayılar

1

1

2

-

1

1

1 1

Kareköklü Sayılar

-

-

-

1

1

-

1 2

Denklem Çözme

1

-

-

-

-

-

- -

Eşitsizlikler

-

-

1

1

-

2

1 -

Oran – Orantı

-

-

-

-

1

-

- -

Ölçüler

1

-

-

-

-

-

- -

Sayı Problemleri

4

1

2

3

-

-

1 -

Kesir Problemleri

1

3

1

1

1

2

2 1

Yaş Problemleri

-

-

-

-

-

-

- -

İşçi – Havuz Problemleri

-

-

-

-

1

-

2 -

Hareket Problemleri

1

1

-

-

1

-

- 1

Yüzde Problemleri

-

-

1

2

1

-

1 -

Faiz Problemleri

-

-

-

-

-

-

- -

Karışım Problemleri

-

-

-

-

-

-

- 1

Sayısal Yetenek Problemleri

1

1

3

3

2

2

- 2

İstatistik ve Grafikler

1

2

1

1

1

2

1 1

Harfli İfadeler

-

1

-

1

-

-

1 1

Açı Kavramı ve Doğruda Açılar

-

-

-

-

-

-

1 -

Üçgen Kavramı ve Üçgende Açılar

-

-

-

-

-

-

- 1

Üçgenlerde Uzunluk ve Alan

3

1

2

1

1

-

1 1

Çokgenler

2

1

2

-

2

3

2 4

Üçgenlerde Benzerlik

-

1

1

-

-

-

1 -

Trigonometri

-

-

-

-

-

-

1 -

Çember ve Daire

2

2

-

-

2

1

- 1

Plân, Ölçek ve Türk Bayrağı

-

-

-

-

-

-

- -

Koordinat Sistemi

1

-

-

2

1

2

1 1

Permütasyon

-

-

-

-

1

-

1 -

Olasılık

1

-

1

1

-

-

- -

Yüzey Ölçüleri ve Hacimler

2

3

3

6

2

4

3 2

Modüler Aritmetik

-

-

-

-

-

-

- -

İşlem

-

2

-

-

-

-

- -

TOPLAM

25

25

25

25

25

25

25 25
 

OKS FEN BİLGİSİ SORU ANALİZLERİ

KONULAR

1998

1999

2000

2001

2002

2003

2004 2005

 

OKS SOSYAL BİLGİLER SORU ANALİZLERİ

KONULAR

1998

1999

2000

2001

2002

2003

2004

2005

OKS Deneme Sınavları

          OKS Deneme Sınavı

Geçmiş Yıllarda Çıkmış OKS Soruları

Geçmiş Yıllarda Çıkmış Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı Soruları ve Cevap Anahtarları

 

2006 ÖSS İstatistikleri

2006 ÖSS’ye İlişkin Sayısal Bilgiler ÖSYS’ye Başvuran Aday Sayısı: 1.678.383, Sınavsız Geçişe Başvuran Aday Sayısı: 141.009, ÖSS’ye Başvuran Aday Sayısı: 1.537.374, ÖSS’ye Girmeyen Aday Sayısı: 26.963, ÖSS’ye Giren Aday Sayısı: 1.510.411

2006-ÖSYS BAŞVURU ve SINAVLARA İLİŞKİN SAYISAL BİLGİLER

ÖSS Aday Sayıları
ÖSYS’ye Başvuran Aday Sayısı : 1.678.383
Sınavsız Geçişe Başvuran Aday Sayısı : 141.009
ÖSS’ye Başvuran Aday Sayısı : 1.537.374
Sınava Girmeyen Aday Sayısı : 26.963
Sınava Giren Aday Sayısı : 1.510.411
Sınavı Geçersiz Aday Sayısı : 109
Kopya : 11
Kılık-kıyafet : 8
Yerine başkasını sokma : 4
SG ve Kimlik Belgesi yok : 49
Kural dışı davranış : 32
Cevap Kâğıdı olmayan : 5
Sınavı Geçerli Aday Sayısı : 1.510.302
Puanları Hesaplanmayan : 27.864
Puanları Hesaplanan Aday Sayısı : 1.482.438
Tespit edilen kopya sayısı : 500
Türkçe Testinde : 64
Sosyal Bilimler-1 Testinde : 120
Matematik-1 Testinde : 125
Fen Bilimler-1 Testinde : 44
Edebiyat Sos. Bil. Testinde : 42
Sosyal Bilimler-2 Testinde : 16
Matematik-1 Testinde : 68
Fen Bilimler-2 Testinde : 21
 

YDS Aday Sayıları
YDS’ye Başvuran Aday Sayısı : 32.983
Sınava Girmeyen Aday Sayısı : 767
Sınava Giren Aday Sayısı : 32.216
Sınavı Geçersiz Aday Sayısı : -
Sınavı Geçerli Aday Sayısı : 32.216
Puanları Hesaplanmayan : 849
Puanı Hesaplanan Aday Sayısı : 31.367
Tespit edilen kopya : 2
Testlerin Ortalama ve Standard Sapmaları
Test

Son Sınıfta Okuyan Adaylar

Tüm Adaylar

Ad. Say.

Ort.

Std. Sap.

Ad. Say.

Ort.

Std. Sap.

Türkçe

582.324

13,2

7,5

1.482.438

14,7

7,2

Sosyal Bilimler-1

582.324

10,8

7,1

1.482.438

12,3

7,3

Matematik-1

582.324

7,8

8,4

1.482.438

8,5

8,4

Fen Bilimleri-1

582.324

2,8

5,9

1.482.438

2,7

5,6

Edebiyat-Sos. Bil.

255.889

12,0

6,9

772.456

12,6

6,8

Sosyal Bilimler-2

185.580

7,1

5,5

583.718

8,1

6,0

Matematik-2

198.897

7,9

7,3

526.763

7,0

6,6

Fen Bilimleri-2

98.898

8,3

6,7

223.793

7,0

6,0

Yab. Dil (İng.)

13.798

64,0

28,2

30.153

60,1

27,5

Yab. Dil (Alm.)

321

70,1

30,2

845

62,5

30,4

Yab. Dil (Fra.)

179

68,5

23,4

369

57,6

28,3

 

Okul Türüne Göre Başarı Yüzdeleri
(En Başarılı Okul Türleri)
 

160 ve üstü

185 ve üstü

Askeri Lise

% 100,00

% 97,67

Fen Lisesi

%

99,80

% 99,16

Anadolu Lisesi

%

99,32

% 96,50

Özel Fen Lisesi

%

99,24

% 96,51

Yabancı Dil Ağırlıklı Liseler

%

98,79

% 92,57

Öğretmen Lisesi

%

98,25

% 95,59

Yabancı Dilde Eğitim Yapan Özel Liseler

%

94,64

% 82,40

 

Okul Türüne Göre Başarı Yüzdeleri
(En Başarısız Okul Türleri)
 

160 ve üstü

185 ve üstü

Teknik Lise

% 72,40

% 41,09

Kız Meslek Lisesi

% 63,69

% 37,01

Özel Akşam Lisesi

% 58,41

% 29,39

Akşam Lisesi

% 52,98

% 26,79

Ticaret Meslek Lisesi

% 52,41

% 25,19

Endüstri Meslek Lisesi

% 46,60

% 20,92

 
ÖSS Puanlarıyla Tercih Yapma Hakkı Elde Eden Aday Sayıları
Puan Türü

Aday Sayıları

Puanı Hesaplanan

Puanı 160

Puanı 185

SÖZ-1

1.482.438

1.176.071

839.633

SAY-1

1.482.438

748.556

377.086

EA-1

1.482.438

1.081.202

699.395

SÖZ-2

583.718

403.805

243.027

SAY-2

223.793

167.440

108.176

EA-2

327.125

247.231

155.937

DİL (İNG)

30.153

26.107

22.635

DİL (ALM)

845

690

565

DİL (FRA)

369

302

244

 

A. Merkezi Yerleştirmeyle Öğrenci Alan Yükseköğretim Programları
Devlet Üniv. : 356.512 (% 87,9)
Vakıf Üniv. : 35.271 (% 8,7)
KKTC Üniv. : 10.745 (% 2,6)
Yurtdışı Üniv. : 2.989 (% 0,7)
TOPLAM : 405.517  
B. Özel Yetenek Sınavıyla Öğrenci Alan Yükseköğretim Programları
TOPLAM : 15.880

Kontenjanlar

A. Merkezi Yerleştirmeyle Öğrenci Alan Yükseköğretim Programları

Devlet Üniversiteleri : 356.512 (% 87,9)
Vakıf Üniversiteleri : 35.271 (% 8,7)
KKTC Üniversiteleri : 10.745 (% 2,6)
Yurtdışı Üniversiteleri : 2.989 (% 0,7)
TOPLAM : 405.517  

B. Özel Yetenek Sınavıyla Öğrenci Alan Yükseköğretim Programları

TOPLAM : 15.880

Merkezi Yerleştirmeyle Öğrenci Alan Yükseköğretim Programı Kontenjanlarının Lisans/Önlisans Dağılımı

Lisans Programları       : 202.998 (% 50,05) [Tablo 4]
Sınavsız Geçişle Öğrenci Alan Önlisans Programları : 201.559 (% 49.70) [Tablo 3A]
ÖSS Puanlarıyla Öğrenci Alan Önlisans Programları : 960 (% 0,24) [Tablo 3B]
TOPLAM : 405.517    

Merkezi Yerleştirmeyle Öğrenci Alan Yükseköğretim

Programlarının Puan Türüne Göre Dağılımı

ÖSS-SAY-1 : 14.563 + [95.129'dan kalan]
ÖSS-SÖZ-1 : 3.112 + [20.631'den kalan]
ÖSS-EA-1 : 7.330 + [84.591'den kalan]
ÖSS-DİL : 11.473 + [1.208'den kalan]
ÖSS-SAY-2 : 79.221  
ÖSS-SÖZ-2 : 26.004  
ÖSS-EA-2 : 60.181  
Puan türüne bakılmaksızın : 2.074  
 

Cinsiyete Göre Sınav Başarısı
ÖSS’ye Başvuran ve Sınavı Geçerli Olan

Kız

% 44,03

Erkek

% 55,97
ÖSS Puanı ile Tercih Yapabilecek (160 ve üstü)

Kız

% 84,29

Erkek

% 77,80
ÖSS Puanı ile Tercih Yapabilecek (185 ve üstü)

Kız

% 64,56

Erkek

% 57,24
 

Öğrenim Durumuna Göre Sınav Başarısı
Son Sınıf Düzeyinde : (% 43,45)
160 ve Üzerinde Puan Alan : % 71,12  
185 ve Üzerinde Puan Alan : % 47,73  
Eski Mezun – Yerleşmemiş/Kaydolmamış : (% 43,82)
160 ve Üzerinde Puan Alan : % 87,37  
185 ve Üzerinde Puan Alan : % 70,13  
Üniversite öğrencisi : (% 8,38)
160 ve Üzerinde Puan Alan : % 90,94  
185 ve Üzerinde Puan Alan : % 74,22  
Üniversite mezunu : (% 2,21)
160 ve Üzerinde Puan Alan : % 90,43  
185 ve Üzerinde Puan Alan : % 67,94  
Diğer : (% 2,12)
160 ve Üzerinde Puan Alan : % 86,41  
185 ve Üzerinde Puan Alan : % 59,15

Mustafa Kemal’i Düşünüyorum

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yeleleri alevden al bir ata binmiş
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri,
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri…

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
Destanlar yaratıyor cihanın görmediği
Arkasından dağ dağ ordular geliyor
Her askeri Mustafa Kemal gibi.

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.
Al bir ata binmiş yalın kılıç
Koşuyorlar zaferden zafere…

Mustafa Kemal‘i düşünüyorum;
Ölmemiş bir Kasım sabahı!
Yine bizimle beraber her yerde.
Yaşıyor dört köşesinde vatanın
Yaşıyor damar damar yüreklerde.

Mustafa Kemal’i düşünüyorum:
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Mavi gözleri ışıl ışıl görüyorum.
Uykularıma giriyor her gece.
Elllerinden öpüyorum.

Gönderen : Ömer KARTAL

Kurtuluş Öncüleri

Yan yana iki çocuk görsem
İşte Atatürk diyorum
Özgürlüğün toprağı uyanıyor
İçin için seviniyorum.

Koşuşan iki öğrenci görsem
İçimin güneşi ısınıyor
Yürüyen bir bakış gibi
Mustafa Kemal geliyor.

Kol kola iki işçi görsem
Ekmeğim çoğalıyor birden
Bir ışık düşüyor ortalığa
İşte
Atatürk diyorum.

İşte Atatürk diyorum
İlk kuruluş öncüleri
Bir gül çağrısında hepsi
Bize uzanmış elleri.

Gönderen : Ömer KARTAL

Bir Tutkudur Mustafa Kemal

Bir Tutkudur Mustafa Kemal;
Nice sevdalara değişilmeyen.
Yitirilmiş Kasımlarda açan umuttur,
Bir baştır, vazgeçilmeyen…

Bir Türküdür Mustafa Kemal;
Suskun ağızlarda söyleşir, durur.
Çaltıburnu’nda gözetir denizi.
Köroğlu’nda bağdaş kurup oturur…

 

Bir İnançtır Mustafa Kemal;
Yurdun dört yönünde, bir çağdır yaşayan.
Sarmış kollarıyla, çepçevre ulusu.
Sakarya boylarından Akdeniz’e taşıyan…

 

Bir Anlamdır Mustafa Kemal;
Belkahve’den dürbünüyle seyrediyor İzmir’i.
Özgürlük diyor, al atının üstünde,
Kırıyor kılıcıyla, tutsak eden zinciri…

 

Bir Bayraktır Mustafa Kemal;
Çekilmiş kalelere, rüzgârda dalgalanan.
Bozkırın bağrında yol alan kağnılara,
Işık tutan, güç veren, yol bulan…

                                                                                   Gönderen : Ömer KARTAL

Atatürk Şiirleri

Bir Tutkudur Mustafa Kemal 

Kurtuluş Öncüleri 

Mustafa Kemal’i Düşünüyorum

Atatürk’ün Kişiliği ve Özellikleri

Mustafa Kemal Atatürk, çok yönlü ve üstün kişiliği olan bir liderdir. Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması’yla ortaya çıkan tehlikeli durumu ilk olarak görüp milletin dikkatini çeken odur. Mustafa Kemal, Amasya Genelgesi’nde, vatanın bütünlüğünün ve milletin istiklâlinin tehlikede olduğunu söyledi. Erzurum Kongresi’nde, millî sınırlar içinde vatanın parçalanmaz bir bütün olduğunu bütün dünyaya ilân etti. Kurtuluş Savaşı’nı bunun için başlattı. Bu konuda hiçbir taviz vermedi. Vatan savunmasını her şeyin üzerinde tuttu. Sakarya Savaşı sırasında “Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz” diyerek bu konudaki kararlılığını gösterdi. Vatanı için her şeyini feda etmeye hazır olduğunu şu sözü ile açıkça ifade etmiştir: “Yurt toprağı! Sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin. Hepimiz senin için fedaiyiz. Fakat sen Türk Milleti’ni ebedî hayatta yaşatmak için feyizli kalacaksın.”

   Mustafa Kemal, vatanı ve milleti için canını feda etmekten kaçınmazdı. Daha Çanakkale savaşları sırasında Anafartalar grubu komutanı iken en ön safta savaştı. Bu savaş sırasında Atatürk’e bir şarapnel parçası isabet etmiş, fakat sağ cebinde bulunan saati kendisini ölümden kurtarmıştı. Sakarya Savaşı sırasında ise atından düşmüş ve kaburga kemikleri kırılmıştı. Buna rağmen cepheden ayrılmamış, savaşı sedye üzerinden yönetmişti.

   Mensubu olduğu Türk Milleti’ni sonsuz bir aşkla seven Mustafa Kemal Atatürk, milleti için her türlü zorluğa katlanmış ve kendini ona adamıştır. Onun “Ben, gerektiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk milletine canımı vereceğim” sözü, milletini ne kadar çok sevdiğini göstermektedir.

                                                                                   

Gönderen : Ömer KARTAL

Daha Geniş Bilgi: Atatürkün Kişiliği | Atatürkün Kişisel Özellikleri

Atatürkçülüğün Nitelikleri

Atatürkçülük, Türk milletinin ihtiyaçlarından doğan, toplum hayatına yön veren gerçekçi ve millî bir sistemdir. İlerlemeye ve yenileşmeye açıktır. Atatürkçülük, çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmadır. Atatürkçülük, Türk toplumuna uygun sosyal ve siyasî kurumlar kurarak modern toplum olma demektir.

   Atatürkçülüğün temelinde millî kültür vardır. Millî kültür, millî bir dünya görüşü olmasına rağmen evrensel özellikler de taşır. Atatürk’ün yapmış olduğu kurtuluş mücadelesi mazlum milletlerin kurtuluş ümidi olmuştur. Atatürkçülük, hiçbir milleti sömürmeyi ve bağımsızlığını ortadan kaldırmayı amaçlamamıştır. Tüm insanlığın barış ve huzur içinde yaşamasını hedeflemiştir. Atatürk’ün başlattığı bağımsızlık mücadelesi ile birlikte diğer sömürge milletler de Atatürk’ün önderliğinde verilen Türk bağımsızlık savaşını örnek almışlardır.

   Atatürkçülüğü oluşturan ilkeler, birbirini tamamlayan bütünün parçaları gibidir. Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, ve halkçılık birbirinden ayrı düşünülemez. Cumhuriyetçilik ilkesi, Atatürk’ün devlet anlayışının temellerinden birini oluşturan millî egemenlik ilkesinin doğal bir sonucudur. Atatürk milliyetçiliği, hürriyet ve insan şahsiyetine değer veren eşitlik fikrine dayanır. Halkçılık ise milliyetçilik fikrinin bir sonucu olarak bütün fertlerin eşit hak, yetki ve sorumluluklara sahip olmasını öngörür. Ayrı ayrı ele alınırlarsa tam olarak anlaşılmazlar. Lâiklik, modern toplum düzeninin oluşmasını sağlayan en önemli ilkedir. İnkılâpçılık bunların toplumda yaygınlaştırılıp kökleşmesini sağlar.

   Çağdaş medeniyet düzeyine ulaşmayı amaçlayan Atatürkçü Düşünce Sistemi, akılcı ve bilimcidir. Ülke bütünlüğünün korunması için millî birlik ve beraberliğe önem verir. İnsan hak ve hürriyetlerine saygılıdır. Atatürk‘ün “her ilerlemenin ve kurtuluşun anası hürriyettir” sözü bunu çok güzel açıklar. Dünyadaki milletlerin mutluluğu birbirlerinin haklarına saygılı olmaları ile mümkündür. Dünya barışı ancak bu şekilde korunur.                   

                                                                                    Gönderen : Ömer KARTAL

Atatürk İlkelerinin Amacı

Millî Mücadele’miz başarıyla sonuçlanıp bağımsızlık kazanılmıştı. Fakat son yüzyıllarda milletimizin içinde bulunduğu geri kalmışlık devam ediyordu. Bu durumu ortadan kaldırmak için Türk toplumunu aklın ve bilimin öncülüğünde çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak gerekiyordu.

   Atatürk’e göre çağdaş milletler, bu niteliklerini bilim ve teknolojiyi kendilerine rehber ederek kazanmışlardı. O hâlde, Türk milletine de her alanda yol gösterecek tek rehber, bilim ve teknik olmalıydı. Bu bakımdan ilim ve fennin dışında rehber aramak Atatürk’e göre gafletti, cahillikti ve doğru yoldan sapmaktı.

   Atatürk, Onuncu Yıl Nutku’nda “Türk milleti, millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir” diyerek millî birlik ve beraberlik açısından dayanışmanın önemini vurgulamıştır. Atatürk ilkelerinin amacı, Türk milletinin birlik, beraberlik içinde onurlu ve mutlu bir hayat sürmesini sağlamaktır. Bağımsız ve güçlü bir Türkiye, ulaşılmak istenen başlıca hedeftir. Türkiye Cumhuriyeti’nin gelişmesi, güçlenmesi ve sonsuza kadar bağımsız yaşaması varılmak istenen nihaî sonuçtur. Bunun için yeni Türk devleti, Atatürk ilkeleri ile çağdaş temeller üzerinde kuruldu.

   Türkiye Cumhuriyeti’nin dayandığı Atatürk ilkeleri; “Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Lâiklik ve İnkılâpçılık” tır. Bu ilkeler 1937 yılında anayasaya girdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin niteliklerini belirleyen bu ilkelerin öğrenilerek, davranış hâline getirilmesi gerekir.

               

Daha Geniş Bilgi: Atatürk İlkeleri                                                                    

Gönderen : Ömer KARTAL

Atatürk’ün Devrimleri

Atatürk Türkiye’yi “Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak” amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz:

1. Siyasal Devrimler:


· Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
· Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
· Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924) 

2. Toplumsal Devrimler
· Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)
· Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)
· Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
· Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)
· Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)
· Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931) 

3. Hukuk Devrimi :
· Mecellenin kaldırılması (1924-1937)
· Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)  

4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:
· Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
· Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)
· Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)
· Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)
· Güzel sanatlarda yenilikler 

5. Ekonomi Alanında Devrimler:
· Aşârın kaldırılması
· Çiftçinin özendirilmesi
· Örnek çiftliklerin kurulması
· Sanayiyi Teşvik Kanunu’nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması
· I. ve II. Kalkınma Planları’nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

Atatürk İlke ve İnkılapları

Siyasal Alanda Yapılan Değişiklikler :
Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde 1919 yılında başlayan Ulusal Kurtuluş Savaşımız 1922′de tamamlandı. Osmanlı Devleti yöneticileri bu savaşın önderleri hakkında ölüm fermanları imzalamaktan çekinmediler. Kurtuluş Savaşı bittiği zaman bir yanda Büyük Millet Meclisi Hükümeti, öte yanda Osmanlı Saltanatı vardı. Büyük Millet Meclisi’nin 1 Kasım 1922 günü kabul ettiği bir yasa ile tarihimizde saltanat dönemi kapandı. Yeni bir dönem başladı. Osmanlı Saltanatının kaldırılmasından sonra 1921 Anayasası’nda değişiklikler yapıldı. 29 Ekim 1923 günü Türkiye Devleti’nin hükümet şeklinin Cumhuriyet olduğu kabul edildi.
Cumhuriyetin ilanı ile tarihimizde Cumhuriyet Dönemi başladı.

Hukuk Alanında Yapılan Değişiklikler :
Cumhuriyet öncesinde yargı işleri din adamları tarafından görülürdü. Kadı adı verilen yargıçlar din kurallarına göre karar verirdi. Hukuk alanında yapılan değişiklikle eski mahkemeler kapatıldı. Eski yasalar yürürlükten kaldırıldı. Uygar ulusların yasaları örnek alınarak boşanma, miras, ceza hukuku yeniden düzenlendi. Hukuk devrimi ile kadın – erkek arasında eşitlik sağlandı. Miras konusunda kadın ve erkek eşit pay almaya başladı. Kadınlar da erkekler gibi seçme ve seçilme hakkına kavuştu.

Eğitim Alanında Yapılan Değişiklik :
Osmanlı Devletinde eğitim sistemi dinseldi. Mahalle okulunu bitirenler isterlerse öğrenimlerini Medreselerde sürdürürlerdi. Medreselerde genel olarak dini bilgiler öğretilirdi. Bu öğrenim kurumlarında tekniğe, bilime önem verilmezdi. Medreselerin yanı sıra İmparatorluğun devlet işleri için kurulmuş Enderun adlı Saray Okulu vardı. Çok sonraları Tanzimat Döneminde Ortaokul dengi Rüştiye, Lise dengi İdadi ve Sultani okulları açıldı. Daha sonra Tıp, Harp Okulu, Mülkiye Okulları kuruldu.
Cumhuriyet döneminde dine bağlı eğitim sistemine son verildi. Eğitim kurumlarında bilimsel yöntem ve ilkelere dayalı eğitim çalışmaları başladı. Tüm okullar bu ilkelere göre yeniden örgütlendi.
Atatürk eğitime, öğretime çok önem verdi. Bilgisizliği kısa yoldan çözmek, okuma yazmayı kolaylaştırmak amacı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Kasım 1928 tarihinde Türk Alfabe Yasası’nı kabul etti. Bu alfabe ile okuma yazma öğrenilmesi için Ulus Okulları açıldı. Bütün yurtta okuma yazma öğrenme çalışmaları başladı. Atatürk, Ulus Okullarında Başöğretmen olarak dersler verdi.
Harf değişikliğini, dilde özleşme izledi. Arapça ve Farsça sözcüklerden oluşan Osmanlıca yerine Türkçe konuşulup yazılmaya başlandı. Atatürk Türk Dili’nin benliğine kavuşma çalışmalarını yürütmek amacı ile 12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dili Tetkik Cemiyeti’ni kurdu. Dilimiz yabancı sözcüklerden arındı.

Ekonomik Alanda Yapılan Değişiklikler :
Lozan Barış Antlaşması ile yabancı uyruklulara tanınan kapitülasyon ayrıcalıkları kaldırıldı. Ülkemiz kendi zenginlik kaynaklarına sahip çıktı. Her alanda devlet öncülük etmeye başladı. Bankalar, fabrikalar kuruldu. Modern tarım çalışmalarına başlandı. Yollar, özellikle demiryolları yapımında büyük çaba gösterildi. Böylece yurdun en uzak yerlerine ulaşma olanağı hazırlandı. Ekonomik bağımsızlığımız kazanıldı. Ekonomik alanda sağlanan bu başarılar sonucu yurdumuz bayındırlaştı. Ulusumuz zenginleşti. Halk için ağır bir yük olan aşar vergisi kaldırıldı. Çağdaş vergilendirme yöntemleri uygulanmaya başlandı.

Sosyal Alanda Yapılan Değişiklikler :
Atatürk, ulusumuzun uygar uluslar düzeyine ulaşması için, sosyal alanda da köklü değişiklikler yaptı. Yeni okullar açtı. Hastaneler, dispanserler kurulmasını sağladı. Güzel sanatların gelişmesi için gerekli girişimlerde bulundu. Konservatuar kuruldu. Stadyumlar, spor alanları, kapalı spor salonları yapıldı. Uygar bir toplum için gerek duyulan tüm sosyal kurumlar Atatürk döneminde açıldı.

Ölçü Birimlerinde Yapılan Değişiklikler :
Atatürk dünya ile ilişkilerimizi düzenli yürütmek için ölçü birimlerinde değişiklikler yaptı.
Uzunluk ölçüsü birimi olarak arşın, endaze; ağırlık ölçüsü birimi olarak okka, dirhem gibi ölçüleri kaldırarak bugün kullanmakta olduğumuz ölçü birimlerini kabul etti.
Yurdumuzda daha önce takvim Hicri takvime göre düzenlenmişti. Buna göre dünyanın kullandığı takvimle aramızda 580 yıl kadar bir farklılık vardı. 1 Ocak 1926 tarihinden sonra bizde de Miladi takvim kullanılmaya başlandı. Eskiden ülkemizde ezani saat kullanılıyordu. Bu saat uygar ülkelerin kullandığı saate uymuyordu. Takvimde olduğu gibi saatler arasındaki bu uymazlık büyük karışıklıklara neden oluyordu. Bunları ünlemek için takvimle birlikte bugünkü kullandığımız saat kabul edildi.
Hafta tatili Cuma’dan Pazar gününe alındı.

Daha geniş Bilgi: Atatürk İlkeleri | Atatürk İnkılapları

Atatürkün Otuz Özelliği

ATATÜRK’ÜN OTUZ ÖZELLİĞİ

1.”ATA” LAFINI SEVMEZDI
“Atatürk” hitabını ilk kez donemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak
almıştı.Kendisine” Ata” diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.

2.EN SEVDIGI YEMEK
Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayati boyunca en
sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi
ama cani istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.

3.EN BUYUK HAYALI DUNYA TURUNA CIKMAKTI
Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki
çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.

4.BASUCU KITABI “CALIKUSU” YDU.
Binlerce kitabi vardı.Ama bunların arasında bir tanesini hayati boyunca
hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin’in unlu
Çalıkuşu” romanını hep yanında taşır, her gün rast gele bir yerinden acar,
birkaç sayfa okurdu.

5.KABUL SALONUNDAKI AT YAVRUSU
Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. “Fox” adını verdiği köpeği,
Gazi`nin yatağının ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki
bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin
Çankaya Köşkü kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.

6.TAM BIR SALON ADAMI
En sevdiği dans valsti. Muzik zevki çeşitlilik gösteriyordu.Klasik Bati
müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.

7.GOMLEKLERININ TUMU BEYAZDI
Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel
olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasına onculuk edebilmek
için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.

8.DOLABINDA LACIVERTE YER YOKTU
Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi.Lacivert takım giymeyi
sevmezdi.

9.OLCULERI
Boyu 1.74 idi.Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının
ilerlemeye başlamasıyla 46′ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı
giyerdi.

10.RUMELI SIVESI
Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle
telaffuz ederdi.

11.HAZIN BIR HIKAYE
Hayatında bir donem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden
sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanım`in mezarının
nerede olduğu bilinmiyor.

12.CUMHURBASKANLIGINDAN SIKILIYORDU.
Hayatinin çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak
geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği
halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.

13.PAPA`NIN TEMSILCISINE ELBISE
Kıyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle sokağa
çıkmaları yasaklanınca, Monsenyor Roncalli`ye kendi terzisi Kemal Milaslı
eliyle bir koleksiyon hazırlattı.

14.KENDISI TIRAS OLMAZDI.
Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi.Yataktan kalkar kalkmaz
odasındaki divanın üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahvesini
sigarasını içerdi.Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.

15.DUZEN TAKINTISI VARDI
Evinde ,çevresinde hatta konuk olduğu evlerde bile eğri duran eşyaları
düzeltmeden rahat edemezdi.

16.HOSGORULU LIDER
Koylunun birinin gazete kağıdına sardığı tutunu içmeye çalışırken eli
yanmış,”Alin bunu kendi içsin” diyerek Atatürk`e
küfretmişti.Mahkemeye çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra “Onu
mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin edin” dedi.

17.SIGARA PAZARLIGI
Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde kaç
paket sigara içtiğini sormuş, Atatürk “sekiz” demişti. Doktor bunu günde bir
pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap vermişti:”Ben
zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacağım”.

18.”BU NASIL HALKCILIK?”
Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti.Kondüktörün milletvekillerinden
bilet parası almamasına şaşırmış nedenini
sormuştu.Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey
sinirlenmiş, “Ne de güzel halkçılık ama” demişti.

19.”LAIKLIK ADAM OLMAKTIR!”
İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya
geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini
kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermişti: “Adam olmak
demektir hocam,adam olmak!”

20.KURBANLARI BAGISLARDI
Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz böyle
durumlarda sırtını döner yada kesilmelerini engellerdi.

21.YABANCI DILE MERAKI
Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızca’yı sonraki yıllarda geliştirdi.
Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya
Fransızca sözcükler de eklerdi.

22.FASULYESINE POKER
Kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı.Oyun sonunda
kazandıklarını iade ederdi.

23.KAN GORMEYE DAYANAMAZDI
Cephelerde düşmanla göğüs göğse savaşmış biri olarak en ilginç özelliği
savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.

24.KULAKLARI DUYAN TEK KISI.
Fransız tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiğinde Gazi`nin kulaklarının duyuyor
olmasına şaşırmış anılarında bunu esprili bir dille anlatmıştı: “T.C`de bir
tane kulakları duyan kişi var onu da Cumhurbaşkanı yapmışlar”.

25.BIR RICASI BAS ACTIRDI
Bir gün halk arasında dolaşırken çarşaflı bir kadına rastlamış, “Hafız Hanim
benim hatırım için başındaki örtüyü açar mısın?” diye sormuştu. Kadın bas
örtüsünü açarak , Atatürk`un önünde eğildi ve ellerini öptü.

26.BILARDO VE YUZME
Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner , yüzmeye gider ve bilardo
oynardı.

27.EN BASARILI DERS.
Eğitim hayati boyunca en basarili dersi matematikti. Pozitif bilimlere
ilgisi hayati boyunca surdu.

28.YAGCILARA GECIT YOK
Yağcılara çok kızardı Bir aksam sofrasıda kendisine gereksiz şekilde iltifat
eden Abdulhak Hamit`e müdahale etti.

29.SON YILBASI GECESI
1937`yi 1938`e bağlayan son yılbaşı gecesini Dışişleri Bakanı Tevfik Rustu
Aras ile bas basa geçirmişti. O gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana
hediye etmişti.

30.KOSKTEKI GUVERCINLIK
Kuşları çok severdi.Çankaya Köşkü`nde özel bir bakıcının ilgilendiği
güvercinliği vardı.

Atamız İçin Ne Dediler

AMERİKA

Atatürk bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi
başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern
dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak
kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır.
Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye’ nin
doğması, yeni Türkiye’ nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli
bir şekilde ilan etmesi ve o zamandan beri koruması, Atatürk’ ün Türk
halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye’ de giriştiği derin ve
geniş inkilaplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini
daha başarı ile gösteren bir örnek yoktur.

John F. KENNEDY (A.B.D. Başkanı, 10 Kasım 1963)

Benim üzüntüm, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun
gerçekleşmesine artık imkan kalmamış olmasıdır.

Franklin D. ROOSEVELT (A.B.D. Başkanı, 10 Kasim 1963)

Asker-devlet adamı, çağımızın en büyük liderlerinden biri idi.
Kendisi, Türkiye’ nin, dünyanın en ileri memleketleri arasında
hak ettiği yeri almasını sağlamıştır. Keza O, Türklere, bir
milletin büyüklüğünün temel taşını teşkil eden, kendine
güvenme ve dayanma duygusunu vermiştir.

General Mc ARTHUR

Sovyet Rusya Hariciye Nazırı Litvinof ile görüşürken kendisine
onun fikrince bütün Avrupa’ nın en kıymetli ve en ziyade
dikkate değer devlet adamının kim olduğunu sordum. Bana
Avrupa’ nın en kıymetli devlet adamının Türkiye Cumhurbaşkanı
Mustafa Kemal olduğunu söyledi.

Franklin D. ROOSEVELT A.B.D. Başkanı, 1928

Dünya sahnesinden tarihin en dikkatli, çekici adamlarından biri
geçti.

Chicago Tribune

Savaş sonrası döneminin en yetenekli liderlerinden biri.

New York Times

İnsanı teslim alıcı fevkalade önderlik kuvveti vardır. O,
tetiktir, hazır cevaptır, dikkati çekecek kadar zekidir.

Gladys Baker(Gazeteci)

ALMANYA

O kişisel kazanç ve ün peşinde koşan basit bir diktatör değil,
gelecek kuşaklar için sağlam temeller atmaya uğraşan bir
kahramandı.

Prof. Walter L. WRIHT Jr.

Atatürk Türkiye’ yi tek düşman kalmaksızın bırakmıştır. Bu
zamanımızın hiçbir devlet şefinin başaramadığıdır.

Alman Volkischer Beobachter Gazetesi

Almanya, ATATÜRK’ ün eserine ve mücadelesine hayrandır. Onda,
tarihi eseri, özgürlüğü seven bütün milletler için bir sembol
olarak kalacak kudretli bir kişilik görmektedir.

Berlin, Alman Ajansı

Istırap çeken dünyada barış ve esenliği yeniden kurmak ve
insanlığın yalnız maddi değil, manevi gelişmesini sağlamak
isteyenler Atatürk’ ün iman verici ve yön göstericiliğinden
örnek ve kuvvet alsınlar.

Profesör Herbert MELZIG(Tarihçi)

Kendisinin tarihi büyüklüğü, eseri olan yeni Türkiye’ ye
bakılarak bu günden ölçülebilir.
Çelik gibi azim ve gayreti, uzağı gören akıl ve hikmetle
birleşmiş olan bu gerçek halk önderi ve devlet adamı; Anadolu
dağlarının en uzak ve ıssız köşesindeki köylere bile başka bir
ruh aşılamıştır.

Illustrierte Dergisi

O, kendi milleti ve beşeriyet alemi için beslediği muhabbetle,
bir dahinin neler yarattığına dair, cihana fevkalade heyecanlı
bir sahne seyrettirmektedir.

Herbert MELZIG

FRANSA

İnsanlığın bütün belirtileri Onda kendini hemen gösteriyor.

Noelle Gazetesi

Eski Osmanlı İmparatorluğu bir hayal gibi ortadan silinirken,
milli bir Türk Devleti’nin kuruluşu, bu çağın en şaşırtıcı
başarılarından birisidir. Mustafa Kemal, yüce bir eser ortaya
koymuştur. Atatürk’ ün parlak başarısı bütün sömürgeler için bir
örnek olmuştur.

Maurice BAUMANT(Profesör)

Çok büyük bir adamdı…bir siyasi dahiydi.

Excelsior Gazetesi

Dünyanın, çağdaş, en büyük kişilerinden biri.

Le Jour-Echo de Paris

Atatürk’ ün yurt kurtarıcı olduğunu, milletlerin en vefalısı
olan Türkler asla unutmayacaklardır.

Noell Roger Gazetesi

Karşımdaki bu büyük adamda, keşfettiğim bu büyük meçhulde
maharet ve karakter o kadar iyi işlenmişti ki, sözlerinde
hiçbir şüphe aranamazdı.

Claude Farrer (Yazar)

Bu günün Türkleri, yüzyıllar önce Avrupa’ yı titreten canlı
millet durumuna erişmiştir. Ve bu aksam O büyük ulunun başında
bekleyen Türkiye, güçlü ve dipdiri Türkiye’ dir.

Pierre Dominique(Gazeteci)

Asırları asan adam !..

Fransa, Paris Basını

Akıllı ve barışçı yöntemlerle gerçekleştirdiği eseri halkların
tarihinde izlerini bırakacaktır.

Albert LEBRUN

Fransız Cumhurbaşkanı

Mevcut rütbelerin hepsini kaldırdığı bir memlekette, bu adam,
bütün rütbeleri, kazanmıştır. O memlekete, bulabilecek en
şerefli isim Ona verilmiştir.

Mercel Sauvage(Gazeteci)

Bu, insanlığa denenmiş bir felsefe örneği olarak sunulabilir.
Atatürk yüz yıllara sığabilecek işleri on yılda tamamladı.

Gerrad Tongas(Yazar)

Atatürk öldü. Barış kubbesinin Doğu sütunu yıkıldı. Artık
evrende barışı kimse garanti edemez. Nitekim Avrupalı devlet
adamları; O’ nun 1930′da yaptığı uyarı ve tavsiyeleri
dinlememiş ve dünyayı 1939 yılında ikinci büyük savaş
felaketinin içine sürüklemişlerdir.

SANERWIN Gazetesi

Atatürk, bir milleti, birkaç yılda asrileştirmek mucizesini
göstermiştir.

Paris-Le Temps

Yeni Türk Devleti ile Ankara Antlaşması’ nın imzalanması
nedeniyle; “Bizi arkadan vurdu, dağ başındaki haydutlarla,
Mustafa Kemallerle anlaştı” diyenlere Fransız Başbakanının
Mecliste verdiği cevap:
Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman
Mustafa Kemal ve O’ nun tüm askerleri burada olsalardı teker
teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir
antlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum. (1921)

Fransız Başbakanı BRIAND

Sırasıyla ihtilalci ve asi, sonradan muzaffer bir kumandan
olan “Türklerin babası” Yeni Türkiye’ yi yarattı, sultanları
kovdu, kadınlara hürriyet verdi fesi kaldırdı, ülkesinde
radikal bir inkilap yaptı.

Paris-Soir’ den

Denilebilir ki onsuz, İslam alemi yolunu bulabilmek için elli
yıl daha bekleyecekti.

Berthe Georges-Gaulis

O, yüce bir dağa benzer. Eteğinde yaşayanlar bu yüceliği fark
edemezler. Bu dağın azametini kavrayabilmek için, Ona çok
uzaklardan bakmak gerekir.

Claude FARRER / Fransız Edibi

Türkiye tarihi, bugün her zamandan çok Batı ve Avrupa
tarihinden ayrılmaz bir haldedir. Ve Atatürk’ ün bu yöndeki
gayretleri sonuçsuz kalmamıştır.
Memleketlerimiz arasındaki yüzyılları aşan dostluk, bu
gelişmenin temel öğelerinden biridir.

Charles De GAULLE

Kemal Atatürk’ ün karakterinin bir cephesini göstermek
itibariyle bir noktayı hatırlatmak isterim. Bize savaşlarından birini anlatıyordu.
Birdenbire durdu: Görüyorsunuz ya, dedi: birçok zaferler kazandım. Fakat
bunların en büyüğünden sonra bile her akşam, savaş alanlarında
ölen bütün askerleri düşünerek içimde derin bir keder duyuyorum.
Cesaret ve zekasından başka yüreği bu kadar yüce olan böyle
bir Şef’ in, yurdu için mucizeler yaratmış olmasına şaşılabilir mi?

George BENNES

Vu Gazetesi-1938

Devrin yüksek şahsiyetleri kitaplarda, konferanslarda
Türkiye’ nin asla değişmeyeceğini ve değişmeden öleceğini ilan
etmişlerdi. Halbuki ölmeden değişti. Hem de kökünden ve baştan
aşağı değişti. İnançlar, gelenekler, yöntemler yıkıldı. Son
döküntülerini de yabancı zırhlıları ve kapitülasyonlar gibi
memleketten sürüp attılar. Türkiye, ruhunu değiştirmişti.
Tamamen ve tasavvur edilmesi mümkün olduğu kadar.

Raymond CARTIER

Le Nouvelliste Gazetesi

İNGİLTERE

Savaş sonrasının en ileri gelen devlet adamlarından biri.
Kendi başına bir klas oluşturuyordu ve hemen her açıdan tekti.

The Fortnightly, Londra

Avrupa, savaştan sonra belirmiş az sayıdaki yapıcı devlet
adamlarından birini kaybetti.

Spectator

Çağımızda hiçbir isim Atatürk’ ün adı kadar büyük saygı
yaratmamıştır.

Observer

İngiltere önce, cesur ve asil bir düşman, sonra da sadık bir
dost olarak tanıdığı büyük adamı selamlamaktadır.

Sunday Times

O, benzeri olmayan bir devlet adamı idi. Diktatörlerin tahammül
edemediği serbest bir nizamla, başaramadığı ve
başaramayacağı işler yapmıştır. Tarihte böyle adamlar
devirlerine kendi adlarını vermişlerdir.

Word Price

O, Türkiye’ nin önceki kuşaklarından hiçbirine nasip olmayan
özgürlük ve güven dolu bir hayat sağladı. Başarıları,
Türkiye’ nin Avrupa devleti olmasını sağladı, yakın doğunun
tarihini değiştirdi.

Times Gazetesi

Savaş Türkiye’ yi kurtaran, Savaştan sonra da Türk Milletini
yeniden dirilten Atatürk’ ün ölümü, yalnız yurdu için değil,
Avrupa için de büyük kayıptır. Her sınıf halkın O’ nun ardından
döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahraman ve modern
Türkiye’nin Ata’ sına değer bir görünümden başka bir şey
değildir.(1938)

Winston CHURCHILL İngiltere Başbakanı

Atatürk, Türk Milleti’nin ruhunda Türk Bayrağı gibi dalgalanan
bir baştı.

Daily Telegraph

Cumhuriyet Türkiye’ sinin Devlet Başkanı Kemal Atatürk, diğer
önderlerde görmeye alışmadığımız şu değerli nitelikleri
kişiliğinde toplamış bulunuyor: alçak gönüllülük, yeterlik ve
başarı.

The Truth Dergisi

O genç ve dahi Türk Şefi’nin o esnada Çanakkale de bulunması,
müttefikler bakımından tarihin en acı darbelerinden biridir.

Alan Moorehead (Yazar)

Atatürk, eskimiş bilimlerle boş yere kafasını yormamış
olduğundan daha taze ve cesur düşünen bir önderdir.
Kendisi için, bugünkü Avrupa’ nın en güçlü Devlet Adamıdır
diyebileceğimiz Atatürk, hiç şüphesiz devlet adamlarının en
cesur ve orijinalidir.

Herbert Sideabotham (Yazar)

Herhangi bir olayı derinliğiyle kavramak, çıkar yolu görüp
birdenbire harekete geçmek iktidarı, O’ nun eşsiz otoritesinin
başlıca kaynaklarından biridir.(1923)

Grace Ellison (Gazeteci)

AFGANİSTAN

O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri
için de en büyük önderdi.

Emanullah HAN

Afgan Kralı

ARNAVUTLUK

Bu Türk Milleti yastadır. Çünkü yeni Türkiye’ nin yaratıcısı
olan eşsiz şefini kaybetmiştir.

Stipsi Gazetesi

AVUSTURYA

Büyük düşüncelerin adamı, bir devlet mimarıydı.

Neue Freie Presse, Viyana

Atatürk öyle bir insandır ki, hayali değildir. İstediğini
bilir, bildiğini yapar, yapamayacağı bir şeyi de istemez.

Avusturyalı Heykelci KRIPPEL

BELÇİKA

Atatürk, yirminci asrın en büyük gerçeğini yaratan adamdır.

Kopenhag-Nasyonal Tidende

Milletine bu kadar az zamanda bu ölçüde hizmet edebilen tek
devlet adamı Atatürk’ tür.

Libre Belgique gazetesi

BULGARİSTAN

Hiçbir memleket, yeni Türkiye’ nin Ata’ sı tarafından başarılan
kadar güçlü, hızlı ve kökten bir yenilik hamlesine
erişmemiştir.

Bulgar Dness Gazetesi

ÇİN

Mustafa Kemal yeni Türkiye’ nin kalbidir. Eski, yıpranmış bir
toplumdan yepyeni, güçlü bir millet yaratmış, eşsiz
kişiliğiyle kendini herkese saydırmış, enerjisiyle herkesi
kendine inandırmıştır.

Ma Shao-Cheng (Yazar)

DANİMARKA

Atatürk, şahsiyet ve yeteneğin dev gibi bir simgesi idi, O,
yirminci yüzyılın en görkemli olayını yaratan adamdı.

National Tidence Gazetesi

FİNLANDİYA

Atatürk, olağanüstü nitelikte bir devlet adamı, savaş sonrası
dünya tarihinin en önemli simalarından biri idi.

Hufvud Stadbladet Gazetesi

HİNDİSTAN

Dünyanın yetiştirdiği en büyük insanlardan biri.

Star of India

Atatürk, yalnız Türk Milleti’nin değil, özgürlüğü uğruna
savaşan bütün milletlerin önderiydi. O’ nun direktifleri
altında siz bağımsızlığınıza kavuştunuz. Biz de o yoldan
yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk.

Bayan Sucheta KRIPALANI Hint Parlamento Heyeti Başkanı

İRAN

Atatürk gibi insanlar bir nesil için doğmadıkları gibi belli
bir devre için de doğmazlar. Onlar önderlikleriyle yüzyıllarca
milletlerin tarihinde hüküm sürecek insanlardır.

Tahran Gazetesi

Atatürk yalnız kahraman milletinin büyük bir Şef’i olmakla
kalmamıştır. O, aynı zamanda insanlığın da en büyük evladı
olmuştur.

Iran Gazetesi

İSRAİL

Dünya, çağımızın en dikkati çekici adamlarından birini
kaybetti.

Palestine Post

Mustafa Kemal Atatürk, kuşkusuz 20. yüzyılda dünya savaşından
önce yetişen en büyük devlet adamlarından biri, hiçbir millete
nasip olmayan cesur ve büyük bir inkilapcı olmuştur.

Ben Gurion İsrail Başbakanı (1963)

İSVEÇ

O olmasaydı modern Türkiye olmazdı. O’ nun sayesinde Türkler,
O’ nun olağanüstü eserini izleyebilecekler ve zaten dünyaca pek
yüksek olan onurlarını daha fazla yükseltebileceklerdir.

Nya Dagligt Gazetesi

İSVİÇRE

Türkiye’ yi yaratan, tarihimizin bu en Büyük Adam’ ını başımı en
derin hürmetle eğerek selamlarım.

Profesör MORRF

Yalnız bir asker değil, aynı zamanda yüzyılımızın bir daha
göremeyeceği bir dahi idi.

Profesör SEKRETAN

İTALYA

Hayatının sonuna kadar milleti’ nin mutlak güveni ile kurduğu
devletin başında muzaffer kumandanının kişiliği, eşi
görülmemiş bir karakter örneğidir.

C.C.SFORZA

Üstün iradesi, tükenmez cesareti ve eşsiz sezişi ile
hasımlarını dize getirdi. Fazilet ve ciddiyeti, üç yılda
memleketine yalnız askeri değil, aynı zamanda tam ve doyurucu bir
siyasi zafer kazandırdı.

F.Perrone Di San Martino (Yazar)

Atatürk’ün ölümü ile Yakın Doğu’ nun gelişmesine birinci
derecede etken olan son derece kuvvetli bir şahsiyet
kaybolmuştur.

Tribuna Gazetesi

JAPONYA

Şaşırtıcı ve çekici bir kişi. Asker olarak büyük, fakat devlet
adamı olarak daha büyük.

Japon Times

Yüzyıldan beri Küçük Asya’nın çıkardığı en büyük lider.

The Japon Chronicle

LÜBNAN

Büyük adamlar, kuşaklarının başındadır. Türk Milleti’nin
başındaki büyük ve dahi Atatürk, politika ve savaş alanlarında
yılmayan büyük ve yurtsever bir insandı.

KERAMA

Lübnan Başbakanı, (10 Kasim 1963)

Kelimenin tam anlamıyle bir yapıcı ve yaratıcı olan Atatürk,
dünya haritasında memleketine yepyeni bir sınır çizmiştir.

Loryan Gazetesi (1938)

Atatürk, dünyanın çok nadir yetiştirdiği dahilerdendir. O,
bütün bir tarihin seyrini değiştirmiştir.

Ennehar Gazetesi (1938)

Dünyanın çok nadir yetiştirdiği dahilerdendir. Dünya tarihinin
gidişini değiştirmiştir.

An Nahar

MACARİSTAN

Yüzyılımızda, “olmayacak hiçbir şey yoktur” şeklindeki tarihi
gerçeği ıspatlayan ilk adam olmuştur.

Esti Ujsag.Macar.

Dünya, bu savaş ve barış kahramanı büyük adamın ölümü ile
yoksul düşmüştür.

Pester lioyd Gazetesi

Türkiye’yi bir arı kovanına ve bütün Türkleri de bal aramağa
çıkmış çalışkan arı’ lara benzetiyorum. Nasıl arı’ lar beylerinin
etrafında toplanıp çalışırlarsa bütün Türk Milleti bu gün
büyük dahi Mustafa Kemal etrafında toplanmışlardır.

Prof. M. Zaajti Franes

MISIR

Çağının, belki de tüm tarihin en olağanüstü kişilerinden biri.

Egyptian Gazete

NORVEÇ

Atatürk, tarihte, memleketinin en büyük adamlarından biri
olarak kalacaktır.

Le Morgen Bladet Gazetesi

PAKİSTAN

Kemal Atatürk, yalnız bu yüzyılın en büyük adamlarından biri
değildir. Biz Pakistan’da, Onu geçmiş bütün çağların en
büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. Askeri bir deha,
doğuştan bir lider ve büyük bir yurtsever.

Eyüp Han, Pakistan Cumhurbaşkanı

Bizim aslımız rengi uçmuş bir kıvılcım iken, O’ nun bakışı ile
cihanı kaplayan ve aydınlatan bir güneş haline geldik.

İkbal (Şair)

POLANYA

O’ nun yaratıcı ruhunun ve ateşli yurtseverliğinin harekete
geçmemiş olduğu hiçbir alan yoktur.

Gazeta Polska

ROMANYA

Atatürk, tarihte teşkilatcı bir dahi, bir milletin harikalar
yaratan yöneticisi ve memleketinin kurtarıcısı olarak
kalacaktır.

Independance Romaine Gazetesi (12 Kasım 1938)

Bir milleti, uçurumun kenarından sarsılmaz azmiyle kurtaran,
kuvvetlendiren, yükselten yöneticiler arasında Atatürk, en
birincisidir.

Timpul Gazetesi (12 Kasım 1938)

RUSYA

Şöhreti bütün cihana yayılmış olan tecrübeli başkanın yönetimi
herkesin sevgi ve saygısını çeken büyük Türk Milleti’nin milli
bağımsızlığını devamlı bir başarı ile kuvvetlendirmiş ve yeni
milli yapısını yaratmıştır.

Sovyet Başbakanı Kalinin

SURİYE

Vatanını muhakkak bir parçalanmaktan kurtararak devlet
gemisini güvenilir bir limana götürdükten sonra milletinden
bir taht istemedi. O, kelimesinin bütün anlamıyla bir insan,
eşsiz bir dahi, kahraman bir asker ve siyaset adamı idi…

Elifba Gazetesi

Atatürk’ün başardığı işler mucize ve harika kabilindedir.
Birkaç yıl içinde memleketinde yaptığı inkilaplar, birkaç
yüzyılda gerçekleştirilmeyecek işlerdir.

El Tekaddum Gazetesi

YUGOSLAVYA

Atatürk’ün dehası, tarihte Türk Milleti’nin taşıdığı ruhun
faziletine en yüksek örneklerinden birini teşkil edecektir.

Branko Aczemovic (Elçi)

Tarih, silinmez harflerle bu devlet adamının ismini
hak edecektir. Atatürk bir halk adamıdır. Kırılmaz azmi, keskin
zekası ve kudreti kendisini yendiği alın yazısının önüne
getirmiş, böylece yeni Türkiye’nin yaratıcısı olmuştur.

Politika Gazetesi

YUNANİSTAN

Türkiye, dost ve düşmanlarının hayran olduğu bir deha adama,
malik bulunmak bahtiyarlığına erişmiştir.

Katimerini

Onuncu Yıl Nutku

Türk Milleti!
Kurtuluş savaşına başladığımızın 15′inci yılındayız. Bugün cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun! Bu anda büyük Türk milletinin bir ferdi olarak bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim. Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, Temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir. Bundaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimkara ne yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü, Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür. Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyete hakiki huzurun temini yolunda, kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta, muvaffak kılacaktır.

Büyük Türk Milleti,
On beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vaadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiçbirinde, milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medeni alem, az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafıyla, atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş doğacaktır.

Türk Milleti!
Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türküm diyene!

Ankara, 29 Ekim 1933

Atatürkün Sözleri

AHLAK

Tehdide dayanan ahlak, bir erdemlilik olmadığından başka, güvenilmeye de layık değildir.
Birtakım kuşbeyinli kimselere kendinizi beğendirmek hevesine düşmeyiniz; bunun hiçbir kıymeti ve önemi yoktur.
Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar.
Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.
Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur.
Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle açıklanamaz. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır.
Medeniyetin esası, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatın-dadır. Bu hayattaki fenalık mutlaka toplumsal, ekonomik ve politik beceriksizliği doğurur.
Bir millette, özellikle bir milletin iş başında bulunan yöneticilerinde özel istek ve çıkar duygusu, vatanın yüce görevlerinin gerektirdiği duygulardan üstün olursa, memleketin yıkılıp kaybolması kaçınılmaz bir sondur.

BAĞIMSIZLIK

Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur.
Ulusal egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, mahvolur.
İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri görülemez; millet ve devletin şeref ve bağımsızlığı elde edilemez, insaf ve merhamet dilenmek gibi bir kural yoktur. Türk milleti ve Türkiye’nin çocukları, bunu bir an akıldan çıkarmamalıdır.
Bağımsızlık, uğruna ölmesini bilen toplumların hakkıdır.
Dünyada ve dünya milletleri arasında sükûn, huzur ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendisi için ne yaparsa yapsın, huzurdan mahrumdur.
Türkiye’nin güvenini amaç edinen, hiçbir başka ulusun aleyhinde olmayan bir barış yolu, her zaman bizim ilkemiz olacaktır.
Biz Türkler, tarih boyunca hürriyet ve istiklal timsali olmuş bir milletiz.
Tam bağımsızlık denildiği zaman, doğal, siyasal, mali, adli, askeri, kültürel ve her alanda tam bağımsızlık anlaşılır.
Bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.
Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlerin avıdır.
Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır.
Ben yaşayabilmek için, kesin olarak bağımsız bir ulusun evladı kalmalıyım. Bu yüzden ulusal bağımsızlık bence bir hayat sorunudur.
Ya istiklal, ya ölüm.

BİLİM

Bilim, gerçeği bilmektir.
Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız.
Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir.

BİRLİK – BERABERLİK

Birlik ve beraberlik; ölümden başka her şeyi yener.
Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.
Bugün vatanımızda bir milli kudret varsa, o cereyan, felaketlerden ders alan ulusun kalp ve dimağından doğmuştur.
Milli sınırlar içinde bulunan yurt parçaları bir bütündür; birbirinden ayrılamaz.

CUMHURİYET

Cumhuriyet, düşüncesi hür, anlayışı hür, vicdanı hür nesiller . ister.
Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz.
Cumhuriyet düşüncede, bilgide, sağlıkta güçlü ve yüksek karakterli koruyucular ister.
Cumhuriyet, demokratik idarenin tam ve mükemmel bir ifadesidir. Bu rejim, halkın gelişimini ve yükselişini sağlayan, onlardan esirlik, soysuzluk, dalkavukluk hislerini uzaklaştıran bir yoldur.
Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur.
Cumhuriyet, fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz.
Cumhuriyet fazilettir.

ÇALIŞMAK

Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
Denebilir ki, hiçbir şeye muhtaç değiliz, yalnız bir tek şeye ihtiyacımız var: Çalışkan olmak! Servet ve onun doğal sonucu olan rahat yaşamak ve mutluluk, yalnız ve ancak çalışanların hakkıdır. . Yaşamak demek çalışmak demektir.
Türk, öğün, çalış, güven.

DEĞİŞİM

Türk milletinin istidadı ve kesin kararı, medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir.
Medeniyet yolunda başarı, yenileşmeye bağlıdır.
İnkılap, Türk ulusunun son asırlarda geri bırakılmış kurumlarını yıkarak yerlerine, ulusun en yüksek uygarlık düzeyine ilerlemesini sağlayacak yeni kurumlar koymaktır.
Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların, yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların gerçek sahibi kendisidir.
Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.

DİL

Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
Türk milletindenim diyen insanlar her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.
Türk dili, dillerin en zenginlerindendir.

EĞİTİM

Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
Bir millet, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla kaimdir.
Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.

EKONOMİ

Ekonomisi zayıf bir ulus, yoksulluktan ve düşkünlükten kurtulamaz; güçlü bir uygarlığa, kalkınma ve mutluluğa kavuşamaz; toplumsal ve siyasal yıkımlardan kaçamaz. •
Ekonomik kalkınma, Türkiye’nin hür, bağımsız, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin bel kemiğidir.
Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla olur.

FİKİR
Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. Fikirler, şiddetle, top ve tüfekle öldürülemez.

GENÇLİK
Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk istiklall ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu sonsuza kadar yaşatacak olan sizlersiniz.
Türk gençliği amaca, bizim yüksek ülkümüze, durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

KADIN
Kadınlarımızın genel görev ve çalışmalarda paylarına düşen işlerden başka, en önemli, en hayırlı, en faziletli bir ödevleri de “iyi anne” olmalarıdır.
Ey kahraman Türk kadını, Sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
Dünyada her şey kadının eseridir.
Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.
Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur.
Milletin kaynağı, toplumsal hayatın temeli olan kadın ancak faziletli olursa görevini yerine getirebilir.

KÜLTÜR VE MEDENİYET
Bir milletin kültür düzeyi üç safhada; devlet, düşünce ve ekonomideki çalışma ve başarılarının özüyle ölçülür.
Bir millet savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin-, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi ancak kültür ordusu ile mümkündür.
Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, yüksek kültürde ve fazilette dünya birinciliğini tutmaktır.
Kültür zeminle orantılıdır. O zemin milletin seciyesidir.
Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir.

MEDENİYET
Medeniyet öyle bir ışıktır ki, ona kayıtsız olanları yakar, mahveder.
Medeni olmayan milletler, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdur.

MİLLET HALK MİLLİYETÇİLİK
Büyük ve tarihi olayları ancak büyük milletler yaşayabilir.
Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır.
Felaketler insanları, zeki milletleri daima azimli ve yeni hamlelere sev keder.
Bir millete hizmet eden onun efendisi olur.
Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Türk milleti kendisi için, kendi geleceği ve kurtuluşu için çalışan kimseleri ve kurullan zorluk karşısında bırakmayacak kadar yüksek vatanseverlik ve yüksek onur duygusuyla doludur.
Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin sınırı yoktur. İşte parola budur.
Bu millet, tarihini iftiharla doldurmuş bir millettir. Türk milletinin geleceği, bugünkü evlatlarının doğru görüşü, yorulmak bilmez çalışkanlığı ile büyük ve parlak olacaktır.
Milletimizin saf karakteri yetenekle doludur. Ancak bu doğuştan gelen yeteneği geliştirebilecek metodlarla donanmış vatandaşlar lazımdır.
Kurtulmak ve yaşamak için çalışan, çalışmak zorunda olan bir halkız. Bundan dolayı her birimizin hakkı vardır, yetkisi vardır. Fakat çalışmak sayesinde bir hakkı kazanırız. Yoksa arka üstü yatmak ve ömrünü çalışmadan geçirmek isteyen insanların bizim toplumumuzda yeri yoktur, hakkı yoktur.
Halkın sesi, Hak’ın sesidir.

öĞRETMEN
Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.
öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür,irfanı hür nesiller ister.
öğretmenler! Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve ordularınızın zaferi için yalnız ortam hazırlar. Gerçek zaferi siz kazanacaksınız ve sürdüreceksiniz ve kesinlikle başarılı olacaksınız.
öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır.

MÜZİK-TÜRK MÜZİĞİ- SANAT
Bir milletin yenileşmesinde ölçü, musikide değişikliği alabil mesi, kavrayabilmesidir.
Millî, ince duygulan, düşünceleri anlatan, yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları bir gün önce, genel son musiki kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak bu sayede, Türk milli musikisi yükselebilir, evrensel musikide yerini alabilir.

SANAT
Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
Yüksek bir insan topluluğu olan Türk Milleti’nin.tarihi bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.
Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz… Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatkar olamazsınız.
Sanatkar, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır.
Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz.
Bir milletin sanat yeteneği güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.

SPOR
Ben sporcunun çevik ve namuslusunu severim. Spor, ahlaktır.
Türk gençliği, sağlıklı yetişip spor yaparsa ulusumuzun geleceği güvence altındadır.
Sporda başarılı olmak için bütün milletçe sporun niteliği ve değeri anlaşılmış olmak ve ona kalpten sevgiyle bağlanmak ve onu vatanî görev saymak gerekir.
Ben Türk gençliğinin spor yaparak güçlü olmasını isterim.

TAKLİT
Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü bir millet, ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne de kendi milliyetçiliği içinde kalabilir.
TARÎH
Tarih, bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkar etmez.

TUTSAKLIK – ESARET
Milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

VATAN

Vatan imar istiyor, zenginlik ve refah istiyor, bilim ve ustalık, yüksek uygarlık, hür düşünce ve hür yaşayış istiyor.
Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya lâyıktır.
Bu memleket tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.

Trafik Dersi Yıllık Planı

2007 – 2008 Trafik Dersi 8. Sınıf Yıllık Planı (Vedat ELACIOĞLU)

Trafik Dersi Zümre Toplantı Tutanağı

2007 – 2008 Trafik dersi 1. ve 2. Dönem Zümre Toplantı Tutanağı

Çerçeve Öğretim Programları Ders ve Modül İçerikleri

Temel Mali Tablolar

TEMEL MALİ TABLOLAR

Mali Tabloların Amacı : Yatırımcılar Kredi verenler ve diğer ilgililer için , Gelecekteki nakit akışlarını değerlendirmede , varlıklar kaynaklar ve bunlardaki değişiklikler ve işletme faaliyet sonuçlarını vererek karar almada yararlı bilgiler sağlamak.  

1-      Bilânço: Bir işletmenin belli bir tarihte sahip olduğu varlıklar ile bu varlıkların sağladığı kaynakları gösteren mali tablodur.

 

2-      Gelir Tablosu ( Kar/Zarar Tablosu ): Brüt satışların, gelirlerin, satışların maliyetinin, giderlerinin, kar zarara ait hesaplarının ve belli dönemlerde ait işletme faaliyetini sonuçlarının sınıflandırılmış ve gerçeğe uygun olarak gösterildiği tablodur.

 

3-      Satışların Maliyeti Tablosu: Gelir tablosundaki satışların maliyeti kısmı işletmenin dönem içindeki stok hareketleriyle satılan mamul ilk madde ve malzeme ile ticari mal gibi maddelerin ve satılan hizmetlerin maliyetini göstermek üzere ayrı bir tablo halinde düzenlenir, bu tablo gelir tablosunun ekini oluşturur gelir tablosunu tamamlar 

 

4-      Fon Akım Tablosu: Bir bölüm belirli bir dönemde bir işletmenin faaliyetlerini finanse etmek için sağladığı kaynakları ve bu kaynakların kullanıldığı yerlerini özetleyen finansal durumdaki değişmeleri açıklayan fon akım tablosunun düzenlenmesinde ve sunulma esasını teşkil eder.

  

5-      Nakit Akım Tablosu: Bu tabloda hesap kalemleri değerlendirilirken, karşılıklar, reeskontlar vaz geçilen alacaklar,önceki dönem gelir kar gider ve zararları gibi nakit giriş veya çıkışını gerektirmeyen tutarların dikkate alınması gerekir.

  

6-      Kar Dağıtım Tablosu: işletmenin dönem karının dağıtım biçimini gösteren tablodur. Ödenecek vergilerin ayrılacak yedeklerin ve ortaklara dağıtılacak kar paylarının açıkça gösterilmesi ve şirketlerin hisse başına temettü tutarlarının hesaplandığını gösterir.

  

7-      Öz Kaynakların Değişim Tablosu: İlgili dönemde öz kaynak kalemlerinde meydana gelen artış veya azalışları bir bütün olarak gösteren tablodur.

 

AMORTİSMAN

Amortisman: Maddi duran varlıkların eskime, yıpranma ve demode olma sonucundaki değer azalışlarını ifade eder.  

İtfa Payı: Maddi olmayan duran varlıklar fiziksel bir nitelikte olmamakla beraber işletmeye bir takım yarar sağlayan varlıklardır. Bu varlıkların elde edilmesi için bir bedel ödenmiş ise bunlar maliyet değeri üzerinde aktifleştirilir. Maddi olmayan duran varlıklara ilişkin maliyetlerin gider haline getirilmesine itfa payı denir. 

Tükenme Payı: işletmelerin sahip oldukları madenler, petrol yatakları ve taş ocakları gibi doğal  kaynakların değerlerindeki düşüşü ve duran varlıkları ilişkin maliyetlerin gider haline getirilmesine tükenme payı denir.  

Muhasebede Kullanılan Belgeler

MUHASEBE KULLANILAN BELGELER

1-      1-      1-      1-      1-      Vergi usul kanunundan kaynaklanan belgeler

  • Fatura
  • Sevk irsaliyesi
  • İrsaliyeli fatura
  • Perakende satış vesikaları
  • Gider pusulası
  • Müstahsil makbuzu
  • Serbest meslek makbuzu
  • Ücret Bordrosu
  • Taşıma irsaliyesi
  • Yolcu listesi
  • Günlük müşteri listesi

2-      Türk ticaret kanunundan kaynaklanan belgelera-      Kambiyo senetleri

  • I-     Çek
  • II-  Bono ( Emre Muharrer Senet )
  • III-              Poliçe

3-      İşletme içi işlemleri kanıtlayıcı belgeler a-      a-      a-      a-      a-      Muhasebe  FişleriI-     I-     I-     I-     I-     Kasa Tahsil fişiII-  II-  II-  II-  II-  Kasa Tediye fişiIII-              III-              III-              III-              III-              Mahsup fişi1-      Vergi usul kanundan kaynaklanan belgelera-      Fatura : Satılan emtia veya yapılan iş karşılığında  müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.Faturada bulunması zorunlu olan bilgiler:

  • Faturanın düzenlenme tarihi, seri ve sıra numarası
  • Müşterinin adı varsa ticaret unvanı iş adresi vergi dairesi ve hesap numarası
  • Malın veya işin nev’i miktarı ve tutarı.
  • İrsaliye Tarih ve numarası. 

 Faturanın nizamı

  • Fatura birbirini takip eden sıra numaraları halindedir, Şube veya kısımları için ayrı fatura bastırılır.
  • Faturalar en az bir asıl bir suret olarak düzenlenir. Birden fazla örnek için kaçıncı örnek olduğu işaretlenir.
  • Fatura en geç sevk tarihinden itibaren 10 gün içinde tanzim edilir. Aksi halde hiç düzenlenmemiş sayılır.
  • Faturayı düzenleyen müşterinin kimliğinden sorumludur.
  • Faturanın üst kısmına basılan kaşe ve imza açık faturayı, alt kısmına vurulan kaşe ise kapalı faturayı ifade eder.

Sevk İrsaliyesi : Mal Haraketini kontrol etmek amacıyla getirilen malın sevki anında mal ile birlikte bulunan bir belgedir. Sevk irsaliyesi fiyat ve bedel hariç olmak üzere faturada yazılı olan bilgileri taşır. Üç nüsha halinde tanzim edilip İki nüshası mal ile birlikte bulunur bir nüshası işletmede kalır.  İrsaliyeli Fatura : Malı satan mükellefler bu belgeyi en az üç örnek olarak düzenleceyeceklerdir. En az üç nüsha düzenlenmeyen belge hiç düzenlenmemiş sayılır.  

Perakende Satış Fişi :  76.000.000.- TL.lik haddi aşmayan satışlarda düzenlenen belgedir. Ayrıca bu belge yerine ödeme kaydedici cihaz fişide verilebilir.  

Gider Pusulası : Fatura düzenlemek, vermek ve istemek zorunda olanların bu yükümlülükleri bulunmayanlarla yaptıkları iş ilişkilerini belgelendirmeleri amacıyla kullanılan bir belgedir. Vergiden Muaf esnafa yaptıkları işler veya onlardan satın aldıkları mallar için gider pusulası düzenleyerek bu malı satana veya işi yapana imza ettirirler. Bu belge malı satan veya işi yapan tarafından verilmiş fatura yerine geçer. En az iki nüsha düzenlenir. Hizmetler için %10 Gelir Vergisi %10 fon payı kesilir, Mallar için %5 Gelir Vergisi %10 Fon Payı kesilir.  

Müstahsil Makbuzu :  Küçük çiftçi ve vergiden muaf olan çiftçilerden satın alınan zirai ürünler için düzenlenen ve fatura yerine geçen belgedir. En az İki nüsha düzenlerin.  

Serbest Meslek Makbuzu : Serbest Meslek Erbabının mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilat için düzenlediği bir bilgedir.  

Ücret Bordrosu : İşverenin işçilerine her ay Yasal kesintilerini ve ödedikleri ücretleri gösterir bordrodur.  

Taşıma İrsaliyesi : Ücret Karşılığında  taşıma yapanların düzenlediği belgedir. Malın cinsi, miktarı, alınan nakliye ücret  tutarına ilişkin sütunlar ile malı gönderen ile alıcının  kimlik bilgileri ve malın nereye ve kime gönderildiği, sürücünün adı soyadı ve kimlik bilgileri yer alır.  

Yolcu listeleri : Şehirler arası yolcu taşımalarında yolcu bileti kesmeye mecbur olan mükelleflerin düzenlediği bir belgedir. Taşıtın Plaka numarası, sefer tarihi ve hareket saati ile bilet numaraları işaretlenmek suretiyle yolcu sayısı ve toplam hasılat tutarları yer alır.  

Günlük Müşteri Listesi : Otel, Motel ve Pansiyon gibi konaklama yerlerinin odalar, bölmeler ve yatak planlarına uygun olarak düzenledikleri belgelerdir.  

Belge düzenine uyulmamasının Cezaları : Verilmesi ve alınması icap eden Fatura, Gider Pusulası ve Müstahsil Makbuzu ile Serbest Meslek Makbuzunu vermeyen ve almayanlardan her birine her fatura, Gider Pusulası, Müstahsil Makbuzu ve Serbest Makbuzu için 30.000.000.- TL den az olmamak üzere bu vesikalara yazılması gereken tutarın %10 nisbetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. Bir takvim yılı içinde bir belge nevine ilişkin olarak tesbit olunan özel usulsüzlük cezasının toplamı 15.000.000.000.- TL yi  geçemez. Perakende satış vesikaları ile Sevk İrsaliyesi, Taşıma İrsaliyesi, Yolcu listesi ve müşteri listesi kullanmak mecburiyetinde olanların bu belgeleri kullanmadıklarının, İrsaliye ve Yolcu listesini ayrıca taşıtta bulundurmadıklarının tesbiti halinde kullanmadıkları, bulundurmadıkları aslı ile örneklerinde farklı tutarlara yer verdikleri veya gerçek bedelin altında düzenledikleri her bir belge için 30.000.000.- TL lık özel usulsüzlük cezası kesilir. Ancak, bir takvim yılı her bir nevine ilişkin olarak kesilecek usulsüzlük cezasının toplamı 15.000.000.000.- TL nı geçemez. 

Muhasebe Nedir?

1- MUHASEBE : Mali nitelikteki ve olayları para ile ifade edilmiş şekilde kaydeden sınıflandıran özetleyerek rapor eden ve sonuçları yorumlayan bilim.

2- MUHASEBENİN FONKSİYONLARI (İŞLEVLERİ):

  • Borç ve Alacak ilişkilerini düzenler.
  • İşletme yönetimine yardımcı olur.
  • İşletme lehine delil olur.
  • İşletmenin istatisliğini çıkarmasına yardımcı olur.

3- MUHASEBENİN TEMEL KAVRAMLARI :

  • Sosyal sorumluluk kavramı
  • Kişilik kavramı
  • İşletmenin sürekliliği kavramı
  • Dönemsellik Kavramı
  • Para ile ölçme kavramı
  • Maliyet esası kavramı
  • Tarafsızlık ve belgelendirme kavramı
  • Tutarlılık kavramı
  • Tam Açıklama kavramı
  • İhtiyatlılık kavramı
  • Önemlilik Kavramı
  • Özün önceliği kavramı

 3-a Sosyal Sorumluluk Kavramı :  Bu kavram muhasebenin işlevinin yerine getirme hususundaki sorumluluğunu belirtmekte ve muhasebenin kapsamını anlamını yerini ve amacını göstermektedir. Sosyal sorumluluk kavramı muhasebenin organizasyonunda muhasebe uygulamalarının yürütülmesinde ve mali tabloların düzenlenmesi ve sunulmasında belli kişi veya grupların değil tüm toplumun çıkarların gözetilmesi ve dolayısıyla bilgi üretimde gerçeğe uygun tarafsız ve dürüst davranılmasını ifade eder.

3-b Kişilik Kavramı : Bu kavram işletmenin sahip veya sahiplerinden yöneticilerinden personelinden ve diğer ilğililirden ayrı bir kişiliğe sahip olduğu ve o işletmenin muhasebe işlemlerinin yürütülmesi gerektiğini öngörürür .

3-c İşletmenin Sürekliliği kavramı : Bu kavram işletmenin Faaliyetlerini bir süreye bağlı olmaksızın süreceğini ifade eder. Bu nedenle işletme sahiplerinin veya hissedarlarının yaşam süreleriyle bağlı değildir.. Maliyet esesının temelini oluşturur. Bu kavram işletmeler açısından geçerliliğinin bulunmadığı veya ortadan kaltığı durumlarda ise bu husus mali tabloların dipnotlarında açıklanır.

3-d Dönemsellik Kavramı : İşletmenin sürekliği kavramı uyarınca sınırsız kabul edilen ömrünün belli dönemlere bölünmesi ve her dönemin faaliyet sonuçları diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasıdır. Gelir ve Giderlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesi hasılat ve gelir ve karların  aynı döneme ait maliyet  gider ve zararla karşılaştırılması bu kavramın gereğidir. Bu kavramın işletmeler açısından geçerliliğinin bulunmadığı veya ortadan kalktığı durumlarda ise bu husus mali tabloların dipnotlarında açıklanır.

3-e Parayla ölçme kavramı :  Parayla ölçülebilen iktisadi olay ve işlemlerin muhasebeye ortak bir ölçü olarak para birimiyle yansıtılmasını ifade eder. Muhasebe işlemleri ulusal para birimlerine göre yapılır.

3-f Maliyet esası kavramı: Para mevcudu alacaklar ve maliyetinin belirlenmesi mümkün veya uygun olmayan diğer kavramlar hariç işletme tarafından edinilen varlık ve hizmetlerin muhasebeleştirilmesinde bunların elde edilme maliyetlerinin esas alınması gereğini ifade eder.

3-g Tarafsızlık ve belgelendirme kavramı : Muhasebe kayıtlarının gerçek durumunu yansıtan ve usule uygun olarak düzenlenmiş objektif belgelere dayandırılması ve muhasebe kayıtlarına esas alınacak yöntemlerin seçilmesinde tarafsız ve ön yargısız davranılması gereğini ifade eder.

3-h Tutarlılık kavramı : Muhasebe uygulamaları için seçilen muhasebe politikalarının birbirini izleyen dönemlerde değiştirilmeden uygulanması gereğini ifade eder. İşletmelerin mali durumunun faaliyet sonuçlarının  ve bunlara ilişkin yorumların karşılaştırılabilir olması  bu kavramın amacını oluşturur. Tutarlılık kavramı benzer olay ve işletmelerde kayıt düzenleri ile değerleme ölçülerinin değişmezliğini ve mali tablolarda biçim ve içerik yönünden tekdüzeni öngörür. Geçerli nedenlerin bulunmadığı durumlarda işletmeler uyguladıkları muhasebe politikalarını değiştirebilirler. Ancak bu değişikliklerin ve bunların parasal etkilerinin mali tabloların dipnotlarda açıklanması zorunludur.

3-i Tam açıklama kavramı : Mali tabloların bu tablolardan yararlanacak kişi ve kuruluşların doğru karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde yeterli açık ve anlaşılır olmasını ifade eder. Mali tablolarda finansal bilgilerin tam olarak açıklanması yanında mali tablo kalemleri kapsamında yer almayan ancak alınacak kararları etkileyebilecek gerçekleşmesi muhtemel olaylara da yer verilmesi bu kavramın gereğidir.

3-j İhtiyatlılık kavramı : Muhasebe olaylarında temkinli davranılması ve işletmenin karşılaşabileceği risklerin göz önüne alınması gereğini ifade eder. Bu kavramın sonucu olarak işletmeler muhtemel gideri ve zararı için ayırırlar muhtemel gelir ve karları için ise gerçekleşme dönemlerine kadar herhangi bir muhasebe işlemi yapmazlar Ancak bu kavram gizli yedekler veya gereğinden fazla karşılımlar ayrılmasına gerekçe olmaz.

3-k Önemlilik kavramı : Bir hesap kalemi veya mali bir olayın nispî ağırlık ve değerinin mali tablolara dayanılarak değerlemeleri veya alınacak kararları etkileyebilecek düzeyde olmasını ifade eder. Önemli  hesap kalemleri finansal olaylar ve diğer hususların mali tablolarda yer alması zorunludur.

3-l Özün önceliği kavramı : İşlemlerin muhasebeye yansıtılmasında ve onlara ilişkin değerlendirmelerin yapılmasında biçimlerinden çok özlerinin esas alınması gereğini ifade eder. Genel olarak işlemlerin biçimleri ile özleri paralel olmakla birlikte bazı durumlarda farklılıklar ortaya çıkabilir. Bu taktirde özgün bicime önceliği esastır 

Din Kültürü Dersi Zümre Tutanakları

Din Kültürü Dersi Zümre Tutanakları

eğitim